Parçalanmış ha(l)klar ve AKP!

Sadece benim kuşağım; Gezi Direniş’ni hazırlayan süreç, Gezi Direnişi ve bugüne dek ‘maruz kaldıklarımız’ için bile yüz binlerce sayfa yazabilir.

İZ DERGİ 29.04.2017, 16:13 29.04.2017, 16:28
Parçalanmış ha(l)klar ve AKP!

Yeşim Yavuzer - “ ‘Dilediğini söyleyebilirsin. Burası özgür bir ülke!’ bu ifadeyi durup anlamını düşünemeyecek kadar sık kullanır ya da duyarız. Onu, bizim ve karşımızdakinin kolayca anlayacağı, açık ve aşikar bir ifade olarak kabul ederiz. Bir bakıma özgürlük, soluduğumuz hava gibidir. Bu havanın ne olduğunu sormaz, onun hakkında düşünüp tartışmaya zaman harcamayız. Şayet kalabalık ve havasız bir odada nefes darlığı çekmiyorsak...”

Bu cümleler, Zygmunt Bauman’ın ‘Özgürlük’ kitabının giriş cümleleri...

Hepimizin AKP’nin 15 yıllık iktidarında memleketin her kurum, kuruluş ve mesleklerinin itibarsızlaştırılmasına ve başımıza gelen felaketlere dair söyleyecek çok fazla şeyi var. Sadece benim kuşağım; Gezi Direniş’ni hazırlayan süreç, Gezi Direnişi ve bugüne dek ‘maruz kaldıklarımız’ için bile yüz binlerce sayfa yazabilir.

Ethem’i kafasından vuran katil polis Ahmet Şahbaz’ın 1 yıl 4 ay 20 gün olan hapis cezasını 10 bin 100 TL para cezasına çeviren adalet için söyleyeceklerimiz var mesela.

Evine girip, kendi evinde ailesinin gözleri önünde Dilek’i vurup öldüren polisler ve onları yargılayanlar için söyleyeceklerimiz...

Hala katilinin kim olduğu açıklanmayan, 14 yaşındayken polis kurşunuyla vurulup, 15 yaşında 16 kilo yaşamını yitiren Berkin’in annesini meydanlarda yuhalatan Cumhurbaşkanı için söyleyeceklerimiz var.

Sokakta sıkıştırıp döve döve katlettikleri Ali İsmail’in ailesine ödenecek tazminata ‘hizmet kusuru’ olmadığı ve ‘sebepsiz zenginleşmeye’ neden olduğu gerekçesiyle itiraz eden İçişleri Bakanlığı için söyleyeceklerimiz...

Ödemiş’in bir köyünde 30 yıllık öğretmen; Cumhurbaşkanı’nı dinlemiş 3 çocuk yapmış, eşi ev kadını, annesi kanser... Sadece ve sadece devletin bizzat tüm okullara gönderdiği yazıda önerdiği sendikayı tercih ederek üye olduğu için bir gecede mesleğinden ihraç etmek suretiyle ‘vatan haini’ ilan edilip sivil ölüme terk edildi. O öğretmene tarlada bile iş verilmezken; aynı menzile farklı yollardan yürüyen, her fırsatta okyanus ötesine “dön, bitsin bu hasret” diye seslenen başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bu meselenin siyasi kanadının ‘kandırılma ve affedilme hakkı’ ile ilgili tabii ki söyleyeceklerimiz var.

Bu ülke, kızının cenazesi çürümesin diye buzdolabında saklayan anaların babaların; 11 çocuk anası Taybet İnan’ın cenazesi günlerce sokakta beklerken, cenazesini köpekler parçalamasın diye nöbet tutan evlatların; yıllardır her Cumartesi kaybedilen yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri’nin ülkesi... Bu ülke, babasının şehit olduğu haberini getiren yetkililere ‘babası evde olmadığı için kapıyı açamayacaklarını’ söyleyen çocukların ülkesi... 

Bu ülke için elbette söyleyeceklerimiz var!

Bu ülkede;

Hayatını bilime adamış ülkenin yüz akı aydınları, hocalarımız, ‘barış’ taleplerini dile getirdikleri ya da sadece ‘mevcut siyasi iktidara karşı’ oldukları için, bir gece yarısı OHAL KHK’leriyle ihraç edilip ‘cezalandırılıyor.’ Akademisyenlerin kanında duş almak isteyenlerin arzusu, devletin OHAL KHK’lerinde vücut bulurken; diğer yandan aynı çete lideri zat mitingler düzenlebiliyor!

Türkiye’nin en büyük üçüncü partisinin eş genel başkanları ve milletvekilleri cezaevinde: 6 milyonun iradesi tutsak! Kürtlerin tüm belediyelerine kayyım atandı; iktidarın ağzından düşürmediği ‘milletin iradesine’ bizzat iktidar tarafından ‘darbe’ vuruldu. Şehirler yıkıldı, sivil insanlar öldürüldü, cenazeler günlerce sokak ortasında kaldı, çürümesin diye buzdolaplarında saklandı! Evsiz barksız bırakılan insanlar göç etmek zorunda kaldı!

Cumhuriyet Gazetesi’nin yazar ve yöneticileri aylardır cezaevinde iddianame bekliyor(!). 156 gün sonra bir iddianame ortaya çıktı. Tanık listesinde Cem Küçük ve Hüseyin Gülerce’nin olduğu iddianame, avukatlara dahi verilmeden iktidarın yandaşı Sabah gazetesi(!)ne servis edildi! Kadri Gürsel’ler, ‘Bylock kullananlarla telefon teması var’ diye suçlanıyor. Adeta aklımızla alay ediyorlar. Bugün Kadri Gürsel, Ahmet Şık ve onlarca gazeteci ‘mesleki faaliyetlerinden’ dolayı ‘rahatsız’ olan malum kişinin nefretinden ve intikam duygusundan cezaevinde! Öyle ki, Ahmet Şık’ı devletin ajansında, Anadolu Ajansı’nda, çalışan bir muhbirin ‘Allah rızası için inceleyin!’ deyip şikayet ettiği asla gözden kaçmasın.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı tutuklu gazeteciler için, “Hapisteki gazetecilerin listesini verin diyoruz. Bakıyorum, hepsi hırsız, çocuk istismarcısı, terörist” dedi. Hiçbir şeyi unutmayacağız elbette ama bu cümleyi asla unutmayacağız!

7 Haziran 2015’ten bu yana ülkemizde yaşanan canlı bomba ve terör olaylarında; sivil, polis, asker, korucu ve ‘Fırat Kalkanı’ dahil en az 2 bin insan yaşamını yitirdi. Düşler yarım, sofralar ekmeksiz, kediler sahipsiz, çocuklar babasız, analar babalar evlatsız, eşler çocuklarıyla hayatta yapayalnız kaldı.

‘Ulusal güvenliğimiz ve Suriye sınırımız tehdit altında’ deyip bölgedeki dış güçlerin işi bitince de ‘başarıyla’ sonuçlandırmak zorunda kaldıkları Fırat Kalkanı Harekatı’nda Suriye bataklığına gönderilen askerler birer ikişer tabutlarda dönerken yurda; IŞİD’li Ebu Hanzala Ankara’nın göbeğinde panel düzenleyebiliyor. İstanbul’da IŞİD’in sübyan okullarında küçücük kız çocuklarının ellerinde silahlarla boy boy fotoğrafları çıkabiliyor. ‘Bir grup öfkeli genç’in şehirlerin merkezlerinde yaptıkları katliamlarda yüzlerce insan hayatını keybederken hiçbir zaman güvenlik zaafiyeti olmamışcasına, tek bir devlet görevlisi sorumluluk almamış vicdani rahatsızlık hissetmemişcesine istifa etmeyebiliyor! MİT tırları hala gizemini koruyabiliyor!

Ülke gündeminde olmayan, sorunlarına çözüm sunmayan ve meşru da olmayan bir referanduma gitmek zorunda bırakılmışken; bir yandan tek adama karşı rejimi koruma mücadelesi verilirken, bir yandan da kanunsuzluk ve inanılması güç bir eşitsizlikle mücadele ediliyor.

Hayır’ diyen herkes ‘tarafsızlık’ yemini eden Cumhurbaşkanı ve hükümet sözcüleri tarafından ‘terörist’ ilan ediliyor, ‘teröre destek vermek’ ile suçlanıyor.

Ankara Üniversitesi, akademsiyen Kerem Altıparmak’ın yurtdışı toplantılarına katılmasına izin vermiyor.

Süheyl Batum, ‘hayır’ gezilerine katıldığı için Bahçeşehir Üniversitesi’nden atılıyor.

İlhan Cihaner’in paneli iptal ediliyor.

Selin Sayek Böke canlı yayındayken ölümle tehdit ediliyor.

Meral Akşener’e salon verilmiyor, verilse elektrikler kesiliyor.

Konuşma yaptığı sırada saldırıya uğrayan ve partisinin genel başkanı tarafından ‘Ülkücü hiçbir şeyi yarım bırakmaz’ diye tehdit edilen Sinan Oğan silahlı saldırıya uğruyor, arabasının lastikleri kesiliyor.

Erdoğan’ın maşası olmuş ‘Türkiye’nin bağımsız medya devi’ bünyesinde çalışan gazeteciyi referandum tercihini açıkladığı için ‘tarafsızlık ilkesi gereği’ kovarken; aynı ‘bağımsız medya devi’ tercihini açıklayan bir başka ‘çalışanına’ aynı ‘hassasiyeti’ göster(e)miyor. Yine aynı ‘Türkiye’nin bağımsız medya devi’nin canlı yayınında “Türkiye için hayırlısı neyse o olsun” cümlesi ağzından çıkan SUNUCU panikle “Doğrusu neyse o olsun” şeklinde ‘düzeltme’ çabasına giriyor.

‘Hayır’ afişleri sökülüyor.

‘Hayır’ otobüsleri bağlanıyor.

‘Hayır’ videosu çekenler tutuklanıyor.

‘Hayır bildirisi’ dağıtanlara yönelik gözaltı ve bıçaklı saldırılar günden güne artıyor.

Öte yanda da; Devletin kanalı TRT’de 1-20 Mart arasındaki yayınlarda; Cumhurbaşkanı’na 1249 dakika, AKP’ye 2522 dakika, CHP’ye 194 dakika, MHP’ye 40 dakika, HDP’ye 0 (yazıyla SIFIR) dakika ayrılıyor.

1-10 Mart tarihleri arasında 17 ulusal kanalın haber bültenlerinde; Cumhurbaşkanı’na 3210 dakika, AKP’ye 4992 dakika, CHP’ye 1025 dakika, MHP’ye 880 dakika, HDP’ye ise 33 dakika yer veriliyor.

Tüm bunlardan belki de daha vahim olan ne biliyor musunuz sevgili okur? Bunları sesli söylemenin; iktidar tarafından ‘teröre destek’ olarak yorumlandığı ve halka da öyle yorumlatıldığı için ‘cesaret(!) göstergesi’ ve ‘risk’ olarak sayılması!

Toplumu; benden ve benden olmayan olarak ikiye bölen, kendinden olmayan herkesi düşman ve terörist ilan ederek linç ettiren, kendinden olanların kendinden olmayanlara nefret ve kin beslemesine sebep olan bu politikaların sahiplerine de onların piyonlarına da DUR demeliyiz.

Bugün referanduma giden süreçte verilen mücadele; devletin tüm imkanlarını kullanarak benim paramla beni sadece ‘evet’ propagandasına maruz bırakan iktidarın rejimi değiştirmesine karşı değildir sadece.

Bugün verilen mücadele; ‘hayır’dan sonrası için yükseltilmesi gereken -ve beklenen-mücadelenin ayak sesleridir.

O mücadele ki; mütedeyyin Anadolu insanından ‘militan’ yaratan bu güruhun karanlığına karşı verilecek olan mücadeledir!


İZ DERGİ'YE İZMİR'DEN YA DA ŞEHİR DIŞINDAN NASIL ABONE OLUNUR? TIKLAYIN

SUNU YAZISI İÇİN TIKLAYIN

HAYIR DAHA BİTMEDİ: ‘KÖY KÖY UMUDU ÖRÜYORLAR’

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner212
banner96
27°
parçalı az bulutlu
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 35 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29
banner178
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?