'Devletin KHK'sı varsa, bizim de seyircimiz var!'

Vedat Araz ile Kent ve Sanat'ın konuğu tiyatro oyuncusu - yönetmen Yunus Kara oldu.

KÜLTÜR SANAT 26.02.2020, 13:23 26.02.2020, 14:59

İZ GAZETE - İz Web TV’de yayınlanan Vedat Araz ile Kent ve Sanat'ın konuğu tiyatro oyuncusu / yönetmen Yunus Kara oldu.  

Tiyatro oyuncusu, yönetmen ayrıca İz Gazete yazarı Yunus Kara 11. yılına girdiği tiyatroya, KHK ile kapatılan Yenikapı tiyatrosu ile başladığını belirtti. Kapatılan Yenikap Tiyatrosu'ndan sonra İzmir Halk Tiyatrosu olarak devam ettiklerini belirtti.
İz Gazete’nin Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, yerel bir gazetede sürekli olarak tiyatro sayfası çıkartmasına değindi. Kara ‘’Editörü olduğum Tiyatro bünyesinde dört farklı kitap çıkardık. Şimdi İz Gazete köşe yazıları yazıyorum. O sayfaya destek olan herkese teşekkür ediyorum. Tiyatro üzerine yıllarını vermiş insanlar ile birlikte sayfa hazırlıyoruz. Sekiz farklı yazarla dört hafta boyunca, haftada iki yazarla devam ettiğimiz ve aynı zamanda röportajlarla sayfayı güçlendirdiğimiz güzel bir çalışma devam ediyor. İz Gazete'nin desteği üzerimizde, yazılı basın olduğundan beri tiyatro sayfamız çıkıyor. Türkiye’de bu bir ilk. Yerel gazetenin sürekli olarak tiyatro sayfası çıkartması çok değerli’’ dedi. 

Tiyatroya nasıl başladığını anlatan Kara, ‘’Benim tiyatroya başlamam bir işsizlikle oldu. Tiyatronun seyircisiydim. Ben halkla ilişkiler ve reklamcılık okudum. Reklamcılık yaparken işsiz kaldım. İşsiz kaldığım zaman sevdiğim bu sanat ile ilgilenmeye başladım. Yenikapı Tiyatrosu'nda bunun eğitimini aldım. Bunun üzerine üretim yapmak istedim. Yenikapı’da eğitim aldıktan sonra üretime başladım. 11. yıla girmek üzereyim.’’ 

Tiyatronun insana, güzel bir dil ile söylem imkânı verdiğini belirten Kara,‘’Tiyatro değer katıyor. İnsanlar günlük hayatta sevmediği işleri yapmak zorunda kalıyor. Bunu ifade etme imkanı da bulamıyorlar. Tiyatro insanlara anlatmak istediklerini güzel bir dil ile anlatma imkânı veriyor. Hem senin hayatını, hem dokunabildiğin insan hayatını güzelleştiriyor. İnsanların dertlerini de güzelleştirerek söylemesine olanak sağlıyor. Dert değil söylem güzelleşiyor‘’ dedi. Emek verilen değerin başına bir iş geldiğinde insanın daha çok sahiplenmesi gerektiğini söyleyen Kara, ‘’İnsan emek verdiği işi seviyor. Başına bir şey geldiği zaman daha çok sahip çıkmak istiyor. Hadi gelin ulen buradayız, bakalım ne kadar vurabileceksiniz durumunu yaşıyoruz‘’dedi.

'DEVLETİN KHK'SI VARSA BİZİM DE SEYİRCİMİZ VAR!'

Türkiye’de KHK ile kapatılan tek Türkçe tiyatro yapan ekibin Yenikapı Tiyatrosu olduğunu anlatan Yunus Kara, "Yenikapı Tiyatrosu'nu KHK ile kapattılar. Biz yine tiyatro yapmaya devam ettik. Çünkü bir tiyatronun kapatılması kadar absürt bir durum yok. Dünya tarihinde böyle bir durum görülmedi. KHK masalarına gittik bir cevap alamadık. Gerekçeyi biz de bir türlü öğrenemedik" dedi. Kapatılan Yenikapı Tiyatrosu'ndan sonra tekrar üretmelerine destek olan eğitmenlerin gücüyle geniş kitlelere eriştiklerini belirten Kara, ‘’Baskıdan sonra daha çok yanımızda dostlarımız, yoldaşlarımız oldu. Halkımızdan ve seyircilerimizden çok destek aldık. Buda bize güç olarak geri döndü. Devletin KHK’sı varsa bizim de seyircimiz var, bizi yaşatan bu. Dayanışma güçlendiriyor. Yenikapı’nın ardından kurduğumuz İzmir Halk Tiyatrosu ile çok daha geniş kitlelere erişmiş olduk. Cengiz Toraman, Levent üzümcü, Ali Hakan Beşen, Cezmi Baskın gibi değerli oyuncular ile çalışıyoruz. Daha öncesinde Nebil Sayın ile beraber çalıştık. Bizim ayakta durup devam etmemize yardımcı oldular. Onlar için daha çok ayakta duracağız daha çok üreteceğiz" dedi.

'DERDİN DERDİME ORTAK OLSUN'

"Tiyatro halkın derdidir. Halkın derdi hepimizin derdidir" diyen Kara, ‘’Nazlı Masatçı, Cenk Dost Verdi ve Gizem Yerik gibi tutsak edilen arkadaşlarımızın yanısıra dışarıda engellenmeye çalışılan da çok arkadaşımız oldu. Tiyatronun içeriği ve gücü, kapsayıcılığı onların çok üzerinde bir güç. Onlar seçimden seçime kendi kitlelerine hitap ederken tiyatro seçime bakmaz. Halkın derdi ile ilgilenir. Halkın derdi hepimizin derdidir. Asgari ücret alan bir aile 5 yılda bir verdiği oy ile kendini rahatlatamaz. Ama tiyatro bunu da dert edinir. Ve o aile bizim seyircimiz aynı zaman da derdimizdir’’ dedi.

Yunus Kara’nın yönettiği oyunların içeriğine değindi. ‘’Biz sahneye çıktığımızda seyircilere âşık oluyoruz. Seyirci geldiğinde kendi derdinden bir parça bulmak istiyor. Herkesin oraya gelip görmek istediği gülerken de ağlarken de kendinden bir parça bulup dertleşmek istiyor. O dertlere ortak olan birinin olmasını istiyor. Dertleri paylaştığımızda büyüyoruz. Gaye Su Akyol'dan dinlediğim bir şarkı var 'İstikrarlı Hayal Hakikattir', o şarkıda 'Derdin derdime ortak olsun' diyor. Bu dert hepimizin derdi. Türkiye’de hepimiz katliamla, yoksullukla boğuşuyoruz ve zaman zaman yalnız hissediyoruz, bu yalnızlık düşmelere sebep olabiliyor. Ama yalnız değiliz, orada bu dertleri paylaşıp birleşmenin önemini bize sahne gösteriyor. Sahneye bir oyun koyarken de bu dertleri önemsiyoruz.’’ 

Yunus Kara, sanatsal tercihinin dram olduğunu belirterek, ‘’Seyirci ilk komediyi tercih eder fakat sizin sahneye koyduğunuz oyunun etkisi güçlüyse dramdan şikâyetçi olacak insan azdır. Ortaya iyi bir oyun çıkarmışsanız seyirci dramı da sever." 

'BU ÇÜRÜME YILDA 474 KADIN ÖLDÜRÜR'

Toplumsal çürümenin sanata ve tiyatroya yansıdığını söyleyen Kara, ‘’ Bu siyasetten kaynaklanan bir durum. Toplumsal dönüşüm için odak bir güç olmayınca koşullar çürümeye başlar. Bu çürüme yılda 474 kadın öldürür. Hayvanlara, çocuklara tecavüz eder. Başka ülkede acı çeken insanlara oyuncak götüren çocukları, Ankara Garı'nda barış isteyen insanları katleder. Bu çürümeyi gördüğümüzde aşkta ve sanatta neden çürümeyi yaşadığımızı çok net anlıyoruz. Biz bu çürümeye karşıyız‘’dedi. Ayrıca gençlere, ‘’Sevdikleri alana doğru ilerlesinler. Baskılara rağmen hedeflerini bırakmamalılar. Uğrayacakları saldırılarda ve baskılarda yalnız değillerdir.’’ diyerek Yenikapı Tiyatro'sunun her daim yanlarında olacağını belirtti.

Yorumlar (0)
banner96
banner178
10°
parçalı bulutlu
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
Koronavirüs sebebiyle sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli mi?