12.11.2022, 09:01

İranlı sanatçıların gözünden: İran'da neler oluyor? -2

Geçtiğimiz günlerde, “İran’da 15 bin insan idam edilecek” haberleri yayınlandı. İran’ı yakından takip eden birçok isim haberi yalanladı. Ancak yalanlama, “bu kadar da olmaz” demekten çok bu bilginin gerçek olmadığı yönünde. Aksi takdirde gözü dönmüş rejimin böylesi katliamlara imza atabileceğinden kimsenin şüphesi yok. 

28 Eylül’de “İranlı sanatçıların gözünden: İran’da neler oluyor?” başlığıyla*, İranlı sanatçıların değerlendirmelerini aktarmıştık. İdam ve infaz haberleri gündeme gelince İran’daki gelişmeleri yeniden değerlendirme ihtiyacı hissettik. Çok değerli İranlı heykeltraş dostum ve müzisyen arkadaşımızla (isimlerini rejimin tehditleri nedeniyle yazamıyorum) bir önceki değerlendirmelerini, güncel gelişmelerle yeniden tartışarak okuyucuyla buluşturmanın isabetli olacağını düşündük. Elbette aşağıda yapılan tespitler çok dar bir çevrenin görüşleri ile sınırlı. Amacımız İran’da yaşanan eylemlerin farkı bakış açıları ile buluşması ve zenginleşmesidir. 

İran’ın güncel durumu için yapılan bazı tespitlerin ülkemizle de bazı benzerlikler taşıması okuyucuların gözünden kaçmayacaktır. İran halkının verdiği mücadeleyi algılamak ve anlamlandırmak amacıyla bir grup İranlı sanatçının fikirlerini notlar biçiminde sizlerle paylaşıyoruz. 

İRAN'DA SON DURUM NE? 

**Eylemler ilk günler kadar coşkulu değil ancak farklı lokasyonlarda devam ediyor. En dinamik kesimini hala kadınlar ve gençler oluşturuyor. Dönem dönem işçiler eylemlere katılsa da genel grev tam anlamıyla yaşanmadı. Özellikle petrol işkolunda çalışan işçilere, mevcut eylemlere katılmaması için “rüşvet” denilebilecek zamlar, ek ödemeler yapılıyor. İran devleti petrol işçilerinin eylemlere katılmaması için elinden geleni yapıyor. İran ekonomisini yakından takip edenler bilir ki pazar ekonomisi en az petrol geliri kadar büyük bir etkiye sahip. Özellikle pazar ve petrol işçilerinin başını çekeceği bir genel grev olursa o zaman iktidar daha zora düşecektir. Bu durumun farkında olan İran rejimi, “gençler” dışında kalan kesimlerin eylemlerinin özellikle görülmemesi üzere bir tavır sergileyerek, bunlar “üç beş genç”in propagandasıdır deyip geçiştiriyor ancak arka planda genel grevin zor ancak çok da uzak bir ihtimal olmadığı düşüncesi gerçeği yatıyor. 

**Gençlik mücadelesinin ana dinamiğini oluşturan, sürekliliğini sağlayanların üniversite öğrencileri olduğu söyleniyor. Rejim ve kolluk güçlerinden kendisini korumanın da bir yolu olan üniversite işgalleri, üniversitelerde farklı eylem biçimleriyle devam ediyor. Rejime karşı radikal ve cesur açıklamaların gerçekleştiği bu günlerde 600’e yakın akademisyenin imza topladığı ifade ediliyor. İş kaygısı gibi kaygıların bugün için geçerli olmadığı, gecesi ve gündüzüyle 43 yıldır baskı altında tutulan üniversitelerin, gerici uygulamalara dönüşünün zor olacağı düşünülüyor. Öğrenci inisiyatiflerinin, akademisyenlerin ortak eylemlilikleri “nasıl bir birlik?”, “nasıl devam edeceğiz?” sorularına cevap bulmaya yönelik olduğu ifade ediliyor. Türkiye’de isabetli bir tanım olmasa da “Z kuşağının” özelliklerinin, İran’da ortaokul öğrencilerinde kendisini gösterdiğini ifade ediliyor.  

**300’den fazla insanın öldürüldüğü söylenen eylemlerde tutuklama, kayıp sayısı oldukça fazla. Bölgesel mücadele biçimlerine göre müdahaleler değişebiliyor. Bazı bölgelerde cop, biber gazı kullanılırken bazı bölgelerde doğrudan kafaya isabet edilecek biçimde ateş ediliyor. Eylemciler arasında yer alan çocuk ölümünün de 40’a yakın olduğu düşünülüyor. Müdahaleler öylesine acımasız ki sokak ortasında infazlar yaşanıyor. Yaralı eylemcileri taşıyan ambulanslar doğrudan karakollara götürülebiliyor. İnsanlar tüm kurumlara şüphe ile bakıyor. Bazı bölgelerde doktorlar gönüllü olarak evlerde tedavi için dayanışma ağı kurmuş durumda. 

**Örgütlü hareketin eksikliği herkes tarafından fark ediliyor. Eğer olası büyük müdahaleler olmasa yaşanan toplumsal hareketin bağrından yeni partilerin ortaya çıkacağı düşünülüyor. Partilerin bir kısmının şahın çocuklarına dayanmak üzere şaha geri dönüş rotası içerisinde olacağı, bir kısmının da yeni arayış ile daha demokratik ilkeler etrafında oluşacağı ifade ediliyor. 

**Türkiye’deki gezi eylemlerinde, örgütlülüğü yeren yaklaşım İran’da da “Her yerde yaygın eylemler olması herkesin kendisinin inisiyatif kullanmasına, rejim tarafında kontrol edilememesine neden oluyor” biçiminde kendisini gösteriyor. Sosyalist partiler olsa da bu hareketi göğüsleyemesek kadar küçük olduğu düşünülüyor. Yaşanan toplumsal hareketin uzun soluklu ve dönemsel eylemlere dönüşeceğini düşünenler de var sönümleneceğini düşünenler de… 

İran rejiminin halk eylemleri için kullandığı, “dış güçler”, “İsrail, ABD ajanları” gibi propaganda dilinin halk tarafında kabul görmediği ifade edilirken, esas dış müdahalenin İran’ın etrafına konuşlanmış ülkelerden, İran rejimine destek için geldiği ifade ediliyor. İran halkının olası tüm kazanımlarının, bölgede toplumsal fay hatlarını derinden sarsacağını düşünen Ortadoğu ülkeleri bir an önce eylemlerin sönümlenmesi için çaba gösteriyor. İran rejimiyle görünürde anlaşamayan ülkeler bile rejim yıkılacaksa da bunun halk devrimiyle gerçekleşmemesi için çaba sarf ediyor. 

**Tüm dünyada sosyal medyada İran halkı için yapılan dayanışma eylemleri oldukça değerli görülürken, İran halkının hiçbir ülkeden beklentisi olmadığı ifade ediliyor. Özellikle İran rejiminden kaçan yazar, mühendis, sanatçı, doktor vb. kesimlerin yurt dışında örgütlediği eylemlerin önemine vurgu yapılırken, bu aydın kesimin İran’da yaşayan aileleri ile tehdit edilmesine dikkat çekiliyor. Yüksek takipçili bazı İranlıların rejimden tarafa görülür bir şekilde dilini değiştirmesinin gerisinde bu tehditler olduğu düşünülüyor. 

**Gelişen halk eylemlerine karşı rejim güçleri de mitingler düzenliyor. Kebapların dağıtıldığı, rüşvetlerin verildiği iktidar rejimlerine destek eylemlerinin her geçen gün azaldığı görülüyor. Bugüne kadar yapılan 5 büyük eylemin daralarak son bulacağı öngörülüyor. Rejim destekçileri ile eylem yapan halk arasında çatışma olanaklarının bu nedenle her geçen zayıfladığı düşünülürken, rüşvetin yaygınlaşacağı ifade ediliyor. Eylemcilerin rejim destekleyen çevreleri kazanmak için çaba içerisinde olması gerektiği vurgulanıyor. 

**Şah rejiminin kalıntısı ve şahın oğullarının bir kliği olduğu söylenen ikinci ordunun eylemlere destek vereceği bu minvalde doğru zamanı beklediğini ancak şimdilik sessizliğini koruduğunu düşünenlerin de sayısının küçümsenmeyecek kadar çok olduğu ifade ediliyor. Yaşanabilecek büyük çaplı infazlar ve idamlarda bu güçlerin halk ile birleşeceğine inanılıyor. Bunun boş bir beklenti olacağı özellikle birçok aydın tarafından dillendirildiği ifade ediliyor. Şahın yine yeniden halka ihaneti kaçınılmaz görünüyor. 

**Reformların önemli olduğu düşünülürken, İngiltere işçi hareketinin bir döneminde afişlerde kullandığı, “reformes chloreforme” (reform uyuşturur) sloganına da dikkat çekildiği söyleniyor. “Rejimin devam etmesindense, reformlar da yeterli” diyenlerin sayısı azımsanmayacak düzeyde. Rejimin, ortadan kalkması için yeterli öfkenin olduğu ancak halkın reformlara gücünün yeteceği duygusunun daha hâkim olduğu ifade ediliyor. 

**Kadınların öncülüğünde başlayan ve devam eden İran toplumsal hareketi, gündelik yaşantıda belli başlı kazanımlar ile kendisini gösteriyor. Ancak bunların kalıcı kazanımlar olması önümüzdeki günlerde verilen mücadele biçimlerine göre değişiklik gösterecek. 

DEVAM EDECEK… 

 *https://www.izgazete.net/iranli-sanatcilarin-gozunden-iran-da-neler-oluyor-makale,3790.html

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner238
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner237
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Bodrumspor 14 22
8. Bandırmaspor 14 21
9. Manisa FK 13 20
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?