TMMOB’dan deprem açıklaması! İzmir’de en acil ne yapılmalı?

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremin ardından yaptığı ilk açıklamada; depremin oluşum sürecinin konuşulmasından ziyade artçı depremlerin de düşünülerek hasarlı binaların tespitinin yapılması gerektiğini vurguladı.

GENEL 31.10.2020, 17:43 31.10.2020, 23:26
TMMOB’dan deprem açıklaması! İzmir’de en acil ne yapılmalı?

ŞERMİN ÇOLAK/YAĞIZ BARUT/ İZ GAZETE - İzmir’de merkez üssü Seferihisar olan ancak şiddeti Bayraklı ve Bornova bölgesinde daha çok hissedilen 6.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde şuana kadar 28 can kaybı yaşanırken 800’ün üzerinde kişi yaralandı. Depremin ardından arama kurtarma çalışmaları ise hala sürüyor. TMMOB’a bağlı odalar alanda yaptıkları çalışmaları kamuoyu ile paylaştı. Yapılan açıklamada, yıllardır dile getirdikleri ‘yapılaşma olmaması gereken alanların yapılaşmaya açıldığı’ ve bu durumun bilançoyu ağırlaştırdığı vurgulandı.

‘DENETİMLER KUSURLU’
‘Biz söylemiştik’ demenin hoş olmadığını ancak tehlikeli binalarla ilgili daha önce uyarılarda bulunduklarını söyleyen TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sözcüsü Aykut Akdemir, “Depremin oluşum süreci üzerinden sözler söylemenin, depremin öldürücü olan kısmı inşaat ve yapıların üzerindeki sorunların kapatılması olarak değerlendiriyoruz. Bütün konuyu fay hatları üzerinden değerlendirmek doğru değil. Daha önce söylenen bilgilerin yeniden hatırlatılması ve sanki yeniymişçesine konuşulması bu depremdeki can kayıplarının örtülmesi anlamına gelir. Bizim yeni bir cümlemiz yok, yıllardır aynı şeyi söylüyoruz. Bu ülkede denetim mekanizmaları kamu odaklı olmadığı için tüm denetimler kusurludur” diye konuştu.
Olaydan yaklaşık 1 saat sonra Bornova’daki Mansuroğlu bölgesinde yıkılan apartmanların olduğu bölgede hasar tespit çalışmaları yaptıklarını kaydeden Akdemir, “Artçı depremler de düşünülerek ağır hasarlı binalar çok hızlı tespit edilmeli. Vatandaşların evlerine girip giremeyeceği yönünde net bilgi verilmeli. Bizim yaptığımız çalışma yeterli değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu çalışmayı hızlıca yapmak zorundadır. Biz de TMMOB olarak her türlü desteği vereceğimizi beyan ediyoruz” dedi.

GÜVENSİZ BİNA VURGUSU
Bornova Manavkuyu mevkii için zemin özelliklerinin önemli olduğunu ve bölgenin yıllar önce tarım bölgesi ve sulak alanları kapsadığını hatırlatan Akdemir, “Planlanmış bir bölgede böyle bir sonuç oluşması kadar akla ziyan bir durum olamaz. Bu tür zeminler hazırlanırken jeolojik ve jeofizik bütün etütler yapılmalıdır. Zemin her ne kadar olumsuz da olsa buna rağmen yapım izni alınmış binalar yıkıldı. Bu binaların lokal ve birbirinden bağımsız olması, bu enkazın nedeninin yapısal bir sorun olduğunu çok net gösteriyor. Deprem değil güvensiz binalar öldürüyor. Bugün asli ihtiyacımız 450 bin nüfuslu bir bölgede çoğunluğu sokakta kalan insanların yaşamlarının normalleştirilmesidir. Kurumlardan hasarlı binaların çok hızlı bir şekilde tespit etmelerini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Evleri yıkılan ya da hasar gören vatandaşlar için sürecin nasıl işleyeceğini anlatan Akdemir, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü, hasar tespit çalışmasını şikayet üzerine değil bölgesel olarak yapacağını açıkladı. Evlerinin hasarlı olduğunu düşünen vatandaşlar TMMOB’u arayabilirler ya da İl Müdürlüğü’ne de bilgi verebilirler. Bu basın açıklamasının asli amacı da bu sürecin hızlandırılmasıyla ilgilidir” dedi.


‘ÇOK GERİDEYİZ’

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar ise büyük depremin yaşanmadığını kaydederek, “İnşaat mühendisleri için deprem ivmedir, kuvvettir. Şuan yaşadığımız depremde ivme dörtte bir oranında. Büyüklük ve şiddet arasındaki farkı burada görüyoruz. Dolayısıyla biz aslında o büyük depremi yaşamadık. Zemin, binanın tasarımı, malzemesi, projelendirilmesi, uygulanması, denetimi bir bütündür ve tek bir parametreden yola çıkılamaz. Denetimsizlik ve yapımdaki hatalar yıkıcı etkiye sebep olabilir. Bunların hepsini değerlendireceğiz. Türkiye’nin 2023 hedefli Ulusal Deprem Stratejisi Eylem Planı var. Buna göre 2017 yılına kadar aslında tüm Türkiye’de bina envanterinin çıkarılması gerekiyordu. Ama bu konuda çok gerideyiz. Bu saatten sonra depremin kendisini konuşmaktansa yapı stoğunun konuşulması gerekiyor. Bu konu acilen gündeme alınmalı. Şuan vatandaşın cevabını beklediği asıl soru ‘Bir depremde ben bu binadan çıkabilecek miyim yoksa binam yıkılacak mı?’ sorusudur” şeklinde konuştu.

FOTOĞRAFLAR: YAĞIZ BARUT

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
14°
açık
Anket Tümü
Covid-19 önlemleri kapsamında hayata geçen açık alanlarda sigara içme yasağı hakkında fikriniz nedir?