Gizem TABAN/İZ GAZETE- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İzBB) iştiraklerinden İZDOĞA tarafından Konak’ın Yenidoğan Mahallesi’nde hayata geçirilen İzDönüşüm Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi’nin açılışı gerçekleşti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla yapılan açılış töreninde; Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, TBMM CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay, Genel Başkan Başdanışmanı ve İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve İzDönüşüm emekçileri yer aldı. 

‘MÜCADELE VERİLMELİ’

geçirilen İzDönüşüm Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi’nin açılış törenindede konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Büyük kentlerde şunu görüyorum. Bir işçi vardır, çöplerden kağıt ve plastik toplar. Günün 2 saati çalışır. Ama sigortası yoktur, iş güvencesi yoktur. O gün ne kadar kazanacağı belli değildir. Aile yaşamı bile tehlikededir. Dolayısıyla bu insanlara hep sahip çıkmak istemişimdir. Onları örgütlemek lazım; yarın yaşlanacak bu insanlar onların sosyal güvenceleri lazım. Hastalanacak kendisi, ailesi, çocukları; doktora gidecek bu insanlar. İlaçların çok pahalı olduğunu da biliyorum. Bir şekilde onların toplumda olumlu bir birey olarak yaşamaları gerekiyor ve bunun mücadelesinin verilmesi gerekiyor” dedi.

‘BEN SİZİN YANINIZDAYIM’

Kılıçdaroğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Burası eski bir tesis; Başkan burayı önce satın aldı ve büyük bir yatırım yaptı. Yatırım yaptıktan sonra buraya çöp getiren, kağıt getiren, karton getiren, plastik getiren pek çok insan olacak. Ancak onların da güvencesinin olması lazım. Belediye dediğiniz, o beldede yaşayan her bir yurttaşın hakkını ve hukukunu teslim eden kurum demektir. Beldenin huzuru olmasını ister. Beldede yaşayan herkesin parka giderken, denizin kenarında gezerken, meydanlarında, caddelerinde, sokaklarında gezerken temiz bir kent görmek ister. Bizim ‘çöp’ diye dışarıya attığımız, kullanmadığımız pek çok şeyin aslında bir servet olduğunu aslında bütün dünya biliyor. Ama bu serveti yeniden ekonomiye kazandırırken insan unsurunun göz ardı edilmemesi lazım. Ben, sizin arkadaşlarınızla İstanbul’da birden fazla toplantı yaptım. Üniversiteyi bitiren, sizin işlerinizi yapan kardeşlerimi, arkadaşlarımı gördüm. Sizlere seslenmek isterim: Ben beşli çetelerin adamı değilim, lordların, baronların adamı değilim; ben sizin yanınızdayım, alın teri dökenlerin yanındayım. Çalışanların yanındayım, alın teriyle hak edenlerin yanındayım. Bu ülkede herkesin karnı doyduğu zaman dostluk gelir bu ülkeye. Herkesin karnı doymada, fakirin ezildiği, bazılarına büyük kaynakların aktarıldığı neoliberal bir düzeni asla kabul etmiyorum. Altta kalan ezilsin, üstte kalan zenginleşsin. Olmaz efendim, olmaz. Sosyal devlet dediğiniz işin temelinde herkesin karnının doyması vardır. Devletin sosyal olması için sizin hak ettiğiniz emeğinizin karşılığının verilmesi lazım, aksi halde o devlet sosyal devlet olmaz. Bunun mücadelesini veriyoruz.”

‘TÜM TÜRKİYE’DE YAPACAĞIZ’

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’in bu anlanda attığı adımın son derece değerli olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Evlatlarımız var, güzel evlatlarımız var. Elbette ki onların da beklentileri var; cep telefonu isteyecekler, tablet isteyecekler, güzel bir tatil, daha iyi bir yaşam tarzı isteyecekler. Dolayısıyla bu tesis, yeniden alınıp inşa edilmenin ötesinde bir anlayışı da yeniden inşa ettiği için benim açımdan son derece değerlidir. Sizleri burada huzur içinde görmek, evinize akşam huzur içinde dönmenizi sağlamak elbette belediye başkanının hedeflerinden birisidir. Sadece caddesini, parkını yapmak değil; o beldede yaşayan insanların huzurunu da sağlamak gerekir. Belediye başkanı arkadaşlarıma şunu söyledim: Bulunduğunuz beldede hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir şehir inşa edeceksiniz. Allah nasip ederse bunu tüm Türkiye’de yapacağız. Bu topraklarda, bu mübarek Anadolu topraklarında, Trakya’da hiçbir çocuğun yatığa aç girmediği bir Türkiye inşa etmek zorundayız. Bakın, bugün Neşet Ertaş’ın ölüm yıldönümü. Anadolu’nun yetiştirdiği bir değer Neşet Ertaş. Sazıyla, sözüyle hepimizin gönlünde taht kuran bir halk ozanı. Onun yaşadıklarından elbette hepimizin haberi var ama giderken sazını bıraktı, sözünü bıraktı, sesini bıraktı. Dolayısıyla bu topraklar mübarek topraklar. Ve bu topraklarda herkesin huzur içinde yaşamasını isterim. Bunun mücadelesini vermek de bireysel olmuyor, beraber olursak bu mücadeleyi başarıyla taçlandırmış oluruz. Hepinizin huzurunda Büyükşehir Belediye Başkanı’na yürekten teşekkür ederim. Zaten bu çabalar sonucudur ki Avrupa Ödülü’nü de aldı. Hayırlı, uğurlu olsun” diye konuştu.

‘DÖRT TEMEL İLKE’

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de şunları söyledi: “Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı UCLG’nin iki yılda bir düzenlenen Kültür Zirvesi’ne ev sahipliği yaptık. Dünyanın dört bir yanından liderlerin, yerel yöneticilerin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiği bu buluşmanın sonuç bildirisi olan “İzmir Deklarasyonu” dünyadaki tüm yerel yönetimler için yeni bir kavram ortaya koydu: Döngüsel Kültür. Geleceğin döngüsel şehirlerini kurmada bir yol gösterici olan Döngüsel Kültür kavramı dört temel ilke üzerinden yükseliyor: Doğamızla uyum, birbirimizle uyum, geçmişimizle uyum ve gelecekle yani, değişimle uyum. Bu yaklaşımın özünde “uyum” kelimesi yer alıyor. Çünkü İzmir’de uyum içinde ve adaletli bir kent yaşamı kurmak bizim temel önceliğimiz.”

‘HEDEF YÜZDE 20’

“Biz İzmir’i, doğanın döngülerinden koparılmış bir beton yığını değil, ekosistemin bir parçası olarak büyütüyoruz” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Soyer, “Yeşil koridorlarla doğanın kente, kentlinin de doğaya nüfuz edebildiği, afetlere karşı dirençli ve belki de en önemlisi atık yönetimi planlanmış bir şehir için çalışıyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz İzDönüşüm Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi işte bu doğrultuda attığımız çok önemli bir adım. Bu açılış, doğayla uyumlu, döngüsel bir şehir olma hedefimiz için bir kilometre taşı. Belediye şirketimiz İzDoğa ve İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığımız ortaklığıyla yürütülen İzDönüşüm projesine ilk olarak Buca, Karabağlar, Karşıyaka ve Narlıdere ilçelerimiz katıldı. Bu dört ilçemizde toplam 800 ambalaj atığı kutusu sıfır noktasında hizmet veriyor. Projemiz için büyükşehir belediyemizle omuz omuza hareket eden ilçe belediye başkanlarımıza bu vesileyle çok teşekkür ediyorum. 35 milyon lira yatırımla açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesis, İzmir’in öncelikli olarak bu dört ilçesindeki atıkların geri dönüşümünü sağlayacak. Tesisimizin 420 tonluk kapasitesini tedricen devreye alarak İzmir’de geri dönüştürülen atık oranını yüzde 12’den yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘UMUTLU BAKIYORUZ’

İzDönüşüm projesiyle birlikte kentte ‘çöp’ kavramına son verdiklerinin de altını çizen Başkan Soyer, “Atığı ekonomiye geri kazandırıyoruz. İzDönüşüm projemizin ekonomik ve ekolojik boyutu kadar, hepimizi gururlandıran toplumsal bir boyutu da var. Ayrıştırma işlemini gerçekleştirecek iş gücünü sağlamak amacıyla, sokak toplayıcısı kardeşlerimizi istihdam etmeye başladık. Onlara sadece iş olanağı sağlamıyor, aynı zamanda ömürleri boyunca çöpü karıştırma zorunluluğundan kurtarıyoruz. Daha iyi ekonomik şartlar, kalitesi yüksek bir yaşam ve sağlıklı iş koşulları sunuyoruz. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken İzmir’den geleceğe umutla bakıyoruz. Biz, yaşamı iyi yönde dönüştürmekte kararlıyız. Biliyoruz ki, değişim bizim elimizde. Vatandaşlarımızın asli sorunlarını çözmek ve dünyayı daha iyi yönde değiştirmek için attığımız her adımda bizleri yalnız bırakmayan Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na sonsuz teşekkür ediyorum. Şunu bilmenizi isterim ki, her zaman ve her koşulda daha güçlü bir Türkiye inşa etme mücadelenizin yanındayız” ifadelerini kullandı.