Kanunlar değişse de yargı düzeni hala kadını korumuyor!

İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Av. Kayadelen ile İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Özkara, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yasal değişiklikler içeren kanun teklifini değerlendirdi. Önce zihniyetin değişmesi gerektiğini vurgulayan Kayadelen kadını korumayan bir yargı düzeni olduğunu savundu. Özkara ise söz konusu yasal düzenlemenin kadına yönelik şiddeti önlemede yetersiz kalacağını belirterek toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu yaptı.

KADIN 02.04.2022, 10:40
Kanunlar değişse de yargı düzeni hala kadını korumuyor!

Gizem TABAN/İZ GAZETE- AKP'nin geçen haftalarda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunduğu; kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yasal değişiklikler de içeren "Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Kadına karşı şiddetle mücadelede yetersiz kalacağı gerekçesiyle eleştiri konusu olan düzenlemeye ilişkin, İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Perihan Çağrışım Kayadelen ile İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Canan Aydemir Özkara değerlendirmelerde bulundu.

‘ÖNCE ZİHNİYET DEĞİŞMELİ’

Zihniyet değişmediği sürece kanunları değişse de bir sonuç alınamayacağını söyleyen İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Av. Perihan Çağrışım Kayadelen, “Söz konusu kanun teklifi, deyim yerindeyse ‘kadınların ağzına bir parmak bal çalmak için’ yapılıyor gibi duruyor. Yeni düzenlemeye göre; kadına yönelik şiddet dosyalarında ‘iyi hal indirimi uygulanmayacak’ diyorlar, zaten iyi hal indirimi mevcut CMK düzenlemesinde hakimin takdir yetkisine bırakılan bir iştir. Aslında ilgili düzenleme hakime; sanığın geçmişini, duruşma esnasındaki davranışlarını, sosyal çevresini araştırmasını ve bunların sonucunda bir daha suç işlemeyeceğine dair bir kanaat oluşursa ancak o zaman iyi hal indirimi uygulamasını söyler. Fakat bu, uygulamada, otomatik bir indirim haline dönüştü. Çünkü Yargıtay, iyi hal indirimi uygulanmadığında, yerel mahkemelere ‘neden iyi hal indirimi uygulamadın’ diyerek kararları bozuyor. Ama iyi hal indirimi uyguladığında Yargıtay, ‘sanığın ne iyi halini gördün de iyi hal indirimi uyguladın’ demiyor. Yeni düzenleme bunun önüne geçebilir mi? Çok emin değilim”diye konuştu.

‘YETERLİ GELECEĞİ KANISINDA DEĞİLİM’

Av. Kayadelen, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Biz, kadına yönelik şiddete ilişkin suçlarda ağırlaştırıcı bir neden olması gerektiğini söylüyoruz ama düzenlemeye baktığımızda ‘kasten yaralama ve öldürme’ suçlarını içeriyor. Fakat kadına yönelik şiddet, ilk aşamada bunlarla gelmiyor. Kadına yönelik şiddet; hakaretle, tehditle, şantajla geliyor. Bu suçlar kadına yönelik işlendiğinde ağırlaştırıcı neden kabul edilmiyor. Eğer problem gerçekten kökünden çözülmek isteniyorsa bu suçlarda da bu düzenlemenin yapılması gerekiyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan bir şiddet, hangi suç olursa olsun, bunun bir ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenmesi gerekir. Bunlara yönelik bir nitelikli hal düzenlemesi yok. Bu sebeple de bu düzenlemenin yeterli geleceği kanısında değilim.”

‘KADINI KORUMAYAN YARGI DÜZENİ’

“Zaten bizim hukuki ilerlemelerimiz maalesef, ancak infial uyandıran bir olay meydana geldiğinde gerçekleşiyor” diyen Av. Kayadelen, “Hükümet, yine son dönemde kadına yönelik şiddet ve cinayetleri arttığı ve kadınlar bu duruma isyan ettiği için böyle bir düzenlemeye gitme yolunda… Ancak öncelikle kanunu değiştirmekten ziyade kendi zihniyetlerini, sürekli kadın bedeni üzerinden yaptıkları söylemleri değiştirmeleri gerekiyor. Kanunlar ne kadar değişirse değişsin, uygulayıcıların mantalitesi değişmediği sürece iyi kanunlarla da kötü sonuçlar alabiliriz. Maalesef, erkekleri koruyan ama kadınların hayatlarını korumayan bir yargı düzeni içerisinde yaşıyoruz” dedi.

‘ÇÖZÜM ODAĞINDA EŞİTLİK OLMALI’

Söz konusu düzenlemenin kadına karşı şiddetle mücadelede yetersiz kalacağını belirten İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Canan Aydemir Özkara ise, “Düzenleme, kadına karşı işlenen bazı suçlarda cezai yaptırımın artırılmasını öngörüyor gibi görülse de bizler de aksine bu düzenlemenin, konunun özünden uzak olduğunu ve kadına karşı şiddetle mücadelede yetersiz kalacağını öngörüyoruz.  Çünkü kadına yönelik şiddetle mücadele etmenin tek yolunun; bu sorunun sebebi olan ‘toplumsal cinsiyet eşitsizliği’ ile mücadele etmek olduğunu düşünmekteyiz. Bu kapsamdaki İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararnamesiyle bir gecede alınan karar ile çıkılması ardından oluşan boşluk, her geçen gün çığ gibi büyüyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele edeceği iddia edilen bu teklifte, ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ adı dahi anılmazken, arttırılacağı öngörülen cezaların caydırıcı etkisinden nasıl, bahsedilebilir?  Günümüze kadar pek çok mahkemede gördük ki kadına şiddet davasında faile uygulanan iyi hal indirimlerinin yasa eksikliğinden değil, hakimlerin kalıplaşmış cinsiyetçi bakış açısından kaynaklanmaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadelenin çözüm odağına, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin konulmasını istiyoruz” açıklamalarında bulundu.

‘UYGULANABİLİRLİĞE GÖLGE DÜŞÜRÜYOR’

Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında talepleri sıralayan Özkara, “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 sayılı yasayı uygulamayan kamu görevlilerine yönelik etkin yaptırımların getirilmesini istiyoruz. Bu yasa teklifinde ‘ısrarlı takip’ eylemi, ilk kez Türk Ceza Kanunu’nda müstakil bir suç olarak düzenleniyor ve 6 aydan 2 yıla kadar da hapis cezası öngörülüyor. Ancak bunda da bir fiilin, ısrarlı takip sayılabilmesi için çok fazla şart aranıyor olması, kanunun uygulanabilirliğine gölge düşürüyor. Diğer yandan da öngörülen ceza bakımından TCK 96. maddesinde düzenlenen ‘eziyet suçunun’ gerisinde kaldığı görülüyor. Yani suçun cezası arttırılacak derken hafifletiliyor. Ceza caydırıcılığı yanında suçu önleme kapsamında destek politikalarının yürürlüğe girmesini talep ediyoruz. İşlenmiş suçların etkin soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile takip edilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 36 52
10. Kasımpaşa 37 50
11. Hatayspor 37 50
12. Sivasspor 36 48
13. Galatasaray 36 48
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 36 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 36 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Crystal Palace 36 45
13. Aston Villa 36 44
14. Newcastle 36 43
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
banner178
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?