04.12.2021, 08:06

Mekteb-İ Mülkiye 162 yaşında 

Yine pırıl pırıl bir Karşıyaka sabahı. Altı emekli Mülkiye mezunu sınıf arkadaşı sahilde güzel bir kahvaltı yaptık. Bir kişinin işleri vardı, kahvaltıdan sonra ayrıldı. Kalanlar, Bostanlı Pazarının yolunu tuttuk. Orada önce organik ürünler pazarına girdik. Biraz geç kalmışız. Ama yine de bir şeyler aldık. Sonra hemen yan taraftaki Hatay Günleri Yerel Pazarına girdik. "Şu da güzelmiş, şunu alsak mı" diye konuşarak dolaştık. Bir ara "Dünyada böyle bir şey olamaz" diye düşündüm. "38 yıl önce mezun olduğun okuldan arkadaşlarınla birlikte kahvaltı yapmak ve sonra pazara gitmek için sözleşmek ve bunu gerçekleştirmek"

Aslında, başlangıçta, Mülkiyelilik burun kıvırdığım bir olguydu. Okul yıllarımda “Mülkiyelilik” vurgusu yapanların bunu abarttığını, okul ve mezunları ile mezunlar arasında hayali bir bağlılık varmış gibi konuşulduğunu düşünür ve bu konuşmalara pek müdahil olmazdım. Bu ta ki rahmetli anne ve babamın 1991 sonbaharında bana Adana’ya gezmeye gideceklerini söylemelerine kadar sürdü. Onlara nerede kalacaklarını sorduğumda “Süha’da kalacağız” dediler. Ben de gayri ihtiyari “Hangi Süha?” diye sordum. “Senin Mülkiye’den sınıf arkadaşın Süha” Anne ve babam Süha ile ailecek görüşüyorlardı. Süha’nın eşiyle de çok iyi anlaşıyorlardı. Süha’da eşi ve çocuğu ile annemi ve babamı ziyaret ediyordu. Sonuç olarak Süha ile kardeş gibi olmuştuk. O zaman bu camiadan pek çok kişiyle kardeşlik düzeyinde bir bağım olduğunu anladım.

Ama Mülkiye ya da Mülkiyelilik sadece derin dostluk ve kardeşlik duygularının yaşandığı bir geleneğe işaret etmiyor. Berlin’de çalıştığım yıllarda Alman ev sahibim ve komşum bir sonbahar günü bana uğradıklarında onları yazın göremediğimi söyleyip, nerelerde olduklarını sordum. Altı haftalık tatil izinlerini kullandıklarını söylediler. Ev sahibim Namibya’ya tatile gittiğini söyledi. “Hiç duymuş muydun bu ülkeyi diye sordu?” Ben de “Evet Batı Afrika’da bir ülke. Afrika kurtuluş mücadelelerinde öncü bir ülkedir” dedim. Komşum ise “Ben de Kosta Rica’ya tatile gittim” dedi. O sormadan ben “Biliyorum. Güney Amerika’da. Nikaragua ile sınır anlaşmazlıkları nedeniyle tanıdığım bir ülke” dedim. Ev sahibime bu açıklamalar ilginç gelmiş olacak ki “Siz farklı bir eğitim almışsınız” dedi. Ben de “Evet” dedim. “Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunuyum.”

Mülkiye ortamı bizi böyle yaptı. Okulun içinde hangi duvara baksanız sizi bilgilendiren bir afişle karşılaşırsınız. Koridorda yalnız başınıza beklediğinizde iki kişinin hararetli bir şekilde birbirlerine Solow’un büyüme modelini tarif etmeye çalıştığını duyarsınız. Önünüzden geçen ve sizi selamlayan arkadaşınızdan elindeki, geçen ay Somali’de çıkan bir gazeteyi uluslararası ilişkiler bölümü öğrencilerinin Etiyopya-Somali çatışmalarını tartıştığı sınıfa götürdüğünü öğrenebilirsiniz. Sonuç olarak, Mülkiye mutfağının çeşitlerinden istediğinizi seçebilirsiniz. Namibya mı ilginç geliyor size? Adam Smith mi? Marx mı? Friedman mı? Vergi Hukuku mu? I. Dünya Savaşı mı? Bu, artık size kalmış.

Bilgi akışı sadece okul içinde kalmaz. Okul, Türkiye’nin kalbine birkaç kilometre uzaktadır. Bakanlıklar, Türkiye’nin en önemli kurum ve kuruluşları, kültür ve sanat merkezleri, paneller, çalıştaylar, toplantılar, olaylar okula neredeyse yürüme mesafesindedir. Ankara, Mülkiye’nin uygulamaya yönelik ikinci bir kampüsü gibidir.  Türkiye Ekonomisi dersi hocamız rahmetli Çelik Aruoba’nın sınıfa “Devlet Planlama Teşkilatından beni feryatlar ederek aradılar. Verdiğim ödevle ilgili olarak yaptığınız ziyaretler yüzünden işleri durma noktasına gelmiş. Artık oraya gitmek yok” dediğini çok iyi hatırlıyorum.

4 Aralık 1859 yılında Mülkiye’yi açanların amacı modernleşme hamleleri içinde bulunan bir devlete insan kaynağı sağlamaktı. Bunda başarılı da olundu. Okul 1980’lere kadar kamu yönetimi için insan kaynağı yetiştirmekte neredeyse rakipsizdi. Yine 1980’lerde öğrencilerine sunduğu iktisat, maliye, işletme kamu yönetimi ve uluslararası ilişkiler eğitimi Avrupa’daki pek çok benzeri nitelikte okulla rekabet edebilecek nitelikteydi.

Bizim okuduğumuz dönemde (1979-1983) dersler büyük ölçüde toplumun fakir ve dezavantajlı kesimlerinin korunmasına dönük hassasiyetin altını çizecek şekilde sunuluyordu. Bununla birlikte özellikle iktisat ve maliye eğitiminin omurgasını yine iktisadın ana akımlarını oluşturan neoklasik iktisat ve Keynesyen iktisat oluşturuyordu. Hepsinden de önemlisi okulun programlarının demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını her zaman önde tutmasıdır. Bunlar bugün toplumumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şeyler.

Zamanla Mülkiye’nin tek olmasının avantajı ortadan kalktı. Başka üniversiteler ve bunların iktisadi ve idari bilimler fakülteleri açıldı. Bunlar zaman içinde çok değerli hocaları ve öğrencileri ile Mülkiye ile ciddi rekabet içinde oldular. Aslında bu, Türkiye için olumlu bir gelişmeydi. Farklı bakış açılarını ve yaklaşımları ortaya çıkararak, entelektüel zenginliği artırdığı için Mülkiyelileri de sevindirmiştir. Diğer yandan pek çok Mülkiyeli akademisyen bu üniversitelerin gelişimine ve yükselmesine katkı vermiştir.

Evet, iki asra doğru ilerleyen bir geçmişi, akademik programının modern olması, seçkin bir akademik ve öğrenci kadrosunu bünyesinde tutması ve de okuldaki arkadaşlık ve dayanışmanın mezuniyet sonrası da dünyada az görülür bir yoğunlukta sürmesi Mülkiyeyi ön plana çıkaran özellikler. Mülkiyenin bir başka önemli özelliği de öğrencilerinin mezun olsalar da okulu bitirememeleri. Hala, bütün mezunları hocalarının ne dedikleri ne görüş bildirdikleri ile yakından ilgilidirler. İlber Ortaylı neye kızmış? Bilsay Kuruç ne önermiş? Korkut Boratav nasıl bir açıklama yapmış? Yahya Sezai Tezel neye itiraz etmiş? Yalçın Karatepe son gelişmeleri nasıl yorumlamış? Özer Ozankaya ne düşünüyor? Taner Timur bu konuya nasıl bir perspektif getirmiş? Rona Aybay’ın kitabı güzel mi? Şevket Pamuk bu yaklaşımı onaylar mı? Adını burada sayamadığım pek çok değerli hoca medyadan, sosyal medyadan, konferanslardan, yazdıkları kitaplardan takip edilir. Hocalara sosyal medyadan sorular sorulur, cevaplar okunur, tartışılır.

Mezunlar kendi aralarında sürekli olarak iletişim halindedir. Farklı sosyal medya araçları ile de yüzlerce gurup oluşturarak mevzuat, önemli haberler, gelişmeler, tartışmalar, müzik, resim, şiir, ekonomi, tarih, maliye hakkında bilgi paylaşımlarını sürdürürler. Bu bilgi alışverişi ve dayanışma Türkiye için de büyük bir kazanım ve sosyal sermaye oluşturmakta.

Mülkiye’nin kuruluşunun 162. yılında naçize düşüncelerimi İzGazete’ye yazabilmekten büyük mutluluk duyuyorum. Küçük de olsa bir tedirginliğim de var tabii. Mülkiyeli arkadaşlarımın bazılarının “Üstat şunu da yazsaydın daha iyi olmaz mıydı?”, “Şundan mutlaka bahsetmen gerekirdi”, “Bu yazı hiç olmamış”, “Mülkiye’yi iyi anlatamamışsın”, “Bak, bir daha ki sefere şunu ekle” eleştirilerini şimdiden duyar gibiyim. Ama yapacak bir şey yok. Bu camianın bir üyesiyseniz bunlara alışmalı ve eleştirileri dikkate almalısınız. Zaten ben de aynısını Mülkiyeli arkadaşlarımın yazılarına yapıyorum.  

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner238
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Bodrumspor 14 22
8. Bandırmaspor 14 21
9. Manisa FK 13 20
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?