İşten çıkarılan kadınlar: Mücadelemiz çocuklarımız için

AKP’li Bergama Belediyesi’nden sendikalaştıkları için işten atılan üç kadın işçinin direnişi 10 Şubat’tan beri sürüyor. İşten çıkarılan Nazlı Deniz Tan, Alev Çakır ve Gonca Çetin, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınları dayanışmaya çağırdı.

KADIN 08.03.2020, 18:21 08.03.2020, 18:34
İşten çıkarılan kadınlar: Mücadelemiz çocuklarımız için

NİL KAHRAMANOĞLU - Bergama Belediyesi tarafından işten çıkarılan 3 kadın işçi Gonca Çetin, Nazlı Deniz Tan ve Alev Çakır’ın belediye önünde üzerlerinde ‘işimi istiyorum’ yazılı yeleklerle ve mesai saatleri içinde sürdürdükleri hak arama eylemine, başta DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu olmak üzere birçok siyasi parti ve STK’da destek verdi. Direnişlerine ara vermeden devam eden kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

‘SENDİKA ANAYASAL HAKTIR’

İşten atılma sürecini anlatan Nazlı Deniz Tan, “2019 yerel seçimleriyle birlikte AKP’ye geçen Bergama Belediyesi seçimlerden sonra ilk olarak çalışanların mevcut sendikalarını değiştirmeye yönelik baskılarıyla gündeme geldi. Sendika seçmek işverenin tekelinde değil işçilerin anayasal hakkıdır diyen ve sendikal tercihlerini değiştirmemek konusunda irade gösteren işçi arkadaşlarımız Bergama belediye yönetimi tarafından tek tek odalara çağırılarak ekonomik sopa gösterilerek sendika değiştirmeye zorlandı. Bizler sendikamızı değiştirmeyen ve belediye yönetiminin bu tutumunu eleştiren kadınlar olarak önce zorla izne çıkarıldık ardından hayali müdürlüklere sürgün edildik. Sendika değiştirmeme konusunda iradeli olduğumuzu gören Bergama Belediyesi 7 Şubat günü iş bitimine yakın bir saatte verim düşüklüğü gerekçesiyle işimize son verdi” diye konuştu.

‘ANNELERİYLE GURUR DUYACAKLAR’

Yaptıkları eylemin hak arayan diğer insanlara özellikle de kadınlara örnek olduğunu belirten Gonca Çetin, bu misyonu yüklenmiş olmanın kendilerine de güç verdiğini söyledi. Öte yandan verdikleri mücadelenin çocuklarına bırakacakları bir miras olduğu vurgulayan Çetin, “Biz hakları hiçe sayılmış işçi kardeşlerimiz ve kadınlarımız için buradayız. Haksızlığa uğramış, yaşadıkları baskılar sonucu susturulmuş, iradelerine ipotek konulmuş tüm işçilerin yasal haklarını kullanarak, direnerek hak arama mücadelesi vermelerini, zulmün karşısında susmamalarını, yapılan haksızlığı haykırmalarına ve bu düzenin değişeceği konusunda umutsuzluğa kıpılmamalarını diliyoruz. Anneyiz ve ayakları üzerinde durmak zorunda olan kadınlarız. Çocuklarımıza yapılan haksızlığın boyutunu anlatamamak, onlarla her gün ise gider gibi vedalaşıp evden çıkmak elbette üzücü. Bizim çocuklarımıza bırakacak onurlu bir mücadeleden başka bir mirasımız yok. Biliyoruz ki büyüyüp hayatı sorgulamaya başladıklarında anneleriyle gurur duyacaklar. Bu bizim direniş motivasyonumuzu ve moralimizi diri tutuyor” dedi.

‘ŞAŞI BAKAN İRADENİN SONUCU’

Dünyada çoğalan kadın eylemleri ve mücadelesiyle ilgili konuşan Alev Çakır ise, “Son zamanlarda kadın demek ucuz iş gücü demek. Kadın demek çocuk gelin demek. Kadın demek şiddet mağduru olmak demek. Kadın demek cinsel istismar demek. Kadın demek sırf kadın olduğu için, insanca yaşamanın ötesinde olmak demek. Hâlbuki kadın soran, sorgulayan, direnen, irade koyan, tüm dünyayı değiştirebilecek dinamiklere sahip olan bir canlıdır. Dolayısıyla kadın eylemlerinin çoğalması kadına şaşı bakan iradenin somut sonucudur. Ekmek demek, emek demek, direnmek demek, özgürlük demek, anne eli demek, anne yüreği demek. Bir yanıyla da emek ve kadın sömürüsünün iliğine kemiğine kadar işlemiş kapitalist dünyanın eline bulaşmış kadın kanı demek” ifadelerini kullandı.

'SENDİKALI OLMAK YASAL BİR HAKTIR'

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Sendikalı olmak yasal bir haktır. Sendikalı olduğu için işçileri işten çıkarmak suçtur. Üç işçi arkadaşımız da uğradıkları haksızlık için direnmektedirler. Bu son derece onurlu bir direniştir. Bu sadece kendi gelecekleri için verdikleri bir direniş değildir. Bu aynı zamanda bir memleket mücadelesidir. 12 gündür onuru ile direnen arkadaşlarımızı selamlıyorum. Haksızlık hukuksuzluk son bulana kadar onların yanında olacağımızı buradan kamuoyuna duyuruyorum. İşçiler hangi sendikaya üye olacağına kendisi karar verir. Arkadaşlarımız hür iradesi ile DİSK’e üye olmuşlardır. Buradan bir kez daha Bergama Belediyesi’ne bu haksızlığa son vermesi çağrısında bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?

31 Mart yerel seçimlerinden sonra AKP’ye geçen Bergama Belediyesi işçi ve memurların Hak-İş’e geçmesi konusunda sendikal baskı yapmaya başladı. Bu baskılara direnç koyan Gonca Çetin, Nazlı Deniz Tan ve Alev Çakır sendikal hakkın işverene göre ayarlanamayacağını söyleyerek sendikalarını değiştirmedi. Sendika değiştirmeyen 3 kadın işçi önce sürgüne gönderildi, daha sonra da zorunlu izinlerle işten uzaklaştırıldı. Baskılar ve ekonomik dayatmaya rağmen sendika değiştirmeyen kadın işçiler 7 Şubat Cuma günü mesai bitiminde işten çıkarıldı. Bunun üzerine 3 kadın işçi 10 Şubat’tan itibaren belediye önünde üzerlerinde “işimi istiyorum” yazılı yeleklerle direnişe başladı.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
25°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?