Barış akademisyenleri İzmir Adliyesi’nde: ‘Cübbellerimizi postallar altında çiğnemeye çalıştılar’

‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisine imza attıkları için görevlerinden ihraç edilen akademisyenler, bugün gerçekleşecek dava öncesinde İzmir Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında ‘Ölüme karşı, barışı savunan bir metne imza attık’ denilirken mahkeme davaya ilişkin ‘yetkisizlik’ kararı verdi.

POLİTİKA 19.03.2019, 12:34 19.03.2019, 13:55 Tugay Can
Barış akademisyenleri İzmir Adliyesi’nde: ‘Cübbellerimizi postallar altında çiğnemeye çalıştılar’

TUGAY CAN / İZ GAZETE - ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisine imza attıkları gerekçesiyle AKP iktidarı tarafından Kanun Hükmünde Kararname ile üniversite içerisindeki görevlerinden ihraç edilen Barış Akademisyenleri'nin davaları bugün Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde başladı. İzmir’de de gerçekleşen dava öncesinde Barış akademisyenleri bir basın açıklaması düzenledi.

10 Ocak 2016’da 2212 akademisyen tarafından imzalanan ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı bir bildiri sebebiyle Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde görev yapan akademisyenler görevlerinden ihraç edilmişlerdi.

İzmir’de 7 Ocak 2017’de Ege Üniversitesi’nde bulunan imzacı akademisyenler ihraç edilmiş, ardından Dokuz Eylül Üniversitesi’nde bulunan imzacı akademisyenler açığa alınmış, akademisyenler 8 Temmuz 2018 tarihinde ise ihraç edilmişti.

HDP’Lİ VEKİLLER VE BARO BAŞKANI YÜCEL DE ORADAYDI

Barış akademisyenlerinin dava öncesinde gerçekleştirdiği basın açıklamasına Halkların Demokratik Partisi İzmir milletvekilleri Murat Çepni ve Serpil Kemalbay ve İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel de katıldı.

‘ÖLÜME KARŞI YAŞAMI SAVUNAN BİR METNİN ALTINA İMZA ATTIK’

Basın açıklamasını okuyan barış akademisyeni Melek Göregenli, 10 Ocak 2016’da altına imza attıkları ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisinin altına bugün de olsa imza atacaklarını söyledi.

Göregenli “Biz birbirinden hiç haberdar olmayan 2212 akademisyen, Türkiye’nin farklı şehirlerinde ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı, şiddete karşı uzlaşmayı, savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunan bir metnin altına imza attık. Ardından soruşturmalar başladı.” şeklinde konuştu.

Barış akademisyenlerine ilişkin iddianamenin AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının ardından hazırlandığını söyleyen Göregenli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu dönem içerisinde gayrı meşrulaştırma, rencide etme sürecim başladı. 2017 yılında ilk iddianame hazırlandı. 5 Aralık 2017 yılında da ilk duruşmalar başladı. Daha sonra yüzlerce imzacı arkadaşımız bu iddianame üzerinden yargılandı. 15 Temmuz’un ardından ise Türkiye’nin her yerinde toplu bir şekilde ihraçlar başladı.”

‘TÜRKİYE’NİN BİRÇOK NOKTASINDA MAĞDURİYETLER YAŞANDI’

İhraç akademisyenlerinin birçok noktada mağduriyetler yaşadığına dikkat çeken Göregenli, “İhraç edilenler ile ilgili süreç sadece işlerinin ellerinden alınmasıyla sonuçlanmadı. Yurtdışına çıkış yasağı konuldu. Uzunca bir süre sağlık haklarından yararlanamadık. Birçok mağduriyet yaşandı. Kuşkusuz bu süreç içerisinde bu mağduriyetleri yaşayanlar bizler değildik. Türkiye’nin birçok yerinde birçok farklı grup bu tip mağduriyetleri yaşadı.” ifadelerini kullandı.

‘İDDİANAME’Yİ HAZIRLAYAN SAVCI DÜN AÇIĞA ALINDI’

Barışı savunduklarını ancak söyledikleri şeyler sebebiyle değil söylemediklerinden dolayı yargılandıklarına kaydeden Göregenli, “ Bu iddianameyi hazırlayan savcı dün açığa alındı. Ege Üniversite’sinde bizim ihraç kararımızı veren rektör şu anda kaçak durumda. Dokuz Eylül Üniversitesi rektörü de ihraç edildi.

Göregenli “Sözümün arkasındayız. Barış isteğimizin arkasındayız” ifadeleriyle sözlerini bitirerek bütün topluma bu çağrının arkasında birleşme çağrısı yaptı.

‘CÜBBELERİMİZİ POSTALLAR ALTINDA ÇÜĞNEMEYE ÇALIŞTILAR’

KESK Eş Başkanı Aysun Gezen ise yaptığı konuşmada “Burada aynı zamanda meslektaşlarım yargılanıyor. Burada akademi yargılanıyor. Cehaletin ferasetine güvendiklerini söylediler. Eşitsizlik fıtrattandır dediler. Bu anlayış üniversiteleri tabi ki hedef alacak. Bu anlayış toplumsal sorunları çözümünü noktasında kafa yoran akademiyi tabi ki hedef alacak. Biz buna karşı her yerde mücadele etmeye devam edeceğiz. Cübbelerimizi postallar altında çiğnemeye çalıştılar. O cübbeler her türlü iktidardan bağımsızlığın sembolüdür.” ifadelerini kullandı.

‘İNANIYORUZ Kİ İKTİDAR BU DERSLERDEN BİR ŞEYLER ÖĞRENİR’

Barış talebini de sonuna kadar savunacaklarını aktaran Gezen, “Biz artık bu ülkede ölüm istemiyoruz. Çatışma istemiyoruz. Toplumsal barışın sağlandığı, barış içinde bir arada yaşadığımız, laik demokratik bir ülke istiyoruz. Arkadaşlarımız yargılandıkları kürsüleri akademi kürsülerine çevirdiler. Ders vermeye devam edecekler. İnanıyoruz ki iktidar da bu derslerden bir şey öğrenir.” dedi.

‘MÜCADELEYİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Davaların tarihe geçecek davalar olduğunun altını çizen Eğitim-Sen MYK üyesi Özgür Bozdoğan ise şu ifadeleri kullandı:

“Biz bu davaların neden açıldığını biliyoruz. Neden akademinin neden hedef alındığını da biliyoruz. Çünkü bir ülkede akademi susarsa herkes susar. Bir ülkede akademi soru sormazsa, itiraz etmezse, kimse sesini çıkarmaz. O yüzden Türkiye’de pek çok akademisyen hedef alındı. Ancak bilinmelidir ki ne o akademisyenler ne de onların talepleri yalnızdır. Hep beraber 5 Aralık'tan bu yana bu mücadeleyi sürdürdük. Sürdürmeye de devam edeceğiz.”

Öte yandan edinilen bilgiye göre bugün görülen Barış Akademisyenlerinin davasında mahkeme yetkisizlik kararı verdi

Yorumlar (0)
banner96
22°
açık
Günün Anketi Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
Günün Karikatürü Tümü