'Çok mutlu, dert üstü, murat üstü bir hayat sürüyor olsam yazmak aklıma gelmez'

Okuyucularıyla kurmuş olduğu bağı sorduğumuzda “Keşke bunu onlara sorabilsem” diyen Mahir Ünsal Eriş ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

KÜLTÜR SANAT 02.03.2021, 15:30 02.03.2021, 15:45
'Çok mutlu, dert üstü, murat üstü bir hayat sürüyor olsam yazmak aklıma gelmez'

AFİFE NUR YILDIZ/İZ GAZETEÇeşitli dillerden çok sayıda kitap, makale ve öyküyü dilimize kazandıran çevirmen, yazar Mahir Ünsal Eriş ile yazma süreci ve edebiyat üzerine konuştuk.

Yazarken ilham aldığınız herhangi biri ya da bir şey var mı?

- Anlatacağım, ya da bana kendini anlattıran hikayenin bende yarattığı heyecan dışında bir ilham kaynağım yok bildiğim kadarıyla.

Yaşadığınız yerler yazılarınızı etkiliyor mu? Uzun bir süre Ankara'da yaşadınız, şimdi ise Londra'da yaşıyorsunuz. Bu yerler, yazılarınızda bir farklılığa neden oluyor mu?

- Olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Kafamdaki edebiyat evreni, bu saydığınız şehirlerin içinde ve üstünde bir yer sanırım. Ama zaten çok sosyal ve dışadönük biri sayılmam. O nedenle nerede yaşadığımın yazdıklarımla çok az bağı bulunuyordur muhtemelen.

Yazılarınızı ilk olarak açtığınız blogda paylaştınız. Bu anlamda edebiyat-blog ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Ben önemsiyorum. Her ne kadar sonu kötü bitse de Afili Filintalar’ın, bugün Parşömen Fanzin gibi online edebiyat ortamlarının çok katkıları olduğunu düşünüyorum. Dilerim daha da artar. Biz de literaedebiyat.com ‘da bir Litera Dergi yapmayı düşünüyoruz. Yeni seslere, yüzlere kulak kabartıp dikkat kesileceğimiz bir mecra olsun istiyoruz.

İlk kitabınızı yazdığınızda 30'lu yaşların başındaydınız. Hiç geç kaldığınızı düşündüğünüz ya da daha erken başlasaydım dediğiniz oldu mu?

- Yok, hiç düşünmedim. Hayatımdaki birçok şeyde geç kaldığımı düşündüm hep ama yazmakla ilgili tam zamanımı beklemiş olduğumu fark ediyorum. Dokuz yılda dokuz kitap yazmışım farkında olmadan. Çok da geç kalmış sayılmam.

Yazmaya başlamak için özel olarak hazırladığınız ortamlar/ambiyanslar var mı?

- Ben hiç aramam öyle şeyler. Arayanları da anlıyorum, yadırgamıyorum ama ben çok dertsizimdir. Her yerde her koşulda yazarım. Kağıt kalem olsun o bile yeter.

''Diğerleri'' kitabından tat alamadığını belirten bir okuyucuya siz de hak verdiniz. Sizce bu kitapta ne eksik kaldı? Sizi tatmin etmeyen şey neydi?

- Ben ironi yapmıştım.

Bir öyküyü/romanı bitirmeye yakın, bir şeylerin içinize sinmediğini farkettiniz. Buna rağmen yazmaya devam eder misiniz yoksa o ana kadar ki tüm yazdıklarınızı silip atar mısınız?

- Evet böyle yazıp yazıp vazgeçtiğim bir romanım var. İçime sinmezse hiç acımam. Yani öyle “tatmin olmadığım” bir kitabı yayımlatmam doğrusunu söylemek gerekirse.

İyi bir öykü yazarı ya da iyi bir yazar olmak için hangi özelliklere sahip olunmalı/neler yapılmalıdır?

- Bu soruya cevap verme hakkını başka yazarlara bırakayım. Çok iyi öykücülerimiz var çünkü. Ben sadece anlatmak istediğim hikayeme bakayım. Memduh Şevket’e böyle şeyler sordukları zaman, “Ben anlamam, Peyami Safa’ya sorun,” dermiş. Ben de öyle diyeyim.

Öykülerinizde dikkat ettiğiniz belli başlı unsurlar var mı? Olmazsa olmazım dediğiniz şeyler var mıdır?

- Tarafsız kalmayı, duygularıma ve yargılarıma yenilmemeyi çok önemserim bir hikaye anlatırken. Kimsenin tarafını tutmam.

Kadın ve erkek karakterler yaratırken onların özellikleri/davranışları konusunda gerçek dünyadan mı yoksa hayal gücünüzden mi faydalanırsınız?

- Gerçek dünyayı o kadar da cazip bulduğumu söyleyemem bir malzeme deposu olarak.

Çok kısa sürede, okuyucularınızla gerçek, samimi bir bağ kurdunuz. Bunu neye bağlıyorsunuz?

- Keşke bunu onlara sorabilsem ben de. Sağ olsunlar.

Çocukluk yıllarınıza baktığımızda ülke geneline göre nispeten daha huzurlu, mutlu yerlerde yaşadığınızı görüyoruz. Bandırma, Erdek, Susurluk daha sakin yerlerdi. Bir röportajınızda ''mutluluk, hikayeyi öldürüyor'' sözünüzle karşılaşmıştım. Bu anlamda edebiyat-duygu ilişkisine dair neler söylemek istersiniz?

- Çok mutlu, dert üstü murat üstü bir hayat sürüyor olsam yazmak aklıma gelmez demek istemiştim aslında. Var olmaktan geçinmeye tonlarca belayla güreşiyoruz hayat boyu. Bence hikayelerimizi ortaya çıkaran şey bu güreşin bizde bıraktıkları izler.

Levent Cantek ve yazdıklarınızın kitaplaşma sürecinden bahsedebilir misiniz?

- Levent Cantek çok önemli bir adamdır. Kendimi bir kenara koyacak olursam, Türk edebiyatına çok önemli kalemler kazandırmıştır. Bana kattıklarını da asla unutmam. Hem madden hem manen beni her zaman koşulsuz desteklemiş, bağımızı bir editör-yazar ilişkisinden çok öteye taşımış bir abi-kardeşliğe dönüştürmüştür. Her zaman minnet ederim.

Pandemi, tüm sektörlerde/alanlarda kendisini derinden hissettirmeye devam ediyor. Edebiyata baktığımızda pandeminin etkisi ne oldu? Üretimleri nasıl etkiledi?

- Kendi açımdan çok fark ettiğini söyleyemem. Ben zaten sair hayatımda da karantina koşullarına yakın bir sosyallik tecrübe ediyordum. Ama basın-yayın sektörünü, tüm sektörler gibi, büyük bir şiddetle vurduğunu ve bunun da ceremesini en çok basın-yayın emekçilerinin çektiğini görüyorum. Umarım toparlanır.

İngiltere ve Türkiye arasında, yazar/edebiyat alanında teşvik ve üretim faaliyetleri açısından bir farklılık söz konusu mu?

- Bilmiyorum açıkçası, bunu deneyimleyecek kadar bağım olmadı İngiltere’deki edebiyat dünyasıyla. Daha çok hayatta kalmaya çalışmakla geçti bugüne kadarki zaman.

Son olarak edebiyata ilgisi olan, bir şeyler karalayan gençlere neler söylemek istersiniz? Tavsiyeleriniz nelerdir?

- Tavsiyem okumaktır. Okumak büyülü bir dünyadır. Bir kitabı açarsınız, bir tek cümle okursunuz ve devamında artık başka biri olursunuz. Yazmak için de en çok okumak lazımdır bana kalırsa.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
17°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Sivasspor 33 50
8. Hatayspor 32 49
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 33 41
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Gençlerbirliği 33 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Ümraniye 30 44
9. Tuzlaspor 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?