Kurabiye tadında bir öykü

Hep derler ya “Eşini ve işini seviyorsan mutlusundur” İşte bu röportajda çok mutlu bir çift konuğumuz. Melike ve Mutlu Mimar...

İZ DERGİ 06.03.2017, 12:37 06.03.2017, 12:37
Kurabiye tadında bir öykü

İzzet Akın Tütüncüler - Sevdikleri iş olan Butik Kurabiye ve Fırıncılığı beş yıldır beraber yapıyorlar. Konu hem kurabiye hem aşk olunca tadına doyulmaz bir sohbet oldu, Melike Hanım ve Mutlu Bey sorularımızı içtenlikle cevapladı.

İzzet Akın: Nasıl tanıştınız?

Melike hanım: Ben YKM'de güzellik uzmanı olarak çalışırken orada bir pastanede oturduğumuz bir iş çıkışıydı. Ortak arkadaşlarımız aracılığıyla tanışmıştık. Daha sonra Mutlu sürekli beni görmeye gelir oldu.  Gene aynı pastanede oturup sohbet etmeye başladık.

Mutlu Bey: Yani pastanede başladı pastanede, hem de kendi işimiz olan bir pastanede, devam ediyor. On beş yıl oldu tanışalı. Ben de o zaman kumaş toptancılığı yapıyordum kendi işim vardı. Evlendikten sonra da bir süre devam ettim ta ki beş yıl öncesine kadar.

İ.A: Fırıncılık fikri nereden geldi aklınıza, bir yanda kumaş toptancılığı bir yanda güzellik uzmanlığı?

Melike Hanım: Benim dedem fırıncı, babam da pastane sahibi. Yani aslında bu benim aile mesleğim. Fakat ben bir dönem güzellik uzmanlığı yaptım, evlendikten sonra da bir müddet kişisel gelişim ve yoga üzerine önemli isimlerle çalıştım. Meditasyon, pilates konularında sürekli eğitimlere katıldım ve öğrenciler yetiştirmeye başladım. Fakat bunlar kendi salonumda değildi. Kendime ait bir yer açmayı düşünürken bir gün sabah kahvaltıya poğaça almaya gitti, dönüşte ben sana dükkân tuttum diye geldi Mutlu.

Mutlu Bey: İkimiz de sağlıklı ve nitelikli beslenme konusunda hassasız. Dışarıdan yemek yemekle ilgili bir huzursuzluğumuz hep olurdu. Bir sabah ben poğaça almaya evden çıktığımda bu dükkânı gördüm ve kendimiz yediğimiz gibi, az butik ve kaliteli kurabiye ve poğaça börek yapalım diye düşündüm. Fransızların böyle bir butik beslenme kültürü var ve bu beni çok etkilemiştir. Eve çıktım “ben aşağıdaki dükkânı tuttum biz orada poğaça yaparız keyifli olur” dedim.

Melike Hanım: Ben çok kızdım tabi bana sormadan ne dükkânı tuttun sen markete gitmiştin falan diye. Sonra ikna oldum. Evdeki fırınla her gün birkaç tepsi bir şeyler yapıp aşağı indirip satmaya başladık. Evimiz dükkânın olduğu apartmanda. Ama sabahları özellikle çok erken çalışmaya başlayan bir kesim var ve onlar sıcak taze poğaça kurabiye simit istediği için çok erken mesaisi başlayan bir iş bu fırıncılık. Ev ile işyeri altlı üstlü bile olsa zor yani.

İ.A: “Çok erken” diye bir zaman yok sanki fırınlara,  fırın işi de nöbetçi eczane gibi diye düşünürüm hep?

""Mutlu Bey: Hele ekmek fırını falan asıl gece çalışır ama biz de en geç sabah 4 ‘te o günkü ürünleri çıkarmaya başlamış oluruz. Bu dükkânı açtığımızda ben dörtte burada poğaçaları yapmaya başlıyordum. Saat 9’a kadar burada çalışıyordum sonra kendi kumaş dükkânıma geçiyordum orada akşam 5’e kadar devam ediyordum. 9 – 17 arası da burayı Melike çalıştırıyordu. Tabi artık buranın yoğunluğundan ötürü sadece burası var.

İ.A: Bu arada bildiğim kadarıyla bir oğlunuz var bazen okul servisine buradan bindiğinden karşılaşıyoruz?

Melike Hanım: Evet. Kutay adı. Mutlu- Ay demek. Yani babasının adı da var isminde. Gerçekten de çok mutlu bir çocuk. Kent Kolejinde okuyor. Yavaş yavaş işte üniversite telaşesi başlar artık. 15 yaşında. Biz onun pozitifliğine, moraline hayata olumlu bakışına bir şeyler sağlayabildikse ne mutlu bize.

İ.A: Anneanneden kalan ev fırını ile başlayan üretim butik fırıncılığa dönüştü, keyifle de sürüyor anlaşılan. Özel günler için neler yapıyorsunuz? Siparişler geliyor mu?

Melike Hanım: Sipariş olsa da olmasa da ben 23 Nisan ve Sevgililer günü ile Anneler gününde her sene mutlaka özel bir kurabiye yaparım, seviyorum çünkü bunu. Siparişlerin içinde de bir kurabiyeyi mesela sürpriz yaparım onu müşteriyi şaşırtmak için veririm kendine.

Mutlu Bey: Melike insanlar mutlu olunca neşelenir. Çoğu zaman sabahları yoğunluk geçince gider çiçek alır yaşlı amca ve teyzelere “bu size bunu da eşinize verin lütfen” diye çiçekler verir. “İnsanların mutluluğunu görmeye bayılıyorum”der.

İ.A: Eşle beraber çalışmanın bir olumsuz yanı oluyor mu?

""Mutlu Bey: Kendi işimiz olduğu için mi bilmem biz hep keyfini sürüyoruz. Bizim için yok. Belki bir memuriyet olsa ve aynı yerde çalışsak ya da iş paylaşımlarında kendi işimiz olmasa daha mı farklı olurdu bilmiyorum ama dediğim gibi biz bugüne kadar hep avantajını yaşadık.

İ.A: Sabahın körü denilebilecek bir saatte aksi huysuz sorunlu memnuniyetsiz müşteriler olmuyor mu öyle bir anlatıyorsunuz ki ben de sizinle çalışmak istiyorum artık…

Melike Hanım: Olmaz mı hem de ne sorunlar yaşıyoruz. Ama sorunlara bakışınız ve yaklaşımınız sizin alacağınız cevapları belirliyor. Ben bu konularda aksi ya da huysuz tavırları kişisel almamayı seçerim. Mutlu biraz daha sabırsız ve hassas. Böyle gergin müşterilerle sohbet onu daha çok yıpratır. Sonunda da geç de olsa olumlu dönüşleri olur tatsız olayların bile.

Mesela iki olay var bunlarla ilgili hatırladığım. Bir kadın müşterimiz müşkülpesentliği artık kırıcılık noktasına getirmişti. Her aldığı ürün ile ilgili yedikten sonra gelip “yok bu da güzel olmamış başka bir şey verin deneyeyim” diye bize sitem ederdi. Bu bir sene kadar sürdü biliyor musunuz? Bir sene boyunca biz ona hep “şunlar da çok lezzetlidir bir de bunu deneyin “dedik sabırla. Bir gün geldi elinde çiçeklerle “ben huysuz biriyim elimde değil, etrafımdakiler hep kaçar bu yüzden, ama siz hep anlayış gösterdiniz bana teşekkürler” dedi. Gözlerimiz doldu beraber, aslında kötü bir tavır varsa bile bazen o bile iletişim kurmaya çalışmanın yolu olabiliyor.

Bir de bir amcamız vardı çok ciddi bir mide rahatsızlığı yaşıyormuş. Gelip bize fırınları pastaları börekleri hatta genel olarak insanları bile kötülediği günler oluyordu. Biz artık bu durumu dert yanma değil de bir sohbet olarak yaptığını sadece bunu becerebildiğini fark ettik. Onun kendini böyle ifade etmesine müsaade ettiğinizde bir süre sonra maskeleri kalkıyor insanların ve midesi ile ilgili korkutucu bir rahatsızlığı olduğunu anlatmıştı ve artık bizimle daha rahat sohbet ediyor…

İ.A:Anlaşılan ürünler kadar sohbetler de butik her müşteri ile diyaloglar gayet samimi. Sizlere bu aile işinde daha mutlu daha keyifli sevgi dolu nice yıllar ve mutlu 14 Şubatlar. Daha nice insanın damağını ve dimağını tatlandırmanız dileklerimizle iyi çalışmalar…

Melike-Mutlu: Sizlere de iyi çalışmalar, keyifli sağlıklı ve beslenmenize dikkat ettiğiniz günler…


İZ DERGİ'YE İZMİR'DEN YA DA ŞEHİR DIŞINDAN NASIL ABONE OLUNUR? TIKLAYIN

ŞUBAT SAYISI SUNU YAZISI İÇİN TIKLAYIN

Yorumlar (0)
banner96
banner177
16°
açık
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
İZ DERGİ
Günün Karikatürü Tümü