Kamuda tasarruf hep tartışılmıştır. Kaynakları verimli kullanma ve doğru yatırım hep gündemde kalmıştır. Her iktidarın yatırım önceliği değişse de ülkenin temel ihtiyaçları hep aynı oldu. Sağlık, eğitim ve güvenlik harcamaları üzerinden başlayan tartışma ‘israf’ olgusunu güncel tuttu. Kamu kaynaklarını halk adına kullanan seçilmiş kişiler çalışmalarıyla çoğu zaman eleştiri; çok az da olsa takdir ve övgü aldı. Genelde eleştiri konusu gözle görülen, orta yerde duran değerler üzerinden yapıldı. Bunların vazgeçilmezi hep makam araçları oldu. Kurumların bilançolarını görme şansı olmayan vatandaşın yolda yürüyen araçtan başka eleştiri getirebileceği bir nesne de çoğu zaman olmadı. Başkan, rektör, sendika başkanı, oda başkanı gibi kurumların kullandıkları makam araçları yüksek fiyatlarıyla hep haber ve eleştiri konusu oldu. Ama bu lüks araçların alımları devam etti.

TÜRKİYE MAKAM ARACINI ÇOK SEVİYOR!

Ülke olarak makam aracı kullanmayı seviyoruz. Bu konuda birçok ülkeden öndeyiz.  2019 yılı verilerine göre Fransa'da 8 bin makam aracı var. Almanya'da bu sayı 9 bin. Japonya'da makam aracı sayısı 10 bin. Bizde ise biraz fazla. Türkiye'deki makam aracı sayısı 125 bin...

BELEDİYE BAŞKANI MAKAM ARACINI SATIYOR!

Kimse kamu adına görev yapan yöneticiler için "araba kullanmasın" demiyor. Ama toplumda bu konuda bir hassasiyet oluşmuş durumda. Yenilenen ve büyük paralar harcanan makam araçlarına karşı büyük antipati var. Hem de ihtiyaç olduğuna bakılmaksızın. Toplum bu araçları kişiye verilmiş olarak görüyor. Ve parasının da kendi cebinden çıktığını düşünüyor. Gerçek durum da böyle değil mi? Bu konuda geçmişte bazı belediye başkanlarından sıra dışı hareketler geldi. İzmit Dilovası Belediye Başkanı makam aracını satarak gelen parayla öğrencilere kırtasiye malzemesi almıştı. Bir örnekte İzmir'den. 2014 yılında Karabağlar Belediyesi, başkanın makam aracı dahil; birçok aracı satmış borçlar için kaynak yaratmıştı. En yeni örnek Ankara Çankaya'dan geldi. Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, lüks makam aracını satılığa çıkardı. Başkan Taşdelen, "Ekonomisi bu denli kötü olan bir ülkede, bir kamu görevlisi olarak, kamunun tasarruf etmesi ve örnek olması gerektiğine inanıyorum. Bu amaçla Audi marka makam arabasını kullanmayı bıraktım; aracı işlemler tamamlanınca da satışa çıkarıyoruz. Halkın parası halka gitsin" açıklamasıyla makam aracı satışını duyurdu.

Belediye başkanlarının makam araçlarını satması kamuda tasarruf için sembolik ama önemli bir adımdır. Belediyelerde kiralık araçların önemli bir sorun olduğunu duyuyoruz, biliyoruz. Belediye başkanı dahil kimse yolda kalmasın. Ama kamu araçlarının da halk için alındığını da kimse unutmasın.

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen'nin başlattığı "Makam Aracı Satma" hareketine İzmir'den hangi başkanlar katılacak açıkçası merak ediyorum.

Makam araçları satılsın, halkın parası halka gitsin... (Son zamanların en iyi devrimci sloganı... Sizce?)