Kadın gazeteciler: ‘Türkiye’nin karanlık bir dönemindeyiz’

Bornova Kültür Merkezi’nde, Türkiye’nin önemli kadın gazetecileri ile birlikte ‘Türkiye’de Çalışan Kadın Gazeteci Olmak’ isimli panel düzenlendi.

Kadın gazeteciler: ‘Türkiye’nin karanlık bir dönemindeyiz’

Bornova Kültür Merkezi’nde, Türkiye’nin önemli kadın gazetecileri ile birlikte ‘Türkiye’de Çalışan Kadın Gazeteci Olmak’ isimli panel düzenlendi.

11 Ocak 2019 Cuma 08:28
Kadın gazeteciler: ‘Türkiye’nin karanlık bir dönemindeyiz’

AYŞE SOYKIRAY / İZ GAZETE - 10 0cak Çalışan Gazeteciler Günü olması nedeniyle, Türkiye’nin önemli gazeteci ve sunucu isimleri bir araya geldi. ‘Türkiye’de Çalışan Kadın Gazeteci Olmak’ üzerine gerçekleştirilen panele; Şirin Payzın, Mevşin Mengü, Dilşad Budak Sarıoğlu ve Mehlika Gökmen katıldı. Bornova Belediyesi Başkanı Olgun Atila’nın konuşması ile başlayan panelde, Nevşin Mengü çarpıcı açıklamalarda bulundu. Mengü, Türkiye’nin ataerkil ortamında, kadın gazetecilerin mesleklerini yapmakta zorluklar yaşadığını söyledi. Kadınlara yönelik toplumda var olan cinsiyetçi söylemlere ve durumlara değinen Mengü, “Türkiye’de bu ataerkil durum içerisinde kadınlara çok fazla ‘kurcalama’ muamelesi yapıldığını görmekteyiz. Her tarafa yayılan o ataerkillik, bence tüm kılcal damalarla da işliyor. Kadınlar her dönemde erkeklerden daha az maaş alıyor. “diye konuştu.

PAYZIN: ‘KADIN OLDUĞUM İÇİN BİR AYRICALIK GÖRMEDİM’

Şirin Payzın ise konu hakkında kadın gazeteci olmaktan dolayı herhangi bir ayrıcalığa maruz kalmadığını, bunun yerine daha çok yaptığı haberlerden ötürü bir engel ile karşılaştığını dile getirerek, “Bugünün penceresinden baktığımızda bu ülkede gerçekten demokratik bir basın var, demokrasinin ilerlediği bir ülkeyiz ve son derece özgür bir basınımız var diyemeyiz. Kadın gazeteci olmak meselesine gelince, doğrusunu söylemek gerekirse ben kadın gazeteci olduğum için ayrıcalıklı duruma düştüm diyemem. Bu işin çok kadın-erkek meselesi olduğunu da düşünmüyorum. Bunun için fikirlerinizin, ne kadar adil olduğunuzun, doğru ve objektif olmanızın, uluslararası kriterleri uygulamanızın ve nasıl gazetecilik yapmanızla ilgili bir durum olduğunu düşünüyorum. Biz biraz şanslı bir dönemdeydik, çünkü ben özel televizyonların ilk kurulduğu zamandan itibaren televizyonda yer aldım. Kendi şahsım adına şunu söyleyebilirim; kadın olduğum için bir ayrıcalığa rastlamadım. Daha çok gazeteci olduğum için ve izlediğim konular üzerine bir ayrıcalığa maruz kaldım. Ancak şu bir gerçek, yöneticiler kadın çalışanlara karşılık iyi bir performans sergilemiyor. “ dedi.

‘TÜRK KADINI DIŞARIDAKİ İMAJINA GÖRE ÇOK DAHA GÜÇLÜ KONUMDA’

Soru cevap şeklinde ilerleyen panelde Dilşad Budak Sarıoğlu, kadın gazetecilere yönelik var olan eşitsizliğin son yılların trendi olduğuna dikkat çekerek; Türk Kadın’ın dışarıdaki imajına göre, beklenilenden çok daha güçlü konumda olduğunu ifade etti. Sarıoğlu, Türkiye’de, kadının verdiği mücadele önde gittiği dile getirerek, ülkede kadına tanınan olumlu hakların da görmezden gelinmemesi gerektiğinin altını çizdi.

‘TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK ZOR’

Mehlika Gökmen ise konu hakkında kadının ancak mücadele ettiği zaman bir şeyleri elde edebildiğini söyledi. Gökmen, “Kendi mücadele etmeden, kadına bir şey verilmiyor. Bizim cinsiyet olarak böyle bir farkımız var. Türkiye’de kadın olmak zaten zor. Kadın olduğumuz için ekstra bir sorunla karşılaşmadık gibi görünebilir. Ama biz, birçok şeyi o kadar kabullenmişiz ki, artık bunları doğal bir şey olarak algılayıp mesleğimizi yapmaya çalışıyoruz. Kadın hiçbir şeye kolay ulaşmamıştır. Bu sadece gazeteciler için değil, toplumda çalışan tüm kadınlar için geçerli.” dedi.

Son olarak konuşmacılar, izleyicilerden gelen soruları yanıtlayarak, Türkiye’nin karanlık bir döneme doğru ilerlediğini, gazetecilerin tutuklandığını ve haber alma süreçlerinin kısıtlandığı bir ülke haline gelindiğinin altını çizdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.