22.11.2021, 21:03

İçimizde biriken isyanlar nereye akmakta?

Bir tebessüm kadar yumuşak, kuş yemi kadar hafif, bir günaydın kadar basit sözlere… Serçe misali seyirlik telaşlara, içimi acıtmayacak, ruhuma sükunet verecek müziklere, kitaplara, filmlere ihtiyaç duyuyorum bu aralar.

Akide şekeri gibi ağzımda yuvarlayıvereceğim, çocukluğumun bakkalından gazete kağıdı külahlarda alıp yemeye doyamadığımız sütlü ender şekerleri gibi basit ve tatlı şeylere… Kovalamacasız, kavgasız, bahar güneşi gibi ılık, şefkatli anlara… Zira arkadaşım… Yaşadığım/yaşadığımız bu baş döndürücü, bu durmadan zalimliğin/nobranlığın/yoksulluğun altını çizen hayat, her gün fena çizik atıyor ruhlarımıza...Kan yok ama acısı kağıt kesiği gibi. Sızlıyor biteviye.

Ne zaman sıkılsak, daralsak, içimizi gam bassa, kafamız bozulsa birilerine, içimizin ufunetini dağıtacak küçük mutluluklar icat ederdik. Dinleyecek, senin derdinle hemhal olacak bir arkadaştı bu bazen, kimi zaman alışverişle geçirilip o vitrin senin bu vitrin benim kafa dağıtmalardı.

'Haydi akşam yemeğe çıkalım'dı kimi zaman. Hava da güzelse bir kıyıda salaş bir balıkçı lokantasında martılara ekmek atarak, iki kadehin belini kırarak denize bakmak, içindeki dalgaları maviyle sakinleştirmekti. 'Aman ya, boşver, hayat kısa, değmez bu kadar üzülmeye' laflarına kaçmak...

Bir de pazaryerlerine sığınmak vardı. Elinle koymuş gibi bulduğun bildiğin esnafla, her hafta tarlaya taşıdığı bebeğini, pazar tezgahlarına getirip bir yandan sana laf yetiştiren, bir yandan ürününü tartıp para alıp para veren köylü kadınlarla yarenli... 'Bu ot nasıl pişiriliyor' diye soran yeni yetmeye şiveli yemek tarifleriyle, 'iki de yumurta gırdın mıydı dadından yenmez gari'yle noktalanan sohbetleri.. 'Abla mıncıklama ama artık o domatları, salça mı yapacan burda' diyen azarlar arasında dolaşılıp 'gülü gülü yimek nasip etsin Allah' diyen ak saçlı köylü teyzelerin dualarıyla hafifleyen alışveriş günleri...

Bitti...

Ne alanın, ne satanın mutlu olduğu yerler artık pazar yerleri. 'Bir sonraki güne nasıl uyanacağız, bunu da bulamayacağımız, alamayacağımız günler mi geliyor' bakışları bunlar. Kederli. Neşesiz. Endişeli. Donuk. Sen domates seçerken fiyat sorup yüzünden 'ah' sesi düşen teyzenin ayaklarını sürüyerek uzaklaşması kadar yakıcı.

Eski inanç kalıplarının, bildik hayat tecrübelerinin işe yaramadığını gördüğümüz, sanki yeni bir dil öğreniyormuş, yeni bir eğitimden geçiyormuş gibi hayatımıza yeniden baktığımız bir süreç artık zaman.

Elim dolu, ruhum boş bir çuval gibi; içimde 'bunlar daha iyi günleriniz' diyen dış ses... Ve 'gelecek nasıl gelecek' korkusu... Pazaryeri çıkışındaki fırının önünde uzayıp gitmiş askıda ekmek kuyruğu...

Rakamların diline ihtiyaç var mı? Asgari ücretin 2002'de kaç çeyrek altın yaptığına/şimdi ne kadarının alınabildiğine, ekmeğin, benzinin, unun, yumurtanın, etin katlana katlana katlanılmaz hale gelmiş fiyatlarına, doların karşısında Türk lirasının nasıl eridiğine, cari açığa, kişi başına düşen gelirin iç/hiç oluşuna ihtiyaç var mı hali melalimizi anlatmak için. Neye böler neyle çarparsan çarp, ortaya çıkan diz boyu yoksulluk, işsizlik, diz boyu keder, çaresizlik… 'Ortak kederin/kader'in tek adı var; geçinemiyoruz.

Geçinemiyoruz!

Daha yoksul, daha yorgunuz. Alışageldiğimiz krizlerden birini değil, daha beterini yaşıyoruz. Ve güvensisiz. Yarına nasıl çıkabileceğimiz sorusuyla alabildiğine dağınık...

Ya öfke? İçimizde biriken isyanlar nereye akmakta? İşsizlerin, kapanan dükkanların, evlere sığamayan esnafın hayaletleri dolaşırken sokakları, kabarırken borç defterleri, kabaran öfkeler nerede birikiyor? "Ajans haberlerinde kirlenirken insanlık”, acının, kederin, umutsuzluğun yatağını niye çaresizlik dolduruyor gürül gürül?

İçimizdeki ateş niye güneşin kanatlarını eritip yakacağını bildiği halde yükselmekten vazgeçmeden ölümü seçen İkaruslara dönüşüp kendimizi yakıyor sadece? Yoksulluğun vicdani retçilerini buluşturamayan ne, hangi gerçek, hangi gerekçe? “Haksız güç zalimdir, güçsüz hak ise çaresizdir” mi sebep?

“Dert, ona katlanma kapasitesi yaratır” demiş biri. Belki de sakızlardan çıkma bir sözdür ve katlanma kapasitesi istiap haddini henüz aşmamıştır. Yedeğinde hep yeni bir acı taşıyıp bırakan hayata karşı başka nasıl açıklanabilir bu sessizlik, bu katlanış, bu ölü toprağı halleri ki…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner238
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?