Cengiz ALDEMİR/ANKARA

Dünya Sağlık Örgütü’nün 11 Mart 2020 tarihinde pandemi olarak ilan ettiği  ve Türkiye’de de  de hızla yayılan Corona virüs nedeniyle işverenler zenginleşirken 20 milyonu aşkın işçi ve ailelerinin yoksuluk, işsizlik ve güvencesiz çalışmaya itildiğini vurgulayan HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, işverenlere işten çıkarma yasağı ve sınırsız ücretsiz izin hakkı getirildiğini anımsatarak, "

Bu kapsamda7244 sayılı Kanun ile 4857 İş Kanununa Geçici 10.Madde eklenerek pandemi sürecinde işletmelerin sendikalaşmayı engelleyici tutumlarına karşı işverenlerce adeta bir silaha dönüştürülen, işvereni ispatlamakla yükümlü kılmayan  4857 Sayılı İş Kanunun 25/2. (Kod 29) Maddesinde yer alan uygulamalar sebebiyle DİSK-AR’ın CİMER başvurusu ile SGK'den elde edilen verilere bakıldığında 2020 yılında 176 bin 662 işçinin işten çıkarma yasağı döneminde Kod 29 ile işten çıkarılmış olduğu ve iş güvenliği nedeniyle sendikalaşan işçilerin adeta Kod 29 üzerinden açıkça açlığa mahkum edilerek bir kıyıma tabi tutulduğu görülmüştür" değerlendirmesinde bulundu.

TAZMİNAT VE İŞE İADEYE İŞVERENE BIRAKMAK ANAYASAYA AYKIRI

Mahkemelerin işe iade davalarında işçi lehine karar vermemesinin yeni sorunlara yol açtığını kaydeden Kemalbay, "4857 sayılı İş Yasasının 21.Maddesinin 1.Fıkrası feshin geçersizliğine karar verilmesi halinde işverenin işçiyi işe başlatmaması durumunda işçiye, boşta geçen süreye yönelik en fazla 4 aylık ücret tutarındaki tazminatı, diğer hakları ve en az 4 en çok 8 aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatını ödemek zorundadır kararı ile işçiye tazminat ödeme ya da işe başlatma konusunda karar verme hakkı işverene bırakılmıştır. Bu Anayasaya ve İş Hukuku'nun özüne aykırı bir düzenlemedir. İş güvencesi hakkı kapsamında düzenlenen işe iade davalarının uygulamada iş güvencesini sağlama açısından son derece eksik ve yetersiz olduğu, İş yasasında işçiler için güvenceli bir iş ilişkisinin bulunmadığı, ismi işe iade davası olan iş güvencesi hükümlerinin mevcut haliyle sorunları çözmekte yeterli olmadığı açıktır" ifadelerini kullandı.

İŞÇİ MAĞDURİYETİNİ GİDERECEK TEKLİF

2003 yılında yeni İş Yasası kapsamında “10 işçi” koşulunun “30 işçiye” yükseltilmesi ile işyerlerinin yüzde 90’ının işçilerin ise yarıya yakınının iş güvencesi kapsamı dışına düştüğünü, küçük ölçekli işyerlerinde çalışma, kadınlarda erkeklere göre daha yaygın olduğu için bu değişiklik, en çok kadınları güvencesizliğe ittiğini belirten HDP'li Kemalbay,  "Kanun maddesinde yer alan iş güvencesinden yararlanmak için 30 işçi şartı kaldırılarak işçi lehine düzenleme yapılması gerekmektedir. Feshin geçerli nedene dayandığı yönünde ispat külfeti işverene ait olup, işverence somut olarak fesih nedeninin gerçekleştiği ispatlanmalıdır. Özellikle performansa dayalı çıkış kanun metninden tamamen çıkartılmalıdır. 

İşçilerin, işverene karşı işe iade davasını açarak feshin geçersiz olduğunu iddia etmeleri yeterlidir. 

Bu kanun teklifi ile işe iade davalarında işverenin işe başlatmama hakkının olmaması ve mahkeme tarafından feshin geçersiz olduğu hükmedildiğinde bu kararın uygulanması noktasında hareket edilerek yaşanılan mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanmaktadır."