Cengiz Aldemir/ANKARA- Meclis Genel kurulu'nda konuşmasının başında, "Patronların, maliyetli diye insan öldürme özgürlüğü olabilir mi?" sorusunu milletvekillerine yönelten HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay "Türkiye'de var. Dün, eşarbı iş makinasına takılan 13 yaşındaki bir çocuk işçi Ula Kerem, Mersin'in Akdeniz ilçesinde hayatını kaybetti, narenciye paketlemede çalışıyordu. Son sekiz yılda 500'ü aşkın çocuk iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Son yirmi yılda 30 bini aşkın kişi iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Bilime göre, bu iş cinayetlerinin yüzde 98'i önlenebilir kazalardan oluşuyor. O yüzden kaza değil, iş cinayeti diyoruz" dedi.

AKP DÜZENİNİN ADI ÖLÜMDEN BESLENEN

AKP zihniyetinin parayı, kârı, insan yaşamından daha değerli gördüğünü vurgulayan HDP'li Kemalbay, "Sizin düzeninizin adı: "Nekrokapitalist düzendir." Ölümden beslenen bir kapitalizm, ölüm ekonomisi, ne ahlak tanıyor ne ahlak ilkesi biliyor ne de hukuk ilkesi tanıyor. Hükûmetiniz "Sermaye biriksin, patronlar daha fazla kazansın, Türkiye obez de olsa büyüsün." diye iş cinayetlerine de, doğanın tahrip edilmesine de, paranın değer kaybetmesine de, işsizliğe de, güvencesizliğe de, yoksulluğa da net şekilde göz yumuyor. Ne Allah korkusu biliyorsunuz, ne kuldan utanıyorsunuz, yazıklar olsun! İş cinayetinde yaşamını yitiren çocuk işçi Ula Kerem'i saygıyla anıyorum. İş cinayetlerine, sömürüye, talana, çocuk işçiliğine hayır diyorum" sözleriyle tepki gösterdi.

TORBA YASASI KRİZE ÇARE OLAMAZ

AKP'nin İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapacağı torba yasa teklifini ekonomik krize çare olamayacağını vurgulayan Kemalbay, " Neresinden tutalım bu torba yasanın? Kısaca söylersek, icra iflas dairesine ilişkin düzenlemelerin yapıldığı bu teklif de yine yapısal sorunlara çözüm oluşturulamamıştır. Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizinden geçiyoruz. Bu torba yasa, buna çare olamaz. Halktan kaçırılarak bütçe görüşmeleri yapıyorsunuz şu yan tarafta ve halktan kaçırıyorsunuz çünkü yurttaşlarımızın size soracağı şu soruya cevap veremezsiniz. Bakın, bir ülkenin bütçe teklifinde faiz giderlerine ayrılan pay, eğitime ayrılan paydan daha fazla olabilir mi? Siz bu soruya cevap verebilir misiniz? Evet, Türkiye'nin 2022 bütçesinde faize ayrılan pay, eğitime ayrılan paydan daha fazla. Gördünüz mü neymiş faiz lobisi, kimmiş faiz lobisi?" diye sordu.

AKP'NİN KURTULUŞ DEDİĞİ, BORÇ BATAKLIĞI

Kaynakların servete, yandaşa, ranta, savaş baronlarına, faize, garantili proje ödemelerine gittiğini, çiftçiye, asgari ücretliye, işsize, kadına, emekliye, EYT'liye, yurtsuza, öğrenciye, engelliye, emeği görünmeyen kadına, atanamayan öğretmenlere, SMA hastası çocuklara niye bütçe yok? diye soran HDP'li Kemalbay, "Topluma kurtuluş olarak gösterdiğiniz bir tek şey var, o da borç bataklığı. Yüksek enflasyon, yüksek döviz kurları ve yüksek işsizlik çözüm bekliyorken bu torba yasa bunlara çözüm olamaz. Uyguladığınız ekonomik sistemin sonucu Türkiye'de 35 milyon insan borçlu. İnsanlar aldığı borçları ödeyemiyor. 28 milyon kişi icralık oldu. Sizin hiç icralık olma durumunuz oldu mu? Siz hiç icralık oldunuz mu?Fuat Oktay'ın bütçe sunumunda, "Covid-19 krizini fırsata çevirdik. Krizde bile ekonomiyi büyüttük." sözlerini anımsatan Kemalbay, Türkiye büyüdüyse bu paralar nereye gitti? diye sordu.

SAVAŞA, SARAYA DEĞİL HALKA BÜTÇE AYRILSIN

Bu torba yasada bunların yanıtının olmadığını ifade eden HDP'li Kemalbay şöyle konuştu: Çalışanların çifte vergilendirildiği bir sistemde besleme çevrenize çifter çifter maaş dağıttığınızı bu halkın bilmediğini mi sanıyorsunuz? Biz istiyoruz ki asgari ücretten vergi kaldırılsın; EYT'lilerin, emeklilerin haklarını tanıyalım, asgari ücreti 5 bin lira, en düşük emekli maaşını da 4 bin lira yapalım; ev emekçisi kadınlara sigorta ve emeklilik hakkı tanıyalım; konutların asgari ihtiyacı kadar elektrik, doğal gaz, internet ücretsiz olsun; iş isteyene iş, iş bulamayana temel gelir verelim; köylünün, taşımacının kullandığı mazot, motorin vergiden muaf sayılsın; dolaylı vergiler yerine doğrudan vergilere yönelelim; vergi cennetlerinin yolunu kapatalım; her harcamasını giderine yazan o devasa holdinglerden vergileri alalım; savaşa, saraya, şatafata bütçe yerine halka bütçe verelim. Tabii, siz bunları yapmazsınız, bunu zaten siz değil biz yapacağız, yeter ki gölge etmeyin fazla ihsan istemez."