Pandemi bahane: Haber alma özgürlüğü tehdit altında!

Gazetemiz muhabiri Tugay Can, virüs salgını tüm dünyayı etkisi altına alırken gazetecilik mesleğinin nasıl etkilendiğini EntDergi'ye anlattı. Geçtiğimiz ay yaptığı haber neticesinde ifade vermeye çağrılan Can, bu olayın ayrıntılarını da aktardı.

MEDYA 16.06.2020, 15:39 16.06.2020, 15:45
Pandemi bahane: Haber alma özgürlüğü tehdit altında!

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi çoğu iş kolunu olumsuz etkilerken zaten tehdit altında olan gazetecilik mesleği ve ifade özgürlüğüne yönelik baskı da pandemi bahanesiyle gün geçtikçe artıyor.

Binlerce ölüme sebep olan Covid-19 pandemisi tüm dünyada sosyal ve ekonomik düzeni sarsmaya devam ediyor. Sokağa çıkma yasakları ve çeşitli iş kollarında iş azaltma ve kapatma gibi önlemlerin alındığı pandemi sürecinde gazetecilik mesleği de zorlu koşullar altında sürdürülüyor.

Gerek ABD’deki protestolar, gerekse de Covid-19 pandemisi boyunca sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamalar çerçevesinde güvenlik güçlerinin aldığı sert önlemler sokakta haber toplamaya çalışan gazetecileri de olumsuz yönde etkiledi. Özellikle ABD’de George Floyd’un beyaz bir polis tarafından sokak ortasında öldürülmesi sonrası başlayan çatışmalarda sadece protestocular değil gazetecilerin de polisin hedefi olduğunun açıkça görülmesi basın özgürlüğü tartışmalarına yol açtı. Bir CNN muhabirinin canlı yayında gözaltına alınması, Reuters’ın iki çalışanının plastik mermilerle yaralanması sonrası önde gelen medya kuruluşları, hükûmetlere basın ve ifade özgürlüğünü yok etmeye çalıştıklarını belirterek tepki gösterdi.

Peki basın ve ifade özgürlüğü gerçekten tehdit altında mı?

Avrupa Konseyi’nin 2020 yılı Basın Özgürlüğü Raporuna göre, sadece 2019 yılında Konsey üyesi 32 ülkede gazetecilere yönelik 142 saldırı kaydedilmişti. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü de 2020 yılı basın özgürlüğü listesine aldığı Avrupa ülkelerinde medya mensuplarına yönelik tehlikenin arttığına dikkat çekmişti. Örgüt’ün Berlin temsilcisi Christian Mihr, ABD’de son 1 haftada toplam 68 gazetecinin taciz ve şiddete maruz kaldığını belirtmişti. US Press Freedom Tracker platformu da ABD’de bu yılın başından beridir 94 medya mensubunun saldırıya hedef olduğunu ifade etmişti.

Pandemi Bahanesi

Peki Batı’da pandemi ve sokak protestoları sırasında topluma yönelik kontrolsüz şiddet hâli gazetecileri de böyle etkilerken Türkiye’de durum nasıl?

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın 10 Mart’ta 5 ilde ortak yaptığı basın açıklamasında 15 günde 28 gazetecinin gözaltına alındığı ve 8’inin tutuklandığı belirtilerek son tutuklamalarla birlikte hapishanelerdeki gazeteci sayısının 91’e yükseldiği ifade edilmişti. Çeşitli kanallara para cezası kesme, program ve haberlere sansür getirme ve dava açma gibi yöntemler başta olmak üzere, pandeminin basın çalışanları ve salgın sürecinin idari yönetimine eleştirileri engellemek için bir bahane olarak kullanıldığı da çok kez vurgulanmıştı.

Polisin çeşitli illerde sokağa çıkma yasağını bahane ederek sadece evlerinin önünde duran yurttaşlara bile kontrolsüz şiddet uygulaması tepki toplarken gazeteciler de bu zorlu süreçte mesleklerini icra etmeye çabalıyor. Onlardan biri de İzmir’in yerel gazetesi İz Gazete’nin muhabiri Tugay Can.

Genç bir gazeteci olan Tugay Can, gazeteciliğe yönelik ‘pandemi baskısı’nın yaşayan kanıtı; geçtiğimiz ay yaptığı Covid-19 haberi sebebiyle ifadeye çağrılmış, “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit oluşturmak” suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Can’ın Karşıyaka ve Karabağlar’daki Aile Sağlığı Merkezlerinin karantinaya alındığını ortaya çıkardığı ve soruşturmaya konu olan haberine ise kurumsal bir yalanlama getirilmemişti.

“Resmi Kurumlardan Bilgi Akışı Yoktu”

Can, bu zorlu süreçte gazeteciliğe yönelik baskıyı “İfade özgürlüğü tehdit altındaydı evet. Ancak haber alma özgürlüğü daha büyük bir tehdit altındaydı. Hatta çoğu zaman haber alma özgürlüğü yok sayıldı.” şeklinde eleştiriyor.

Pandemi sürecinin doğru bilgiye erişimi zorlaştırdığını belirten Can, “Salgın birçok meslek grubunu olumsuz etkiledi. Ancak haberciler açısından çok daha farklı bir dönemdi. Dünyayı ilgilendiren bu tip durumda haber alma ihtiyacı da, hele ki Türkiye gibi kamu kurumlarının bilgi paylaşımı noktasında sancı yaşayan bir ülkede, arttı. Bu süreçte yaşadığım en büyük zorluk özellikle salgının ilk günlerinde doğru bilgiye ulaşmak üzerine oldu. Bu dönemde resmi kurumlardan bilgi akışı da sağlanamadı” ifadelerini kullanıyor.

Haber üretim süreçlerinin de diğer meslek grupları gibi online yöntemlerle ilerlediği pandemi yasakları gazetecilik için de geçerli. Zira çoğu medya kuruluşu evden yapılan canlı yayınlarla halkın haber alma hakkına erişimi sağlayabildi. Can da İz Gazete’de böyle çalıştıklarını aktarıyor, sokağa çıkıp haber toplamanın zorluğunu ise “boş sokakların ürkütücülüğü” şeklinde değerlendiriyor.

Güvenlik güçlerinin sokağa çıkma yasağını bahane ederek halka yönelik sert tutumlar almasının gazetecileri daha yoğun etkilediğini ifade eden Can, “Özellikle gerçekleşen yeni infaz düzenlemesinde fikirleri yüzünden cezaevinde bulunanlar ‘terörist’ kapsamında değerlendirildi ve salgını cezaevi koşullarında yaşamaya zorlandı. Yine pek çok gazeteci bu süreçte salgın ile ilgili haber yaptıkları gerekçesiyle ifade verdi, gözaltına alındı ya da tutuklandı.” ifadelerini kullanıyor.

“Giderek Otoriterleşen Ülkeler…”

Can, gazetecilik mesleğinin akredite sistemi ve basın kartı onayı ile denetim altında tutulmaya çalışılmasını ise şu ifadelerle eleştiriyor:

Normal koşullar altında bir otoritenin kimlik dağıtması onaylanır olabilir. Olması gereken de budur. Denetleme mekanizması doğru işletildiği takdirde mesleğin saygınlığını da korur. Ancak ne yazık ki Türkiye gibi giderek otoriterleşen, demokrasinin temellerinin kayıplara uğradığı ülkelerde olaylar bu şekilde cereyan etmiyor. Adı geçen kurumlar ‘iktidarın arka bahçesine’, ‘muhalif avlama noktalarına’ dönüşüyor. İşin en üzücü tarafı ise bu durumun sadece medya sektörü için değil günlük hayatımızın tamamına tesir ediyor olmasında yatıyor.

Can, pandemi sürecinin hafızalara kazınarak ezber bozduğunu ifade ederek şöyle konuşuyor:

’Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.’ önermesine katılıyorum. Medyada dijitalleşmenin kıymetinin daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.  Çünkü bu süreçte yaşananlar gösterdi ki; uluslararası bir medya kuruluşu ile yerel bir medya kuruluşu ‘evden yayın yapma’ noktasında eşitlendi. Bu olabiliyorsa başka şeyler de olabilir. Öte yandan ekonomi açısından hem Türkiye’yi hem de dünyayı nasıl günler bekliyor bilmiyoruz ancak tahmin edebiliyoruz. Sosyolojik gelişmeler ise yukarıda saydığım iki başlıktan da doğrudan ve dolaylı etkileniyor. Kişisel bir temenni olarak şunu ekleyerek bitirmek isterim -ki bunun kitleler ile yapıldığında anlamlı olduğunu düşünenlerdenim- ‘Bir mevsimi geride bıraktığımız ve önümüzün de net olmadığı bu günler bize ihtiyacımızdan fazlasını tüketmemeyi öğretebilmiştir.’

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner240
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner237
banner241
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 16 28
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Ö.K Yeni Malatya 16 12
17. Altınordu 15 12
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?