Serpil Kemalbay'dan 25 Kasım özel yazısı: Mirabel kardeşlerin ayak izleri

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, İzmir Kadın Kuruluşları Birliği ile birlikte ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne özel hazırladığımız İz Kadın özel eki için bir yazı kaleme aldı.

KADIN 25.11.2020, 14:31 25.11.2020, 14:35
Serpil Kemalbay'dan 25 Kasım özel yazısı: Mirabel kardeşlerin ayak izleri

‘Mirabel kardeşlerin ayak izleri’

Kadınlar da evde ve her yerde gerçek bir demokratik dönüşüm talep ediyor. Kadınlar erkek- devlet tahakkümünün karşısında sesini yükseltiyor ve kadın iradesinin tanınmasını istiyor. Siyasi iktidarın ‘dindar ve kindar nesiller yaratma’ hedefiyle kadınlara saldırmasının sadece AKP’nin kültürel hegemonya kurma çabası veya AKP’nin beka sorunuyla ilgili olarak açıklanamayacağını düşünüyorum. Erkek-devlet ele ele vererek mevcut düzenlerini sürdürdükleri gerçeğine işaret eden büyük bir fotoğraf var. Neoliberal kapitalist sistemin kadınları ev içi rollere mahkum etmeden kendini sürdüremeyeceği, bunun ekonomik olarak sürdürülebilir olmadığını söylüyor büyük fotoğraf. Kadının ev içi görünmeyen emeğinin bedelini ödeyecek bir devlet, patron ya da erkekten bahsedilemez elbet ama bu hiyerarşik ilişkiler ve roller nasıl değişime uğramalı, biz bundan bahsettiğimizde bazı taşların yerinden oynamasından bahsediyoruz demektir. Bu da başka bir yaşam, başka bir dünya talebimiz olduğunu gösteriyor. Erkeği olduğu kadar fotoğraftaki tüm muktedirleri yerinden edecek bu talepler nedeniyle değişime direnç geliştiren iktidarların samimiyetsiz şiddetle mücadele politikaları ve geri tepmeleri karşımıza çıkarılıyor. Erkek devlet şiddeti dememiz bundan. Buradan bakınca kürtaj hakkının fiilen kısıtlanması, nafaka ve İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tehditler, ileri atılmak isteyen kadınlara ‘ölseniz de kalsanız da statünüz değişmeyecek’ demekten başka bir şey değil. Ancak kadınlar kendilerini bastırmaya yönelen total gücün de farkındalar. Bilinmeli ki biz kadınlar kendi kendimizi yönetmek istiyoruz. Benim bedenim, benim emeğim, benim kimliğim, benim kararım diyen kadınlar siyasetin de belirleyeni olmak istiyor. Las Tesis’ten, Me too’ya, Polonya’da kürtaj yasasını durduran kadın mitinginden, İstanbul Sözleşmesi’nin iptalini durduran kadınlara, ‘Eş Başkanlık Mor Çizgimizdir’ diyen Gültan Kışanak’a kadar bu mücadele bir çeşit dünya kadın yürüyüşüdür kanımca. Ve erkek devlet tahakkümüne karşı Mirabel kardeşlerin ayak izleridir takip edilen…

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
-3°
açık
Anket Tümü
WhatsApp'ın 'Gizlilik İlkesi'ni güncellemesinin ardından uygulamayı kullanmaya devam edecek misiniz?
banner208