Atilla: 'Görme engelli ekibimin, İzmir Bağımsız Tiyatro İnisiyatifi içerisinde eşit şekilde yer alması heyecan verici'

İzmir Bağımsız Tiyatrolar İnisiyatifi (İzmir BTİ) üyeleri ile gerçekleştireceğimiz 6 soruluk söyleşi serimizin bu haftaki konuğu “Tiyatro Nienor” İzmir Bağımsız Tiyatro İnisiyatifinin niçin kurulduğunu ve merak edilen soruları cevapladı

KÜLTÜR SANAT 28.09.2020, 12:29 28.09.2020, 12:44
Atilla: 'Görme engelli ekibimin, İzmir Bağımsız Tiyatro İnisiyatifi içerisinde eşit şekilde yer alması heyecan verici'

SERAP ATKAN/ İZ GAZETE- İzmir’de aktif faaliyet gösteren ve her yıl düzenli olarak kentin tiyatro hayatına katkı sağlayan on altı bağımsız tiyatro topluluğu, Öteki Beriki Tiyatro Topluluğu kurucusu Yılmaz Tüzün’ün çağrısı ile İzmir Bağımsız Tiyatrolar İnisiyatifi (İzmir BTİ) çatısı altında bir araya geldi. İzmir BTİ, çatısı altında birleşen on altı tiyatrodan biri olan Tiyatro Nienor ‘un kurucusu ve oyuncusu olan Ebru Atilla ile keyifli söyleşi yaptık.





Görme engelli oyunculara sahip Tiyatro Nienor’un kurucusu olan Ebru Atilla, İzmir Bağımsız Tiyatro İnisiyatifi içinde eşit şekilde yer alıyor olmanın heyecan verici olduğunu söyleyerek, “Görme engelli oyunculara sahip ekibimin, inisiyatifimizde bizlerle eşit şekilde yer alıyor olması heyecan verici bir durum. Bu dayanışmanın kendi tiyatrom için büyük umutlar taşıdığını belirtmek isterim” dedi.

 


SORU 1- Sizce tiyatro nedir ve neden değerli?

İnsan yaşamına dair her şeyi dil ve görüntü ile anlatırken, insanı eylemleri ile sınayan yegane sanat tiyatrodur. Bir oyunu sahneleye koyarken, mevcut tüm güzel sanatları bünyesinde barındırmasının yanında yaşam gerçeğini ortaya koyduğu tarih boyunca toplum üzerindeki etkisiyle değeri tartışılmaz bir sanattır.
 

OYUNCULUK OKULLARINA GİTTİKÇE RAĞBET ETTİĞİNİ GÖRÜYORUZ’

SORU 2- Tiyatro beklediği önemi görüyor mu ve gençlerin tiyatroya ilgisi nasıl?

Tiyatro ilk ortaya çıktığı andan itibaren bir sanat olduğu kadar, bir iletişim aracı da olmuştur. Günümüzde iletişim mekanizmalarındaki teknolojik gelişmelerden etkilendiği için eskisi kadar popüler olmadığı düşünülüyor. Ancak gençlerin oyunculuk okullarına gittikçe daha fazla rağbet ettiğini görüyoruz. Bu bir yandan tiyatro seyircisinin yetişmesini sağlıyor. Bu sebeple tiyatroya olan ilginin sürüdüğünü söyleyebilirim.


SORU 3- Oynadığınız oyunlar toplum meselelerine dâhil oluyor mu?

Tiyatro Nienor'un asıl kurulma amacı toplumun ötekileştirdiği insanların sesi olmaktı. İlk oyunumuz 'Camille' 'den itibaren sahnelediğimiz tüm oyun ve performansların ana temalarını toplumdaki haksızlıklar, işlevsiz yargılar, muhalif duruşlar ve kadın sorunları üzerinden belirledik. Modern hayatın insanlara dayattığı rollerin sorgulanması, seyirciyle organik bağları güçlendirmek gibi hedeflerle ilerlemekteyiz. Tiyatro Nienor'un kurucusu olarak, son 4 yıldır görme engelli bireylerle okuma tiyatrosu atölyeleri yürütüyor ve onları sahneye çıkarıyorum. Toplumda sanata erişimin önündeki engelleri kaldırma konusunda kayda değer bir ilerleme elde ettim. Diğer tiyatrolara dezavantajlı kesimin neler yapabileceği konusunda örnek teşkil edebilecek bir model oldum.
 

‘DAYANIŞMA BÜYÜK UMUTLAR TAŞIYOR’


SORU 4- İzmir Bağımsız Tiyatro İnisiyatifi kuruldu. Tiyatro Nienor olarak siz de yer alıyorsunuz. Niçin kurulduğunu ve inisiyatif içinde bulunma fikrine nasıl sahip olduğunuzu sizden dinleyelim.

Öncelikle böyle bir oluşum içinde yer almanın çok kıymetli olduğunu söylemeliyim. İzmir'de 11 yıldır üreten bir tiyatro olarak, içinde bulunduğum tüm dernek ve gruplardan farklı olarak ilk kez demokratik kararlar alan bir inisiyatifin kuruluşuna tanıklık ettim. Salgın sürecinde karşılaştığımız sorunlar, bizi bekleyen belirsizlik yüzünden çözüm üretme derdindeyken sık sık bir araya geldiğimiz 17 bağımsız tiyatro ile kaçınılmaz olarak tek bir çatı olduk. Tüm dünyada olduğu gibi İzmir'deki tiyatroları da krize götüren salgın ana sebep gibi görünse de, genel sorunlarımızın ortaklığı yüzünden şeffaf ve doğru bir örgütlenmeye ihtiyaç hissediyorduk. Aynı ihtiyacı duyan tüm bağımsız tiyatroların katılabileceği bu inisiyatifte, performans ağırlıklı, deneysel bir tiyatro olarak fayda sağlayacağım projeler şimdiden hazırlanmaya başladı. Ayrıca görme engelli oyunculara sahip ekibimin, inisiyatifimizde bizlerle eşit şekilde yer alıyor olması heyecan verici bir durum.. Bu dayanışmanın kendi tiyatrom için büyük umutlar taşıdığını belirtmek isterim.


​​​​​SORU 5- Peki tiyatronun geleceği nereye gidiyor?

Bu soruya cevap verebilmek için, yaşanmakta olan süreci takip etmekteyim. Şimdiye kadar bildiklerimizi sarsan zorunluluklarla karşılaştık. Tek söyleyebileceğim, insanlara ne oluyorsa, sahnedeki oyuncuya da aynısı olacak. İnsanlarda derinleşen yaralar oluştukça, daha derin bir tiyatro anlayışına ihtiyaç doğacak. Yeni olasılıkları deneyerek, alıştığımız tiyatroyu dönüştüreceğiz belkide!

YETERLİ BİLGİYE SAHİP OLMADAN TİYATRONUN ANLAŞILMASI MÜMKÜN DEĞİL !


SORU 6- Son olarak tiyatroyla ilgileneceklere önerileriniz var mı?

Kişisel olarak, kimseye nasıl oynanacağının öğretilemeyeceğine inanıyorum. Somut becerileri serbestçe kullanmak için belli donanımlara yönelinmesi taraftarıyım. Kültür, bilim, sanat konusunda yeterli bilgiye sahip olmadan tiyatronun anlaşılması, yorumlanması ve ortaya konması mümkün değildir. Tüm bunlar okumak, aktif seyirci olmak gibi eylemlerle beslenirken, kişinin dil, beden becerilerine odaklanmış deneyimleri edinebilmesi gereklidir. En belirgin yargım ise, tiyatroya tutkuyla bağlı olup olmadığına karar vermeden, tiyatro sanatının icra edilemeyeceğidir.
 



 

İZMİR BTİ'NİN BASIN BİLDİRİSİ

Bizler, bağımsız tiyatrolarız… Bizler, İzmir’de tiyatro edimiyle varlığını sürdüren, üreten tiyatrolarız. Yaşadığımız kentin eşitlik, evrensellik esasıyla perdelerini açan sanat üreticileriyiz. “Buradaydık! Sahnedeydik!” diyebilmek, daha da yazmak, oynamak, tasarlamak için; yüzyıllardır söylenmiş, yazılmış, çizilmiş sanatın içinde: “Tiyatro sahnesini seçmişleriz.” Kentimizin tiyatro belleğinin seyrinde görünebilir olmak, üretmişler olabilmek için, bağımsızlaşanlarız sahnelerimizde… Öyleyse, insanın tasasına, hüznüne, kahkahasına, hikâyesine ortak bizler, şimdi birbirimizin tiyatrolarının ortaklaşan dertleriyle dayanışmak için yola çıkıyoruz. “İzmir’de Bağımsız Tiyatrolar Var!” diyoruz. Her daim dayanışmayla…

 


 

HANGİ TİYATROLAR YER ALIYOR?

Bir Varmış Bir Yokmuş Tiyatro, Günce Sanat Tiyatrosu, Han Tiyatrosu, İzmir Halk Tiyatrosu, New York Sanat Akademi, Oyun Hamuru Tiyatrosu, Öteki Beriki Tiyatro Topluluğu, Roket Yapım, Tiyatro Kalemi, Tiyatro Nienor, Tiyatro Pınarı, Tiyatro Punta, Tiyatro Salt, Tiyatrohane, Tiyatrolog, Toprak Sahne Tiyatrosu.


 

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
13°
açık
Anket Tümü
İzmir'de de başlayan MHP'nin 'askıda ekmek' kampanyası hakkında ne düşünüyorsunuz?