‘Evin kadınlar için ne kadar güvenli olduğunu sorgulamamız gerekiyor’

Mor dayanışma İzmir üyesi Deniz Uslu, “Dünya genelinde bir salgın hastalık var ve biz hala kadın meselesini mi konuşacağız” diye düşünmenin doğru olmadığını söyledi. Uslu kadınlara yönelik şiddetin sona ermediğini belirtti

KADIN 09.04.2020, 16:20
‘Evin kadınlar için ne kadar güvenli olduğunu sorgulamamız gerekiyor’

İZ GAZETE -Vedat Araz ile Instagram Söyleşileri’nin konuğu Mor Dayanışma İzmir üyesi Deniz Uslu oldu.

İZMİR EN ÜST SIRALARDA!

2020 yılının ilk 3 ayında 78 kadın katledildiğini aktaran Uslu, 2019 yılı içerisinde ise 474 kadının katledildiğini söyledi. “Bilmediğimiz ya da kadın cinayeti olarak özelleşmeyen cinayetler de var” diyen Uslu, “İzmir de bu kadın cinayeti olaylarında sıralamanın en başlarında yer alıyor maalesef. İzmir Türkiye de batının modern yüzü olarak, özgürlük şehri olarak bilinen kadınlar hayatlarını istedikleri gibi sürdürebiliyor diye bilinen bir şehir. Ben bunun öyle olmadığını İzmir’e gelişimin 3.’ncü gününde anladım. Kadın katillerinin profili yüzünde meymenet olmayan, ipsiz sapsız tipler olarak değil öyle profil çıkaramayız. Bunun içerisinde kadın katillerinin doktoru, öğretmeni, fabrikada çalışanı, işsizi, polisi de var. Çok geniş bir tablo var” ifadelerini kullandı.

“Dünya genelinde bir salgın hastalık var ve biz hala kadın meselesini mi konuşacağız” diye düşünmenin doğru olmadığının altını çizen Uslu, “Kadına yönelik şiddet bitmedi, cinayetler bitmedi ve koronavirüsten korunmak için yapılan en büyük çağrı ‘Evde Kal’ çağrısı. Tedbirlerin, önlemlerin çok fazla alınmadığı, sağlık çalışanlarının çok ciddi risk altında olduğu, ülkenin genelinin risk altında olduğu bir süreçte sunulabilecek tek şey ‘evde kal’ çağrısı oluyor. Fakat evin kadınlar açısından ne kadar güvenli olduğunu sorgulamamız gerekiyor”

‘YALNIZ DEĞİLSİNİZ’

İstatistiklere göre koronavirüs salgını ile birlikte Fransa’da, İtalya’da, İspanya’da ve Çin’de kadına yönelik şiddetin arttığını söyleyen Uslu, “Türkiye de de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Çünkü evler kadınların en fazla şiddet gördüğü, en fazla istismara uğradığı yerler. Dolayısıyla buraya kapanmak demek kadınlar açısından daha sancılı bir süreci doğurabilir. Burada da biz hem avukat ağı kurarak hem de örgütlenmemizi artırarak ‘Yalnız değilsiniz, bize ulaşabilirsiniz, birlikte bu süreci önleyebiliriz’ çağrısını yapıyoruz. Hem avukat arkadaşlarımıza hem de bu olayları yaşayan kardeşlerimize böyle çağrımız var. Umarım böyle bir şey yaşanmaz” diye konuştu.

Kadınların daha fazla örgütlenmesinin önemine değinen Uslu, “Korona günleri çalışmayanları eve kapattı. ücretli izin herkese verilmediği için bir kısmımız hala çalışıyor. Kim nerde nasıl olursa olsun dayanışma büyüyebilir, birlikte olabiliriz. Sosyal medyaysa şimdiki mücadele alanımız sosyal medyada beraberiz, dijital dünyaysa dijital dünya da beraberiz. Biz de etkinliklerimizi oralara taşıdık” şeklinde konuştu.

İSTİSMARCILARIN DIŞARI ÇIKACAĞI SİSTEMİ KABUL ETMİYORUZ’

AKP tarafından gündemde olan Af yasasına dair de konuşan Deniz Uslu, “Tecavüz, şiddet, katliam faillerinin serbest bırakılmasını asla kabul etmiyoruz. Açık cezaevinden serbest bırakma uygulaması var. Çünkü indirimi de kabul etmiyoruz. Düşünce suçlularını muhaliflerin içeriye tıkıldığı, istismar suçluların dışarı çıkacağı bir adalet sistemini kabul etmiyoruz. Buna karşı eylemlerimiz sosyal medya üzerinden oldu ve olmaya da devam edecek. Yapabileceğimiz bütün mecraları zorlayacağız” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
16°
parçalı az bulutlu
Anket Tümü
Koronavirüs sebebiyle sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli mi?