Kent Gözlemcisi Orhan Beşikçi bilinmeyen tarihi anlattı... 'Basmane benim için artık bir yaşam biçimi'

Salgın Günlerin’nin Instagram Söyleşilerin’de ‘Hasan Tahsin Kocabaş ile Biz İzmiriz’ programının konuğu kent gözlemcisi Orhan Beşikçi oldu. Çalışmalarından bahseden Beşikçi, “Basmane benim için artık bir yaşam biçimi” diyerek Basmane’ye duyduğu ilgiden bahsetti.

KÜLTÜR SANAT 08.04.2020, 18:15
Kent Gözlemcisi Orhan Beşikçi bilinmeyen tarihi anlattı... 'Basmane benim için artık bir yaşam biçimi'

Basmane’ye duyduğu sevgi ve ilgiden bahsederek başlayan Beşikçi, “Benim yaşama alanım Basmane. Basmane benim için artık bir yaşam biçimi. Basmane’nin şu an sokakları eskisi gibi aktif değil ama yine Kadife Kale eteklerinden, kadim eski İzmir mahallelerinden, yaşlısı, genci, Anafartalar caddesine alış veriş için geliyorlar. Bunların içerisinde kontrollü olanlar var, kontrolsüzler var. Basmane tabii eski bir yerleşim merkezi. Basmane’nin eski dönemlerinden günümüze medeniyetin izlerini bırakmış olduk. Kadim bir semtimiz. Basmane’nin camileri, mescitleri, kiliseleri, hanları, hamamları her şeyi çok önemli. Güzel şeyler olduğu zaman seviniyoruz. Güzel olmayan konularda da tabii ki üzülüyoruz. Yer yer eleştireler yapıyoruz. Bazen kızanlar oluyor ama zaman içinde haklı olduğumuz ortaya çıkıyor. Mücadelemize devam ediyoruz yine. Kumrulu Mescit için mücadele etmiştik ve restoresi yapıldı. Yine aynı şekilde mücadelemize de devam ediyoruz. Mirali Mahallesi’nde eski bir pompa istasyonu için geçenlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı danışmanlarıyla o çevreye gittik ve çok heyecanlandılar. Basmane ve çevresinde çok önemli su yapıları var. Bu su yapılarımızın hala eski mahallelerde görebiliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti her türlü kötülüğü yenecek. O çeşmemiz polis şehitliğinde bulunuyor.Ballı kuyu civarındaydı. Kentsel dönüşüm nedeniyle yerinden kaldırıldı kamyonlar zarar vermesin diye. Şu an polis şehitliğinde bir çeşmemiz var. Yine o da aziziyeden oraya taşındı. Hemen altında gaziler çeşmemiz var o da maalesef hak ettiği yerde ve görüntüde değil. Yine koca kapı mahallesinde bir çeşmemiz var. Çeşmelerle çalışmalarımız var. Onları yeniden nasıl kentin gündemine getiririz diye düşünüyoruz. Aslında biz bu çeşmeleri pamuklara sarmamız lazım. Bunlar Cumhuriyet değerleri. Hatta son olarak Osmanlı döneminden bir çeşmemiz var. Bu ayazma mı değil mi onunla ilgili bazı hocalarımızın görüşlerine ihtiyacımız vardı. Sağ olsunlar bizi aydınlattılar. Yine Şakir Çakmak hocamızla hocamızla birlikte koca kapıya gittik. Koca kapının bir ayağı etiler mahallesinde diğer ayağı başka bir mahallede. Aslında sanat tarihçilerine çok ihtiyacımız var. Bu kentte daha henüz tanımlanması yapılmamış çok yapılarımız var” diye konuştu.

‘SOYER’LE GÖRŞTÜM’

Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’le yaptığı görüşmeye değinen Beşikçi, “Tunç Başkanla, danışman kadrosu ve koordinatörleriyle beraber sabah erken saatte Eşref pasa Caddesi üzerinde buluştuk. Ben Sakarya Mahallesi’ne yönlendirdim. Sakarya Mahallesi’nde Küçük Aya Yanni Kilisesi Sonsino Sinagogu’nu Başkan gördü. Onun hemen üzerinde küçük Kız Rum Okulu var. Yağmalanmak üzereydi onu gördü. Çok esrarengiz şu ana kadar tanımlanması yapılamamış. Çok önemli kültür varlıkları var. Orada bulunan kilise yapısı günümüze gelen sadece bir çan kulesi var. Çan Kulesi kapı girişi ve Rum Okulu var. Hemen yanında Sonsino Siangogo’nun tavasının sütunları hala görülüyor. Asmalı mescit var o da çok önemli. Aynı şekilde geçenlerde başkan Tunç Soyer’le bir buluşma daha yaptık ve bu buluşmada da sürpriz şeyler olacağına inanıyorum. Belki şu anda atıl durumda olan bazı yapıların kent kültürüne kazandırılması. Bu Yıldız Sineması, Bıçakçı Han” dedi.

SÜRPRİZLER OLACAK

Önümüzdeki süreçte Basmane ile ilgili sürpriz adımların atılabileceğini ifade eden Beşikçi, “Gerçekten Yıldız Sineması çok eski sinema. Bununla ilgili gelişmeler devam ediyor. Daha fazla detaya girmek istemiyorum. Ama Ayoga Kilisesi’nin hemen alt sokağında eski bir Sinagog vardı. Bu da Şonsol Sinagogu. Şonsol Sinagogu’nun kabesi ve bilgileri elimizde mevcut. Bu bina da belediye tarafından kamulaştırılıp kültür binası olma yolunda. Önümüzdeki günlerde Basmane’yle ilgili önemli sürprizler olacağına inanıyorum. Anafartalar Caddesi çok önemli. Orasıyla ilgili geçmiş dönemde başkan Kocaoğlu zamanında bir çalışma yapılmış. Bunların biran evvel hayata geçmesi gerekiyor. Tabii bu bölgede kadim eski İzmir mahalleleri var. Bunlardan birisi de oteller sokağı bünyesinde bulunan akıncımahallesi bu yapıların yeniden ele alınması ve restore edilmesi. Otelleri sokağı civarında karsısında ki Altınordu Mah. Pazar yeri mahallesi gibi bu bölgede yasamış çok önemli isimlerimiz var. Yıllardan beri savunmasını yaptığımız yeniden kente kazandırmak istediğimiz Burhanzade Abdurrahman Hilmi Bey’in evi var. Burhan zade Hilmi Bey’de Afacık Lisesi’nin kurucusu. Çok önemli bir isim” şeklinde konuştu.

‘TİTİZ DEĞİL’

Son zamanlarda hızla yayılan Koronavirüs salgınıyla ilgili Basmane halkı tarafından yeterli önlem alınmadığını belirten Beşikçi, “İnşaat emekçilerinin iş bekleme yerlerinden birisi de Basmane sokaklarıdır. Ama hiçbir koruma olmadan eldivensiz, maskesiz onları sokaklarda görebiliriz. Çok fazla değil ama seyyarları görüyoruz. Bu bölge çok fazla göç alan bir yer. Eski İzmir evlerinde yasayan Afrika kökenli sığınmacılar var. Onlar da korumayla ilgili çok titiz değiller. Yaşlıları görebiliyoruz, Suriyelileri görebiliyoruz. Çok titiz değiller. Yer yer şehrin başka bölgelerinde görülen maskeli, eldivenli insanlar görebiliyoruz. Atık toplayan çocukları görüyoruz. Uyarılar yapmak lazım ya da farklı dillerde anonslar yapmak lazım.Eskiden veba salgınlarında en fazla ölümler vardı. İlham Pınar’ın kitaplarında çok ayrıntılı bilgiler var bununla ilgili. Bundan 342 yıl önce 3 aylığına İzmir’deki tüm dükkânlar kapatılmıştı çözüm olarak. O zamanlarda modern tıptan bahsetmek söz konusu değil. Şimdi insanlara evlerde izole olmak tek çare. Bununla ilgili yazılar yazdım. Kent Yaşam Koru’da eski İzmir evlerinde Sirkelikler diye bir yazım var. Tabii şimdi günümüzde sirkenin yerini kolonyaya kaptırdık. Bu bölgede kaçak olarak işleyen mekânlar var. Eski İzmir evlerini ele aldığımızda aileler yasıyor ve aynı lavaboları kullanıyorlar, aynı mutfağı kullanıyorlar. Denetimsiz sığınmacıların alt alta otelleri var. Bunlar nasıl çözüm olacak?” diye konuştu.

‘BÜYÜK KAYIP’

Salgın yüzünden yapılan planların ertelendiğini de söyleyen Beşikçi, ileriki süreçte tekrar Basmane Günleri paylaşımı yapacağını dile getirdi. Beşikçi, “Bu sene yapar mıyız bilmiyorum ama evet bu günler geçecek. Ama bu günler geçince elbette yaparız. Basmane Günleri’nde İzmir Tabip Odası’nı davet etmiştik. Bu bölgede daha çok uyuz vakaları vardı. Dışarıdan gelen bazı göçmenlerle ilgili bazı rahatsızlıklar vardı. Konunun uzmanları Basmane Gar’da bir panel düzenledi. Ayrıca 2018 Tıp Bayramı’nda İzmir Tabip Odası Tıp Bayramı’nı Basmane Gar’da gerçekleştirdi. Çok önemli konuşmalar yapıldı. O konferansta asıl mesleği tıp olmayan insanlar davet edilmişti. Evet, Cumhuriyet’in ilk yıllarında doktor sıhhiye vagonları hayata geçirildi. İstasyonlarda her türlü donanımı olan doktorları olan,eczaneleri olan hemşireler, hasta bakıcılar herkes belli noktalarda kasabalardan ve köylerden gelen yurttaşlarımızımuayene ediyorlar, tedavi ediyorlar herşeyiyleilgileniyordu. Biz bu vagonu kaderine terk edilmiş halde Uşak oturak istasyonun da olduğunu duymuştuk. Bir çınar altı sohbetin de ben Tabip Odası başkanı Sayın Fehmi Akçiçek şu an çok yoğun çalışıyorlar ve onlara bu konuyu açıkladım, çok heyecanlandılar. Şunu gördük İzmir’de sağlık müzesinin olmaması büyük kayıp. Şu an bulaşıcı hastalıklarla ilgili Cumhuriyetten önce kurulmuş yani Paşa Hastanesi, Suat Siren Göğüs Hastanesi Eşref Paşa Hastanesi vb. hastanelerin öyküsü bunlar çok önemli” diye konuştu.

GEVREKÇİ KIZ HİKÂYESİ

İzmir’in işgalinde şehitlerin sembollü haline gelen Basmane’deki gevrekçi kız hiyayesinden de bahseden Beşikçi, “Bundan 2-3 yıl evvel 9 Eylül günü Osman Paşa konağında elle dikilmiş 9 Eylül 1922 İzmir kurtuluşunda halkın heyecanıyla dikilmiş bir bayrak Aziz Kocaoğlu’na armağan edilmişti. Ben o bayrakla ilgili olarak antikacı arkadaşlarımla da gösterdim ve onlarda çok orijinal olduğunu söylemişlerdi. O öykünün geçmiş olduğu yer Osmanzade yokuşunda ki çıkmaz sokak. 1960’lı yıllarda o konak çocuk yetiştirme kurumuna bağlanıyor. Okulla ilgili olmayan çocuklar orada sanat öğrenmek için orayı yurt olarak kullandılar. O çocuklar hala hayatta. O konağın önüne gelirler ve gözyaşlarını tutamazlar. O bina daha sonra kaderine terk edildi. O sokakla ilgili de üzüntülerim var. Sokak çıkmaz sokak bütün eski haritalarda o sokağı görmemiz mümkün. Fakat yanlış bir uygulamayla o duvarı yıkıp aşağıdaki sokakla bağladılar. Bu büyük bir üzüntümüz. Ben bununla ilgili kurumlara yazılar yazdım yani o duvarı tekrardan ördürülmesi gerektiğini yazdım. Tekrar çıkmaz sokak olsun orası. Evet, gevrek satan genç kız yunan askerleriyle karşılaşıyor. Korkuyor ve kaçıyor. Kaçtığı yerde bu çıkmaz sokak. Tabii Yunan devriyeleri takip ediyorlar. Kız o konağın kapısına geliyor ve ‘kurtarın beni, kurtarın beni’ diye bağırıyor. Fakat konakta yaşayanlar dışarıdaki devriyeleri görünce kapıyı açamıyorlar. Ama bu üzüntüyü hep duydular. Hala o ailenin yaşayan yeni nesilleri de bu öyküyü çok iyi biliyorlar. O ailenin yasayan yeni nesilleri de bilirler. Ama maalesef genç kızın cesedi Dönertaş’ın önünde bulunuyor. Ben o sokağın adının gevrekçi kız olmasını önerdim” dedi.

ÖNEMLİ İSİMLERİN OLDUĞU SOKAK

Basmane bölgesinde çok önemli yerler olduğunun altını çizen Beşikçi, “Mesela, Küçük Fettan Sokak. Orada Şehit Fethi Bey’in de anısı var. Yaralanıyor ve o sokağa geliyor. Daha sonra çok yakın arkadaşı naaşı Küçük Fettan Sokağa getiriliyor. Konak Belediyesi’nin semt merkezinin olmuş olduğu sokak. O sokağı da Fethi Bey Sokağı diyebiliriz. Yine oteller sokağında Ayetullah Sümer var. Ayetullah Sümer en fazla Mustafa Kemal portresi yapan, İstanbul Güzel Sanatlar Fakültesi kurucusu. 10 Eylül 1922’de Mustafa Kemal’in Karşıyaka’da görüyor kalpaklı halini. Gidiyor ve Mustafa Kemal’in portresini yapıyor. Hatta kurtuluştan birkaç gün önce evlerinin bahçesine Yunan askerinin elinden mavzen alabilecek kadar da cesaretli. O mavzen İstanbul Harbiye Okulu Müzesi’nde. Yine o sokakta doğmuş önemli bir isim var. Mustafa Kemal’in çok yakın arkadaşı Sümer Bankların kurucusu, Sümer soyadını da özellikle Mustafa Kemal tarafından veriliyor. Ayetullah Sümer ve Nurullah Sümer’de milletvekilliği yapmış önemli isimler. Latife Hanım bu sokakta doğduğunu biliyoruz. Yine Halit Ziya Uşaklıgil’in hatıraları var. Kısaca çok önemli insanlar ve hatıraları var” diye konuştu.

İÇİMİZİ ACITIYOR

İzmir’in tanınan bilinen ailelerin yaşadığı evlerin kaderine terk edildiğini söyleyen Beşikçi, “Sadece Basmane değil. Tepecik, Damlacık içimizi acıtır. Eşref Pasa Hastanesi bunlar hep içimizi acıtıyor. Eski İzmir evleri gerçekten çok ilginç o avlulu, havuzlu, cumbalı güzelim evler ve bir kültür varlığının karsısında yapı yapmak hatta boyamak için bile izin alınması gereken işlemler yer alıyor. Hem hamamların hem de Camilerin bakıma ihtiyacı var. Bu kentin içerisin de çok önemli türbeler var. Maalesef defineciler tarafından kazılmış hep tabanları” diye konuştu.

RESTORASYON BEKLİYOR

Anafartalar Caddesi’nin de üzerinde bulunan camilerin ve eski İzmir hamamlarının dışında birçok yapı olduğunu dile getiren Beşikçi, “Kemeraltı Çarşısı’na girdiğiniz zaman orada bir sürü hamam var. Şu an pasaj olarak kullanılıyor. Ve bugün yine Kıllıoğlu İbrahim Efendi Hamamı yıllardır restorasyon bekliyor. Tabii restorasyon konusunda da bazı sıkıntılar var. Biz hep Namazgâh Hamamı’nın, hamam müzesi olarak kente armağan edilmesini çok istedik. Fakat restorasyon sırasında korunması gereken özellikle mermer kırmamalarının maalesef dışarıya atıldığını gördüm. Yine hamamın ısınması eskiden klasik şekilde yapılırken doğalgaza çevrildi duyumlarıma göre. Şimdi ısıtma zorlukları da baş gösterdi. Restorasyon konusunda da çok dikkatli olmak lazım. Hepsi birbirine benziyor. Salgın geçtikten sonra yine çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugün Kadıoğlu Abbarası’na yeni kardeş bir Abbara geliyor. Abbaralar kamuya ait bir yoldan bir yola özel bir yapının altından geçilerek gidilen yer. Daha çok Mardin, Urfa bölgesinde rastlanır. Biz yeni yeni keşfetmeye başladık. Uzun Han restore ediliyor çok başarılı bir çalışma. Mimar Kemalettin’dengiriş yapan Fevzi Paşa’ya çıkacak. Fevzi Paşa bulvarından giriş yapabilen de Mimar Kemalettin’e ulaşabilecek. Bu tür sağlıklı restorasyonların yapıldığını görünce mutlu oluyoruz. Mesela Mirkelam Han var, Selvili Han var, Çakaloğlu Han var bunların hepsi restorasyon için sırada bekliyor. Restorasyon maliyetli bir konu. Belediye başkanları önce bu konuya çok ilgi duyuyorlar fakat maliyeti duyunca maalesef tatbikat konusunda sıkıntılar çıkıyor. Ama yine de umutluyuz” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
16°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?