13.01.2020, 08:45

Hastalanan insanlar değil toplum

Uzun süredir biz söz dolaşıyor görsellerde, “Ciddi derecede hasta bir topluma adapte olmak sağlığın sembolü olamaz.” Bir psikiyatri kliniğinin duvarına yazıldığı aktarılan bu İspanyolca duvar yazısının, kendi içinde bir sihri var. O sihir tam da bütün uyumsuzların, ayak uyduramayanların, sadece yoluna bakamayanların içine su serpen kalabalık olma hissi.

Bu dünyanın hastalanmış kurgusuna uyanamadığı için, yakın çevresinden, ailesinden, iş arkadaşlarından sürekli tembih dinleyen, akıl verilen, hiza çizilen kocaman bir ailenin birbirine gönderdiği gizli bir mesaj saklı duvarın içinde.

İktidar olmuş bir aklın, geriye kalanı bu akla çağırdığı ve bütün itirazların bu akıl tarafından yoksandığı günümüzün yaygın kitle iletişiminde, delirmenin bir estetiği olacaksa, onu bu duvar yazısından damıtılacak.

1970’den Kalan Ses

Almanya’da asi bir kuşak belirdi. Konforla zehirlenmişlerdi. Öğretilmiş ve kontrol edilen ‘marjinallik’ törenlerinden sıkılmışlardı. Onları kuşatan şeyi seziyorlardı ama henüz belirgin göremiyorlardı. Çünkü birer birer düşüyorlardı zamandan. Birer birer işsiz kalıp, depresyona girip, kendi canına kıyıp, birer birer adları aynı kalabalığa yazılıyordu.

Heidelberg Üniversitesi’nin odalarında Şubat 1970’te kurulmuş olan “Sosyalist Hastalar Kolektifi” adıyla bir araya gelen yüzlerce insan, hastalık kavramını alt üst edecek biçimde kapitalist aklı ve deliliği tartışmaya açtılar.

Dünyada 68’in büyük etkisi hala ruhları henüz taze biçimde heyecana boğuyordu. Amerika Birleşik Devletleri’nin Vietnam ve Kamboçya işgali yeryüzünden tüm öğrenci hareketleri benzer sloganlar ve benzer duygularla aynı şemsiye altına topluyordu.

Bir asi ses yankılandı; “Yoldaşlar!” deniyordu Haziran 1970 tarihli SPK “Patienten-Info”nun bir numaralı sayısında, “öncelikle açık ve kesin bir şekilde devrimci bir edim olarak kabul edilmeyen terapotik bir edim olamaz.” çağrı çok açıktı… “Hastalık” diyordu SPK, “tekil insanlarda gerçekleşen bir şey değildir, hasta olan toplumumuzdur.”

Kişiye indirgeniş hastalık tanımını aşan çağrı ve meydan okumada ‘Hastalık’ diye adlandırılan şey, aslında kapitalizmdeki “toplumsal çelişkilerin bilinçdışı bireysel ifadesi”ydi. Bizi hastalandıran, bizi hastalık tanımlarıyla kuşatan şey toplumun içinde taşıdığı örtük yıkımdı.

Bu anlamda SPK’nın “yoldaşlık” çağrısı, “Hastalar için hastalıklarına karşı sonuca ulaşabilecek, yani nedensel, yalnız bir tek mücadele vardır, hastalık yapıcı, özel mülkiyetçi-ataerkil toplumun kaldırılması.” İtirazın hedefinden bulunan kurumsal psikiyatri hastayı, zaten kendini hasta etmiş olan ilişkilere yeniden kazandırmayı hedefliyordu. İnşa edilmiş normalin, ona tabii olamamış hastayı yeniden ve yeniden ikna etmesi.

Hastalık örgütlendiğinde artık sadece iyileşmez, hasta eden tüm düzenin sistematik eleştirisine dönüşür. Bu eleştirinin içindeki kolektif hareket, hasta edilmişleri doğrudan devrimci bir durumla yüz yüze bırakır.

SPK, özelleşmiş bir alanda, yerleşik bilgi sistemlerini de eleştiren ve mesleki disiplinlere meydan okuyan cüretkar çağrının deneyimiydi. SPK yayını olan Info’nun 38. sayısında “(Devrimi) yalnız hasta, kırılmış varoluşundan başka kaybedecek bir şeyi olmadığını anlayanlar yapabilir.” Bu önermeyi “zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan” proletaryayı işaret eden Karl Marx’ın sarsıcı manifestosuna da bir atıf özelliği de taşıyordu apaçık. SPK’nın deneyiminde devrimci özne vurgusu, sadece yerleşik yaşamın kıyılarına savrulmuş, ‘tutunamamış’ insanlara yönelik değildi sadece, vurgu “Hepimiz hastayız, o halde hepimiz potansiyel devrimciyiz.”

SPK için artık hasta-doktor ayrımı kalkmıştı. Hastanın “nesne rolünün” ifadesi olarak hasta-doktor ilişkisi kaldırılmak isteniyordu zaten. Bunun yerine “her hasta kendisinin ve diğer hastaların terapisti” olmalıydı. Bir karşılıklı iyileşme ve iyileştirme deneyimi vardı. Bu deneyim hasta olarak işaretlenmiş olanı yeniden sisteme dahil etmek yerine, dışına düştüğü sistemin tutarlı eleştirisini yapan öznelere, devrimcilere dönüştürüyordu.

Almanya’da kısa zaman aralığında büyük ses getiren ve hala güncelliğini koruyan sorular soran Sosyalist Hastalar Kolektifi, metropol yaşamı içinde sıkışan, düzenin dışına savrulan tüm kimlikler için ‘hastalık’ dışında bir tanım ve çözüm arıyordu. Bu ilham verici çabanın, kurumsal siyaset ve akademi tarafından neredeyse silah zoruyla bastırılmasının altında, aşırı derecece kişiselleştirilmiş dünyanın içinde toplumsal bir yanıtı araması vardı.

Kapitalist uygarlığın üzerinde yükseldiği tüm süreçler birbirini ardına çözülürken, dünya kendine yeni bir yol arıyor. Maddileşmiş yaşamın içinde manevi olanı, hissi olanı arayan insanlar zayıf görülüyor. Rekabet etmek istemeyen, yarışmayan, yenmeyen kim varsa cılız olarak yaftalanıyor. Ne zayıfız ne cılızız ne de aptal…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
banner178
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?