28.10.2022, 09:20

Kişisel tarih olarak sinema aşkı

Sinemanın yedinci sanat dalı olarak toplumsal yaşama getirdikleri hakkında kitaplar yazılır elbet. Fakat işin bir de kişisel yönü var. Her birimizin filmlerle kurduğu serüven başka. Sinemaya atfettiğimiz değer de filmlerden beslenen kültürel yapımız da kişisel tarihimizin büyük bir parçası. Hatta bana kalırsa iflah olmaz sinemaseverler için filmlerin rolü, yaşam deneyimlerini belirleyecek denli güçlü. Öyle ki kişinin çocukluktan itibaren izlemeyi tercih ettiği film türlerine, hangi filmlerden daha çok etkilendiğine, hangilerini defalarca izlediğinde bakarak dünya görüşü, duyguları, düşünsel yapısı hakkında pek çok şey söylenebilir. Filmlerden yola çıkılarak bir yaşamın izi sürülebilir kısaca.



SAYFANIN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ



KIRK YILIIN FİLMLERİ

Bu düşüncelerle bu hafta yeni bir film eleştirisi yerine, biraz daha özel, kişisel bir yazı yazmak istedim. Bu pazar, yaşamımın kırk birinci yılı noktalanıyor. Acısıyla, tatlısıyla bir çırpıda geçip giden yıllar… Özellikle hayat bilgisi anlamında, geriye dönüp baktığımda en çok aklımda kalanların filmlerle kurduğum ilişkiye dayanması ne tuhaf! Çocukken sinemanın yaşamımı böylesine sürükleyeceğini, kendisine bağlayacağını tahmin edemezdim. İçinde devindiğim bu büyülü dünya beni etkisi altına aldığı günden bu yana, kabaca 32 yıl geçti. 32 kısım tekmili birden akan bu yıllarda sinemanın ateşini kalbimde daima hissettim. Film çekme hayalleriyle beslediğim bu ateş bazen harlandı, gürül gürül oldu, bazen cılız korlara dönüşüp uyudu, sonra yine küllendi. Şimdi baktığımda hâlâ orada beni beklediğini görüyorum. Pazar gecesi 41 kere maşallah deyip sevdiklerimle kadeh kaldırırken, şanslıysam gözlerimi merak ve hayretle açacağım ikinci kırk yılımda da sinema aşkıyla dolup taşmayı düşlüyorum. Belki böylece kırklara karışmak da mümkün olur. Kırk satır yazıp öğrenmenin kırk yıl daha kölesi olmak…

Muhtemelen bu cümlelere nostalji duygusu da neden oluyor. Hâliyle, geçen zamanın kaydını tutamadığımız için zihinsel muhasebelere girişmek, geçmiş günleri anmak ihtiyacı doğuyor. Böylece kişisel sinema tarihi meselesine yeniden geliyoruz. Sinemanın yükselen bir yıldız gibi yaşamımıza girdiği 1895’ten beri her kuşak, onunla başka bir gönül ilişkisi yaşamış olmalı. Kuşakların eğilimleri kadar kişilerin de film yolculukları değerli ve kendine özgü. Gelişen teknolojiden, izleme imkânlarının artmasından ve seyir mecralarından etkilenen, yeni yollar açıldıkça yeni anlamlar üreten uçsuz bucaksız bir alan burası. Yetişmek mümkün değil. Hepsini tüketmek bir insan için imkânsız. İster istemez seçim yapmak zorundayız. Çocukluğu, gençliği sinemanın Altın Çağ’ında (kabaca 1930’lu, 40’lı yıllarda)  geçmiş pek çok kimse haftanın her günü film izlese sinema gündemini büyük ölçüde takip edebilirdi. Fakat onlar da 2000 sonrasında çekilen filmleri gör(e)medi; bugünün seyircileri ise  (aslında büyük kısmı gereksiz) akıl almaz bir bolluk karşısındalar. Üstelik filmlerin farklı formlarda üretildiği, dizi patlamasının yaşandığı zamanlardayız. Dijital devrim, film izlemeyi ve hatta üretmeyi çok daha kolay hâle getirdi. Önceki kuşakların ancak sinema müzelerinde, sinemateklerde izleyebildikleri filmler artık çok uzun sürmeyen bir aramayla, bu devasa dijital çöplükte bulunabiliyor.

BU BİR “HIZ TUZAĞI”

Sinefiller için müthiş bir olanak. Fakat bir yandan da takıntılı bir sinemasever için belalı bir iş. Devir, hıza endeksli olunca; üretilen her şey bir anda tükenip kayboluyor. Değerli olanı bulup çıkarmak, üzerine konuşmak, etraflıca düşünmek için gereken zaman ve emekten yoksun bir kültür ortamı var. Kuşkusuz doğal karşılanabilir bu. Teknolojik atılımların yarattığı kapitalist beklentiler, kültür tüketicilerini böyle yeni alışkanlıklarla donatıyor! Bütün bunlara rağmen, sinema oburluğunun kişiye pek yararı olmaz. Yıl içinde gördüğün film sayısının bir önemi yok. Önemli olan nitelikli filmleri seçip yaşamına katabilmekte.

Etrafımız onlarca platformla sarıldığı için bir filmi bitimsiz bir heyecanla beklediğim çocukluk günlerini daha çok özlüyorum. Size de oluyor mu bilmem ama herhangi bir dijital platformun ara yüzünü açınca, karşıma gelen yüzlerce seçenek arasından birini seçemez hâle gelip uygulamayı kapattığım çok oldu. Bu bazen ciddi bir isteksizliğe bile dönüşebiliyor. Belki yetişkinliğin getirdiği yorgunlukların etkisi de vardır, eskisi gibi, hikâyelere kaçmak kolay değil. Ertesi günün zorlukları ve yılgınlıkları kapıda beklerken filmlerin kaçış imkânı sunan dünyasına çocukluk ve gençlik kaygısızlığıyla pek giremiyoruz artık. Bu sadece klasik anlatı kalıplarına uygun hikâyeler anlatan ticari sinema için değil bağımsız filmler için de geçerli olabiliyor. Hatta bu tür filmleri irdelemek için daha çok zamana ihtiyaç olduğu bir gerçek.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner240
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
banner241
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?