İzmir Barosu ve Büyükşehir Belediyesi'nden anlamlı protokol

İzmirli kadınlar, 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Konak Meydanı’nda bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Barosu ise şiddet mağduru kadınlara yönelik psikolojik ve sosyal destek çalışmalarında güç birliği yapmak için protokol imzaladı.

KADIN 25.11.2019, 17:25 25.11.2019, 18:02
İzmir Barosu ve Büyükşehir Belediyesi'nden anlamlı protokol

Bundan 20 yıl önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan kararla “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele” günü ilan edilen 25 Kasım dolayısıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen program onlarca kadını Konak Meydanı’nda buluşturdu. Kadına karşı şiddet konusunda farkındalık yaratmak amacıyla Konak’a gelen kadınlar, meydana ayakkabılar bıraktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önünde gerçekleştirilen etkinliğe İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi Neptün Soyer, ilçe belediye başkanları, sivil toplum örgütleri temsilcileri, kadın dernekleri ve vatandaşlar katıldı. Öldürülen kadınları simgeleyen ayakkabıların olduğu alana çiçek bırakıldı. Konuşmaların ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Çetin Emeç Salonu’nda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Barosu arasında “Şiddet Mağduru Kadınlara Yönelik Güçlendirme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı bir işbirliği protokolü imzalandı.

KORKUNÇ TABLO

Etkinlikte yaptığı konuşmada kadın mücadelesine sahip çıkmanın insanın kendisine ve özlediği, hayal ettiği toplumsal yaşama sahip çıkmak olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Sadece Ekim ayında erkek şiddeti 23 kadını ve iki çocuğu öldürdü. 2019'un ilk on ayında 284 kadın öldürüldü, 502 kadına da şiddet uygulandı. Bu korkunç tablo, en temelde siyaset kurumunun, devleti yönetenlerin sorumluluğu ve kadını, toplumsal cinsiyet rollerinde belli bir kalıba sokmaya çalışan cinsiyetçi kirli bir zihniyetin sonucudur” dedi.

KADINLAR İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR

Tunç Soyer, kadına karşı şiddetin önlenmesi, kadının yaşamın her alanında daha görünür olması ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin etkin çalışmalarından bazılarını şöyle sıraladı: “Masal Evleri ile hem çocukların sosyal gelişimi için uygun koşulları sağlıyor hem de annelere mesleki eğitim ve beceriler kazandırarak kadın istihdamını güçlendiriyoruz.

Kadın örgütleriyle işbirliği yapılması konusunda Meclisimizde karar alıp bu alanda birçok protokole imza attık. Bu kapsamda, şiddete maruz kalan kadınların Acil Yardım Hattı'nı aramaları konusundaki iletişim kampanyalarına ve inşaat mühendisliği alanında kadınları güçlendirmek üzere yapılan 'Beyaz Baretli Kadınlar Projesi'ne katkı sağlıyoruz. Büyükşehir otobüslerimizin koltuğundaki kadın şoförlerimizle sadece erkeklere aitmiş gibi görünen mesleklerde toplumsal algıyı yıkıyor, bir devrim yapıyoruz. Üretici pazarlarımızla kadınların kıymetli emekleriyle ürettiği ürünleri İzmirlilerle buluşturuyor, kadınların her yerdeki varlığını pekiştirip ekonomik özgürlüklerine destek sunuyoruz. Biri inşa halinde olmak üzere 2 kadın sığınma evimiz bulunuyor. Kadına destek evleri projemiz var. Pek çok ilçemizde kadın dayanışma merkezlerimiz bulunuyor. Erkekler başta olmak üzere bu konuda pek çok eğitim planladık. Kurumsal eğitim için de meclisimizden karar aldık. Kamu spotları ile toplumsal alanlarda konuyu sürekli gündemde tutmaya devam ediyoruz."

'KADINLARIN ÖLMEMESİ İÇİN ÖRGÜTLENELİM'

Başkan Soyer sözlerini, “Kadına dönük şiddet başta olmak üzere her türlü ayrımcılık ve şiddetle mücadele konusunda gerekli çabayı göstermeyi, sadece İzmir için değil, ülkemiz adına çok önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz” diyerek tamamladı. Kadına yönelik şiddet uygulayan insanlara verilen cezaların az olduğunu belirten İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kızbes Seyhan Aydınise “Kanunlar uygulanmış olsaydı, erkek şiddeti ile yaşamını yitiren hem cinslerimiz hâlâ aramızda olacaklardı. Bir tek kadının ölmemesi için birleşelim örgütlenelim. Bizler de örgütlenerek ölmek istemediğimizi haykıralım. Bütün kadınlar birleşin her şeyi yenersiniz” dedi.

BÜYÜKŞEHİR VE BARO PROTOKOL İMZALADI

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Barosu arasında ‘’Şiddet Mağduru Kadınlara Yönelik Güçlendirme ve Farkındalık Çalışmaları’’ ile ilgili işbirliği protokolü imzalandı. İmza töreninde konuşan İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel, “İzmir, insan haklarının başkenti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer, 'İzmir’i kadın başkenti yapmaya talibiz' dedi. Tam da bu sözünün bir ifadesi olarak bu protokolü imzalıyoruz.”

Ortak hizmet protokolü kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Kadın Danışma Merkezi ve Kadın Sığınma Evi'nden hizmet alan kadınlar ihtiyaç duyduklarında, İzmir Barosu'ndan ücretsiz hukuki destek alabilecek. İzmir Barosu, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü kadın çalışmalarına ilişkin hukuk ve mevzuat konularında personele eğitim verilmesi için de avukat görevlendirilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise şiddet mağduru kadınlar ve kadınlarla ilgili benzeri çalışmaların duyurulmasını sağlayacak, Baro'da görevli avukatlara gerekli eğitimlerde personel desteğinde bulunacak.

ÖRNEK OLMAK İSTİYORUZ

İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, kadına yönelik şiddet, çocuğa yönelik şiddet, istismar vakaları ve her türlü hak ihlallerine karşı yerel yönetimlerle işbirliği yapmadan, yerel yönetimlerle birlikte hareket etmeden şehrin kılcal damarlarına ulaşmanın ve en küçük yerdeki mağduriyetleri ortaya çıkarmanın mümkün olamayacağını ifade ederek “Her gün şiddet haberleriyle, ölüm haberleriyle, mağduriyet haberleri ile geliyor. Merkezi iktidardan önlem almasını, acil önlem paketini açıklamasını bekliyoruz, İstanbul Sözleşmesi uygulansın istiyoruz. Ama ne yazık ki merkezi hükümet bu konuda bir adım atmıyor. Tam tersine kazanımları geri götürmek için bir çaba içerisinde, tam da İstanbul Sözleşmesi’ni etkisizleştirmek için bir gayretin içinde. Nafaka hakkından tutun, istismar mağduru genç kızlarımızı istismarcısıyla evlendirecek değişiklik tekliflerine kadar kamuoyunun gündemini meşgul eden ama kadını korumaya yönelik, kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmaya yönelik hiçbir önlem içermeyen bir dizi söylem. Tam da buna karşı çıkıyor ve diyoruz ki, biz merkezi iktidarı beklemek zorunda değiliz, yerel yönetimlerle sivil toplum kuruluşları, barolar el ele verip bu konudaki adımı yerelden başlatabilirler. Biz bunun Türkiye’deki örneği olmak istiyoruz. Bunu başarabileceğimizi inanıyoruz. Bugün bu protokolü imzalıyor olmak bu anlamda bizim için de çok değerli” dedi.

Yorumlar (1)
Yasemin 1 yıl önce
İnanmıyorum ve hangi siyasi partili bediye olursa olsun kadına degil etrafındaki kadıncıklardan başkasına deger verecekerinede güvenmiyorum çünkü imzladıkları protokolerin yıllardan beri yayınlanan bütün belediyelere valilere emniyetbirimlerine gönderilen uygulamarı bildirilen genelgeler anca böyle günlerde göz boyama anlaşmaları yapanlar yenimi ögrendiler güvenmiyorum
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
12°
açık
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?