Tarihe tanıklık eden isim: Ayşe Mayda

Ozan Yeşiltepe ile ‘Konuşuyoruz’ köşesinin bu haftaki konuğu Cumhuriyet öncesi döneme tanıklık eden, İzmir Amerikan Koleji’nin ilk mezunlarından olan ve Türkiye’nin ilk kadın Ortodontisi Ayşe Mayda oldu. Dünyanın birçok yerini gezen Mayda, ‘İzmir’in havası ve insanı başka güzel’ dedi.

KÜLTÜR SANAT 01.12.2019, 11:32 01.12.2019, 12:35

OZAN YEŞİLTEPE / İZ GAZETE - 'Ozan Yeşiltepe ile Konuşuyoruz' köşesinin bu haftaki konuğu Cumhuriyet öncesi döneme tanıklık eden, İzmir Amerikan Kollejinin ilk mezunlarından, Türkiye'nin İlk Kadın Ortodontisi (Diş Hekimi) Ayşe Mayda. İzmir'in düşman işgalinde kurutuluşundan günümüz tarihine kadar tanıklık eden ve şu an 105 yaşında olan Ayşe Mayda ile 9 Eylül 1922 senesinde İzmir'de neler yaşandığından, uzun yaşamın sırrına kadar herşeyi konuştuk. Tüm zarefeti ve misafir perverliği ile Mayda konağında bizi ağırlayan Ayşe Mayda hafızasının kuvveti, tarihe olan hakimiyeti ve olağanüstü neşeli tavırları ile insanı büyülemeye devam ediyor. 

9 Eylül 1922 Tarihini canlı tanığısınız, o gün İzmir'de neler yaşadınız?

O tarihte 6 yaşındaydım ama hatırlıyorum Türk Askerleri iki koldan İzmir'e girdiler Alsancak ve Basmane tarafından girerek Konakta birleştiler. Yunan Askerleri de deniz yoluyla kaçmaya başladı, bir kısmıda Çeşme tarafına doğru yöneldi ve oradan kaçtı. Konak tarafından kaçan Yunanlıları ben gördüm. Körfezin ortasında duran gemilere ulaşabilmek için sahilden kayıklara biniyorlardı. O kadar çok insan kaçmaya çalışıyordu ki kayıklar dolup taşmıştı, kayıkçılar bazı insanlara kürekle vurarak kayıktan uzaklaştırmak zorunda kalıyordu. O zamanlar bizim evde çalışan Rum bakıcımız vardı ismi Kalyopi, bize çok iyliği dokunmuştu, biz onu evimizde sakladık. Kalyop'inin Andon isminde bir de oğlu vardı Andon Askerler tarafından yakalandı, kendisinden birdaha haber alamadık.

Mustafa Kemal Atatürk ile hiç karşılaştınız mı?

Yakından kendsini gördüm ama hiç konuşma fırsatım olmadı. İzmir'e İran Şahı gelmişti karşılama töreninde gördüm Atatürkü. Bir sefer de Sadık Bey gazinosuna geldi avanesi ile birlikte, orada Hakimiyeti Milliye İlkokulu öğretmeni Çetin Bey'in hanımıyla yaptığı dansı hayranlıkla izledim. Çok etkileyici bir adamdı.

Diş Hekimi Olmayı siz mi tercih ettiniz, yoksa aileniz mi yönlendirdi?

Ben Amerikan Kollejini bitirdikten sonra arkadaşım Behibe Ataş ile birlikte İstanbul'a gittik, Annesi ikimize de sordu hangi bölüme yazılacaksınız? O zaman sınav falan yok, isteyen istediği bölüme gidip yazılıyor. Bizde dedik ki; dur bakalım yarın bi gidelim, orada karar veririz. Ertesi gün gittik İstanbul Üniversitesine, bizi gören bir adam bize nereden geldiğimizi sordu, İzmir'den geliyoruz dedik. Gelin benimle dedi, bizi aldı götürdü kaleme, kalemdeki görevliye bunları diş hekimliğine yaz dedi. Bu vesile ile İstanbul Üniversitesi Tiş Tababeti Meketebinden mezun olarak diş hekimi olduk.

Türk Sanat Müziği Sanatçımız Safiya Ayla ile yakın arkadaştınız, nasıl tanıştınız kendisi ile neler yaşadınız?

Halim Alanyalı pasajında diş hekimi olarak çalışıyordum, Halim bey birgün beni çağırdı gel bak dedi seni kiminle tanıştıracağım. Gittim, beni Safiya Ayla ile tanıştırdı. Safiya ile arkadaşlığımız bu şekilde başladı. Kendisi de kocası Şerif Muhittin Targan da çok muhterem bir insandı.  Şerif Muhittin Targan, Osmanlı Devleti’nin son Mekke emiri, Evkaf nâzırlarından Ali Haydar Paşa’nın oğlu, Hz. Peygamber’in kırk birinci kuşaktan torunu olur. Bu sebeple Safiya Ayla bana şöyle derdi; Şerif Muhittin bey Peygamberi kırk birinci kuşak torunu oluyor böylece ben de Peygamber Efendimizin gelini oluyorum. Safiya Ayla ve Şerif Muhittin Targan evlenmeden önce şöyle bir hadise vuku buldu. Muhittin bey o dönemki Irak Başbakan'ının Yakını oluyordu, Irak Başbakanı tarafından yollanan üç kişiyi karşılamam gerektiği söylendi bana, gidip üç adamı karşıladım ve birlikte yemek yedik. Dediler ki; biz işittik ki bizim Muhittin bir muganniye (şarkıcı) aşık olmuş, kendisi bizim için çok değerlidir, o muganni sizin arkadaşınızmış gidin söyleyin kendisine Muhittin beyin peşini bıraksın aksi halde biz onu öldüreceğiz. Ben bunu duyunca kendilerine dedim; sakın böyle birşey yapmayın Türkiye ve Irak devletinin ilişkileri bozulur. Akşam olunca  da Safiya'ya haber verdim böyle böyle oldu, sen bu Muhttin beyi bırak yoksa seni öldürecekler dedim. Safiya'da bu hadiseyi Muhittin beye aktarmış, Muhittin beyde hiddetlenerek; bu benim hususi hayatım, hiç kimse karışamaz ister evlenirim ister evlenmem demiş. Bu olayın hemen ardından Şerif Muhittin Targan ile Safiya Ayla evlendiler. Safiya Ayla'nın da soy ismi Targan'dır. Safiya ayla Targan.

Ayşe hanım Dünya'nın hemen hemen her yerini gezdiniz, bir çok yeri görmüş bir insan olarak İzmir'i nasıl tanımlıyorsunuz, İzmir size ne hissettiriyor?

Antartika hariç dünyanın bir çok yerine gitme fırsatım oldu. Başka bir yer ile kıyaslamayayım ama İzmir Türkiye'nin en güzel şehri. Havası güzel, denizi güzel, insanı güzel.

Siyasete girmeyi hiç düşündünüz mü?

Siyasetle hiç alakam yok, girmeyi de hiç düşünmedim. Ama çevremde siyasete girmiş birçok arkadaşım oldu, birçok siyasetçi ile dostluklarım oldu. Mesela en yakın arkadaşım Avukat Fıtnat Saltuğ Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Kurucusu, Milletvekilliği de yaptı. Rahmetli çok yakın arkadaşımdı. 1971 senesinde Bülent Ecevit yakın dostu Muhsin Bilgehan'ı ziyaret etmek için İzmir'e gelmişti. Muhsin bey ve eşi karşı apartmanın üst katında oturuyorlardı o zaman. Bülent Ecevit, Muhsin beyin evinden bizim konağı görmüş; burada kim oturuyor diye sormuş. Muhsin bey ve eşi de Ayşe Mayda oturuyor demiş. İyi maden gidelim ziyaret edelim demişler. Kapı çaldı açtık, baktım Ecevit duruyor kapıda. Buyur ettik içeriye bahçede çay içip sohbet ettik. 12 mart döneminde ise yabancı gazetecilere bizim evde röportaj vermişti Bülent Ecevit. Fıtnat Saltuğ demiş Bülent bey size sessiz bir yer lazım ben Ayşe Mayda ile konuşayım onların konağında yabancı basına demeç verirsiniz. Bülent beyde kabul etmiş. Fıtnat ayarladı Bülent bey bu konakta konuştu yabancı gazetecilerle. Siyayasetle alakam hep bu şekilde oldu, kendim ilgi duyup içine girmedim.

Cumhuriyet Türk kadınına neler verdi?

Cumhuriyet Türk kadınına hürriyet verdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınına numune olarak Latife hanımı gösterdi. Birçok yabancı dil bilen, iyi eğitim almış, üniversite mezunu ve modern bir kadındı. Güzel değildi ama moderndi. Atatürk Türk kadınına gelmesi gereken seviyeye örnek olarak Latife hanımı gösterdi ve onunla evlendi. 

Size en çok sorulan soruyu bende sormak istiyorum, uzun yaşamanın sırrı nedir?

Bende herkes gibi herşeyi yiyorum içiyorum. Lakin ben az yemek yiyorum ve çok yürüyorum.

Yorumlar (0)
banner96
banner178
parçalı bulutlu
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?