Onur Akın: ‘Bu dünyada hoş bir seda bırakmak en büyük miras’

İz Web Tv’de İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal’ın sorularını cevaplayan Onur Akın, sanata bakış açısından virüs salgınının müzik sektöründeki etkilerine kadar birçok konuda açıklama yaptı

KÜLTÜR SANAT 26.04.2020, 15:16 26.04.2020, 15:23

İZ GAZETE – İz Web TV’de yayınlanan ‘Ümit Kartal ile Potkal’ programına konuk olan ünlü müzisyen Onur Akın, kendisi ve sanatıyla ilgili merak edilen soruları yanıtladı. Sevilen birçok şarkısını da seslendiren Onur Akın, izleyenlere keyifli dakikalar yaşattı.

Türkiye’nin şairler açısından zengin bir ülke olduğunu, bunun sebebinin ise acıları ve çelişkileri bol bir coğrafyada yaşamamız olduğunu kaydeden Onur Akın, “Bir şair insanların beynine ve ruhuna üç dize çakmışsa o şair görevini yerine getirmiştir. 30 senede 16 albüm 400’e yakın beste yaptım. Bestelerim insanların hayatlarına, kavgalarına tanıklık edip yol arkadaşlığı yaptı. Yaşadığım hayat içerisinde ben de görevimi yerine getirdiğimi düşünüyorum. İnsanlarla konserde buluşmayı çok özledim. Geçen yıl İzmir Fuarı’nda çim konserinde en az 50 bin kişi vardı. İnsanlarla göz göze, yürek yüreğe olmayı seven bir sanatçıyım” diye konuştu. Hayatı boyunca şiir gibi bir dünya istediğini belirten Onur Akın, “Bütün sanat hayatım bir tane güzel imgenin, güzel bir sözün, güzel bir sloganın peşinde geçti. Ben bir şiir bestecisiyim. Hayatım boyunca şiire promosyon yaptım” dedi.

‘İSTANBUL BENİ YORDU!’

İstanbul’a aşık bir sanatçı olarak bilinmesine rağmen yaşamını İzmir’de sürdürmeye karar vermesine açıklık getiren Onur Akın, “İstanbul’a yorgun bir aşığım. Bu aşk beni yordu. İstanbul benim gözümü açtığım şehir ve hala çok seviyorum ama İstanbul beni çok yordu. İzmir’i de çok seviyorum.” ifadelerini kullandı.

‘SEKTÖR KAN AĞLIYOR!’

Koronavirüs salgını süreci içerisinde sosyal medya üzerinden verilen konserlere dair de konuşan Onur Akın, “Tüm krizlerde ilk ve en çok etkilenen sektör maalesef kültür-sanat oluyor. Koronavirüs salgını da yine en çok kültür ve sanat sektörünü etkiledi. Dikkat edin, ülkede herhangi bir şey olduğunda önce konserler iptal ediliyor. Her şey çalışıyor ama konserler iptal ediliyor. Konserleri iptal edince yas tutulmuş oluyor! Bu çok kötü bir gelenek haline geldi. Müzik sadece eğlence değildir! Müzikle yas ve ağıtta tutabilirsin. Müziğe düşmanlık gelişti, bu çok yanlış bir durum. Bütün sektör kan ağlıyor. İzolasyon kuralları sağlansın fakat belediyeler de konserleri yapmaya devam etsin. Sanat’ın olmadığı ülke çöl olur. İnsanların psikolojisini düzelten sanatlardan biri de müziktir. Tunç Soyer’in 23 Nisan’a özel yaptırdığı Haluk Levent konseri için teşekkür ediyorum ve devamının gelmesini diliyorum” diye konuştu.

‘SANAT İLE DİRENDİK!’

Hayatta istikrarın önemli olduğunu, insanın her dönemin gücüne göre şekil almasının doğru olmadığını ve bu zamana kadar kimsenin yüzünü öne eğdirmediğini kaydeden Onur Akın, “Sanata gerçekten politize olmuş bir beyin ve kimlikle başladım. 12 Eylül faşizminin anti demokratik uygulamalarına karşı şiirler söyleyerek, sanat ile direndik, tepki gösterdik. Biz şöhret olup para kazanmak için sanat yapmadık. Sanat, topluma fayda içindir. İnsanlara, topluma faydalı olmak için sanatın devrimci gücünü kullanmaya çalıştık.” İfadelerini kullandı.

‘OLMASAYDI SONLARI BÖYLE!’

Uzun yıllar sanattan para kazanmanın ayıp olduğuna inandığını, devrimci kültür olarak ‘sanat para için değil toplum için yapılır’ diye düşündüğünü de vurgulayan Onur Akın, “Devrimci dayanışma diye ilerledik ama bir süre sonra bu devrimci sömürüye doğru ilerledi. Devrimci dayanışma diye bizi evlerine çağıranların evlerine gittikçe gördük. Bizim evde öyle yemek takımları ve öyle koltuk takımları yoktu. Dayanışmanın daha sonra karşılıklı bir kavgaya dönüştüğünü anladım. Beni yaşatmayarak dayanışma olmaz! Maddi olarak kendimi yaşatacak zamana gelmem bile 10 yıl aldı. Zaman en güzel turnusol kâğıdıdır. Asit misin baz mısın belli olur! Seni, evine astığın devrimci liderlerin çizgisinden ne döndürür, neye karşı zaafın varsa belli olur. Bu yoldan dönenler oldu. Mum gibi sönenler oldu. Keşke dönmeselerdi, olmasaydı sonları böyle! Bu dünyadan geçerken hoş bir seda bırakmışsak bu bize en büyük mirastır” şeklinde konuştu.

‘CHP’YE KARŞI SORUMLULUĞUMDU’

Cumhuriyet Halk Partisi’nin baba mirası olduğunu belirten Onur Akın, “Sanatçı bütün katmanların üzerinde bir kavramdır. Sanatçıların tanrısal bir gücü vardır. Toplumları etkilemek gibi. Sanatçı emir komuta zincirine girmeden özgür hür iradesi ile toplumsal fayda için kullanılabilir. CHP’ye şarkılar yaptım. Kılıçdaroğlu’na marş yaptım. 2009’dan beri hiçbir talep beklemeden yaptım tüm bunları. 2004 seçimlerinde hükümetten bana ciddi para teklifi edildi. Tek hayalleri, Reislerini Onur Akın ile el ele görmekti. Ben bir şarkımı bile satmadım. Onlarca şarkıyı CHP’ye karşılıksız yaptım. Pişman değilim çünkü CHP’ye karşı sorumluluğumdur. Birilerinin taşın altına elini koyması gerekiyordu” dedi.





 

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
17°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?