İGC Başkan Adayı Attila: Üyelikte 'basın kartı' şartını kaldıralım!

İGC ‘Birlikte Güçlüyüz’ Grubu Başkan Adayı Murat Attila, gerçekleşecek seçim öncesinde, tüzük değişikliği ile yola çıkmak istediklerinin altını çizerek, “Ciddi değişiklikler yapmamız lazım” dedi.

MEDYA 23.05.2021, 12:09 23.05.2021, 12:53

İzmir Gazeteciler Cemiyeti 17. başkanını seçmek için 10 Haziran’da sandığa gidecek. Mevcut Başkan Misket Dikmen’in tüzük gereği aday olamayacağı seçimde Dokuz Eylül Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Murat Attila, mevcut yönetimde başkan yardımcısı olarak görev yapan Dilek Gappi ile birlikte aday olan üçüncü isim Mustafa Yılmaz başkanlık için yarışacak. Seçim öncesinde İz Tv ekranlarında Ümit Kartal ile Kayıt programının canlı yayın konuğu İzmir Gazeteciler Cemiyeti ‘Birlikte Güçlüyüz’ Grubu Başkan Adayı Murat Attila oldu.

Attilla, gazetecilik mesleğinin sektör içerisinde uğradığı dönüşümlerden, mesleği yapan gazetecilerin yaşadığı yapısal sıkıntılardan, özellikle cemiyet içerisinde geleceğe yönelik yapılacak çalışmalara kadar birçok konuya değindi. ‘Birlikte Güçlüyüz’ grubuyla öncelikle meslek içerisindeki yapısal sorunları ortaya çıkardıklarını ve buna göre program hazırladıklarını söyleyerek sözlerine başlayan Attila, “Gazeteciler olarak toplumun dertleriyle oldukça içli dışlıyız ancak kendi dertlerimizi anlatmaya gelince maalesef ki yetersiz kalıyoruz. Sektör içerisinde sorunlar çok büyük. Arkadaşlarımızla birlikte yola çıkarken problemlere bireysel çıkışlarla çözüm bulamayacağımızı bildiğimiz için grubumuzun adını ‘Birlikte Güçlüyüz’ şeklinde seçtik. Mesleğimizin sorunları tek başımıza ya da meslek örgütlerinin tek tek çabalarıyla çözülecek sınırları çoktan aştı. Öncelikle yapısal sorunları ortaya çıkarmak istedik ve sonra program hazırladık. Cemiyetimizin yapısına dair bir çalışma yaptık. 921 üye sayımız var. 25-34 yaş aralığındaki üye sayımız sadece 55 kişi. 35-44 yaş arasındaki üye sayımız da 160 kişi. Sıkıntıların en büyüğü şu an da basın kartı olmayan üye sayımız 221. Sektörde çalışan ancak basın iş sözleşmesi yapılmadığı için cemiyetimize üye olamayan gazeteci sayımız 2020 Eylül ayında 121 kişidir. Cemiyet üyesi olan onlarca basın danışmanız var. Henüz yasal statüye kavuşturulamayan internet medyasında çalışan arkadaşlarımız da var. 

‘ÖRGÜTLÜ MÜCADELE VEREMİYORUZ’

Sendikalaşma oranının sektör içerisinde çok düşük olduğunu söyleyen Attila, “Basın İş Yasası’nın sektörde uygulanmaması ayrı bir sorun yaratırken, sendikalaşma oranı Türkiye’de en düşük iş sektörü ne yazık ki basın sektörüdür. Meslek örgütleriyle sendikalar ve cemiyetler arasındaki ilişkiler kopuk. Gazetecilerin sorunlarını anlatmada ve çözüm bulmada örgütlü mücadele veremiyoruz. Bu dağınıklığı aşmak gerçekten ses getirici eylemlerde bulunmak için kapsamlı bir birliktelik ve dayanışma gerekiyor. Sesimizin gür çıkması için ortak akılla hareket etmekten başka çaremiz yok. Bunun içinde bu geniş katılımı sağlamak için demokratik ve katılımcı bir tüzüğe ihtiyacımız var” dedi.

‘SÖYLEM VE EYLEMLER BİR OLMALI’

Cemiyetin dışında kalan ve sektör içerisinde mağdur olan çalışanların oldukça fazla olduğunun da altını çizen Attila, “Çalışma sigortaları 5953 için yapılmayan sahada çalışan birçok gazeteci arkadaşımız var. Cemiyet üyesi ama daha sonra başka işlerle ilgilenmiş arkadaşlarımızın da basın kartları elinden alınmış. Erken emekliliğe sevk edilen, sürekli basın kartını almasına az zaman kalmışken bu haktan mahrum olan geniş bir kitle de mevcut. İnternet medyası mensubu ve keyfi olarak bekletilen meslektaşlarımız var. Böyle giderse bu arkadaşlarımızın hiçbiri cemiyetimizin çatısı altında kalamayacak ve bu da cemiyetimizi zayıflatacaktır. Nedeni ise; mağdur olan kişilerin çoğu sahada aktif olarak çalışıyorlar. Böyle gitmemesi için söylemlerimiz ve eylemlerimiz bir olmalıdır. ‘Kimin gazeteci olacağına devlet karar veremez’ diyoruz ve bunun için ittifaklar kuruyoruz. Buna cemiyetler sendikalar karar versin diyoruz ve sonrada ‘Kusura bakmayın basın kartınız yok ve cemiyete alamayız diyorsunuz’. Bu tutarsız bir yaklaşımdır. Diğer iki adaya da sesleniyorum. Önümüzdeki genel kurulda tüzüğümüzde yapacağımız küçük bir değişiklikle bahsettiğimiz arkadaşlarımıza cemiyetimizin kapılarını açabiliriz. Yapacağımız üye olma şartını düzenleyen madde de dört değişikliktir. Bunun hazırlığını yaptık ve bu dilekçeye ilk imzayı ben atıyorum. Tüm arkadaşlarımıza sesleniyorum; cemiyetimizin ayağına da engel olan maddeyi kaldıralım ve gerçekten gazetecilik yapan arkadaşlarımızı kazandıralım” ifadelerini kullandı.

Tüzükte yer alan ve gazetecilerin önünde engel olan maddeleri kaldırma fırsatının ilk genel kurulda mümkün olacağını söyleyen Attila, diğer başkan adayları Dilek Gappi ve Mustafa Yılmaz’a da çağrıda bulunarak, “Basın Kartı maddesini kaldırdığımızda cemiyetimiz üyesi basın kartı mağduru olan arkadaşımızın problemini çözeriz. Cemiyetimize katılmak isteyen ve bu mesleği yapan kişileri bünyemize alarak güçleniriz” dedi.

Attila, aidat borcu olsun olmasın tüm cemiyet üyelerin seçim günü oy kullanabileceklerini de sözlerine ekledi.

Dokuz Eylül Gazetesi’ne yönelik yapılan gazeteci ve stajyer yetiştirilmiyor eleştirilerine de yanıt veren Attila, “Bilgi sahibi olduktan sonra yapılan her eleştiri başımızın üzerindedir. Sadece karalamak için bu iş olmuyor ve bunlara karşı verilecek her türlü yanıtımız var. Gazete içerisinde 9 yıldır 140’ın üzerinde birçok meslektaşımız çalıştı. Gazetecilik veri işleme işidir. Kulaktan dolma söylemlerle o bilginin altı dolmuyor. Gazetemizde şuan kitap sayfalarımızda yazan ve benim dışında emekli olan kimse yok. Bir dönem gazetede birkaç tane emekli arkadaşımız çalışıyordu. Bunda da hiçbir mahsur yoktu. Çünkü hepsi çok değerliydi. Gazetenin çekirdek kadrosunda diğer arkadaşlara tecrübesi ve deneyimiyle yol gösterecek abilerin bulunması doğaldır. Yapılan tutarsız eleştirilere diğer adaylarımızla açık oturum yaparsak, bunların yanıtını yüzlerine karşı doğruları orada konuşacağım” açıklamasında bulundu.

‘TÜZÜKTE DEĞİŞİKLİKLER OLMALI’

Tüzük değişikliği ile yola çıkmak istediklerinin altını çizen Attila, “Cemiyet tüzüğündeki son değişiklik 2011 yılında yapılmış. 10 yılda ülkenin içerisinde bulunduğu konum, teknolojik değişiklikler pek çok şeyi değiştirdi. Oluşturulan tüzük zamanında tüm sorunlara çözüm bulmak amacıyla yapılmıştı. Bu 10 yıl İçerisinde Basın Yayın Enformasyonu Genel Müdürlüğü tarih oldu. Yerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı geldi. Basın kartları komisyonunun yerine yeni bir yapı geldi. İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ne sadece kentte yaşayan kişiler üye olabiliyor. Bizler lokal ve yerel bir cemiyet olarak kaldık. Bu özellik gelişen çağ içerisinde bizlerin ayağına da dolanmaya başladı. TGS’nin emeğiyle güzel bir projeye ortak olduk. Bu projeyi de onlar sayesinde alabildik. Çünkü başında Türkiye yazıyor. İzmir olarak tek başınıza Avrupa Birliği’nden bu projeyi alamıyorsunuz. Alacağınız projelerin meblağı düşük oluyor. Ulusal bir cemiyet değiliz. Bu tip engelleri aşabilmek adına tüzüğümüzde ciddi değişiklikler yapmamız lazım” açıklamasında bulundu.

Diğer başkan adayı Mustafa Yılmaz’ın İzmir Gazeteciler Meclis’i önerisini güzel bulduğunu ancak tüzükte yer alması gerektiğini söyleyen Attila, “Meşruiyetini tüzükten, gücünü ve yetkisini de genel kuruldan almayan hiçbir oluşum icraat yapamaz. Seçici kurulumuzun yetkisi olmasının sebebi tüzükte tanımlanmış olmasıdır. Gazeteciler meclisi önerisi güzel bir öneri fakat tüzükte yer almak zorundadır. Yaptığımız yeni tüzüğe bu öneriyi koyalım. Meclis sözde kalmasın. Rakibiz diye hayır demeyeceğiz. Ancak tüzükte yer alması gerekmektedir. Her şey cemiyetimizin iyiliği için ve bu konuda destek de veririz” dedi.

‘BASINÇ OLUŞTURACAĞIZ’

Sektör içerisinde basın danışmalarının büyük sıkıntılar yaşadığına değinen Attila, “Özellikle Basın İş Kanunu’na tabi yasa ile çalışabilmeleri için çalışma yapmamız lazım. Bunu da basın biriminde çalışan arkadaşlarımızla yapmamız gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın basın kartları yönetmeliğine göre sadece Büyükşehir Belediyelerinin basın birimlerinde çalışan arkadaşlarımıza 2 tane basın kartı verdiklerini biliyorum. Bizler de bunun belli bir kriteri olsun diyoruz. Nüfusu 300 binin üzerinde olan ilçe belediyelerinde görev yapan arkadaşlarımız basın iş kanuna göre sözleşme imzalasın. Herhangi bir seçimde başkan değişikliği olduğunda buradaki kişileri Fen İşlerine ya da başka birimlere sürmesinler. Bunun acı örneklerini yaşadık. Bu sıkıntıların çözümü içinde yasal mevzuat değişikliği gerekmektedir. Yasa tasarımızı hazırlayarak basınç oluşturacağız ve tüm siyasi partilerin de kapısı çalacağız. Çünkü bu hepimizin sorunudur” ifadelerini kullandı.

Üyeler ile cemiyet arasındaki kopukluk yaşandığını ve çeşitli nedenlerinin olduğunu söyleyen Attila, “İnternet sitemiz çağın gerisinde kaldı. Etkileşimi yüksek, mobil kullanıma uygun yeni bir internet sitesi gerekiyor. Bu durum üye ile aramızdaki ilişkiyi arttıracaktır. Çalışan arkadaşlarımız ve çalıştıkları kurumlarda iş yeri temsilcilikleri açacağız” dedi.

Aynı zamanda sektör içerisinde yeni istihdam alanları yaratmak gerektiğini söyleyen Attila, bunu yapmanın yolunun televizyon, dergi ve başka alanlarla mümkün olacağını dile getirdi. Attila, “9 Eylül Gazetesi’nde gazeteciler istihdam ediliyor. Ancak bizim yeni istihdam alanları yaratmamız gerekiyor. Bunun içinde ya sirkülasyon sağlanması lazım ya da yeni alanlar yaratmak gerekiyor. İşsiz arkadaşlarımıza iş bulalım derken yeni işsizler yaratmak çözüm değil. Bunları da dergi ya da televizyonla yapabiliriz. Televizyon konusunda bir alt yapımız hazır. Stüdyo hazırlıkları da tamamlandı” dedi.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
24°
parçalı az bulutlu
banner177
banner178
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?