Suriyeli ve Türk komşuların kavgası sonrası EGEÇEP'ten açıklama: Mülteciler kardeşlerimizdir!

Geçtiğimiz günlerde İzmir’de Suriyeli bir aile ile komşusu Türk vatandaşları arasından yaşanan kavga sonucu iki Suriye uyruklu kişi ağır yaralı olarak hastaneye sevk edilmesi sonrası Ege Çevre ve Kültür Platformu'ndan (EGEÇEP) konuya ilişkin açıklama geldi. Açıklamada, ''Sığınmacılara yönelik her türlü ayrımcı politikalara son verilmesi konusunda yetkililere bir kez daha sesleniyoruz; "Kültürel farklılıklarımız zenginliğimiz, mülteciler kardeşlerimizdir" sözlerine yer verildi.

GENEL 25.01.2021, 15:40 25.01.2021, 16:15
Suriyeli ve Türk komşuların kavgası sonrası EGEÇEP'ten açıklama: Mülteciler kardeşlerimizdir!

İZ GAZETE - Geçtiğimiz günlerde İzmir’de Suriyeli bir aile ile komşusu Türk vatandaşları arasından yaşanan kavga sonucu iki Suriye uyruklu kişi ağır yaralı olarak hastaneye sevk edildi. Bayraklı ilçesinde bulunan Gümüşpala semtinde yaşayan Suriyeli Muhammed ve Amir Savaş isimli iki kardeş, Suriye'den göç eden komşularının evine gitti. Aile içinde tartışma yaşanması üzerine evde sesler yükselince iddiaya göre üst komşuları durumdan rahatsız olarak Suriyeli iki kardeşe saldırdı. Olay bir anda linç girişimine dönüşürken, sayıları bir anda 20'nin üzerine çıkan saldırganlar iki kardeşi feci şekilde darp etti.

Suriyeli sığınmacıların ülkemizde yaşamaya başlamasından sonra sık sık yaşanan bu tip olaylar iki toplum arasındaki nefreti körüklemeye devam ederken EGEÇEP’ten konuya ilişkin bir açıklama geldi. Halkı sağduyulu olmaya çağıran açıklamada, hükümetin tutarsız ve bir arada yaşama uyuma dikkat etmeyen mülteci politikası nedeniyle bu tip çatışmaların yaşandığı belirtildi.

Ayrıca mülteci çocukların ve kadınların acil ihtiyaçlarına vurgu yapıldı. Ülkemizde bulunan 4 milyon Suriyelinin hala mülteci statüsüne sahip olmadığının altını çizildiği açıklamada ayrımcı politikalarason verilmesi konusunda yetkililere; "Kültürel farklılıklarımız zenginliğimiz, mülteciler kardeşlerimizdir." şeklinde seslenildi.

EGEÇEP'in açıklaması şöyle; 

Mülteciler Kardeşlerimizdir

Geçtiğimiz günlerde İzmir'de Suriyeli bir aile ile komşusu olan Türk vatandaşları arasında yaşanan kavganın sonucunda iki Suriye uyruklu kişi ağır yaralı olarak hastaneye sevk edildiler. Geçmişte de yer yer yaşanan buna benzer olaylar toplumda ayrımcı nefret şiddetinin doğmasına neden oluyor. Bu tür durumlara karşı halkımızı uyanık ve sağduyulu olmaya çağırıyoruz.

Suriye Göçü'nün 10. yılında ülkemizde bulunan yaklaşık 4 milyon sığınmacı hala mülteci statüsüne sahip değillerdir. "Geçici koruma kimlikleri" ile "geçicilikleri" adeta kalıcı hale getirdiler. Hükümetin tutarlı bir mülteci politikası olmadığı gibi, Türkiye bir göçmen deposu haline getirildi. Özellikle Avrupa Birliği ile yapılan sığınmacı pazarlıkları doğrultusunda bu insanlar Türkiye'de sıkışıp kalmış durumdadırlar. Ege'de batırılan tekne ve botlar, Avrupa sınırlarına çekilen dikenli teller, örülen duvarlar bunun kanıtıdır.

Her geçen gün yoksulluk ve sağlık sorunları ile boğuşan kayıtlı-kayıtsız sığınmacıların donarak ya da denizde boğularak can verdiklerini üzüntüyle öğreniyoruz. Kıyılarımızdan balıkları değil sahile vuran göçmen cesetlerini çıkarır olduk.

Ülkemize gelen sığınmacıları ve Türkiyeli insanları "bir arada yaşama uyum" konusunda hazırlamadan bütün şehirlere salmak kültürel sorunlara neden oldu. Bu da kapalı bir gerilim ortamını büyüterek günümüze getirdi.

Türkiye'deki ekonomik kriz ve pandemi süreci işsizliği ve yoksulluğu artırmış durumdadır. Milliyetçi söylemlerle insanları yönlendiren "Şovenist kesimler" adeta krizin sorumlusu Suriyelilermiş gibi algı yaratma çabasındadırlar. Oysa Suriyeliler ucuz işgücü olarak kullanılıp, çoğunluğu kayıtdışı olarak çalıştırılmaktadır. Bunun sonucunda "Ucuz rekabet gücü" olarak Türkiyeli emekçilerle gerilimlerin yaşanmasına sebep olunmaktadır.

Mülteci çocuklara uzaktan eğitim için gerekli teknolojik donanımlar derhal sağlanmalı ve eğitimde dil engelleri aşılmalıdır.

Mülteci ve göçmen kadınların sağlık sorunları düzenli ve tutarlı bir şekilde takip edilmeli, sosyal ve ekonomik olarak güvence altına alınmalıdırlar.

Özellikle Türkiye'ye sığınan siyasi mülteciler, geri gönderilme sürecinde geldikleri ülkelerde "idam tehdidi" ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Siyasi mültecilerin de yaşam hakları güvence altına alınıp uluslararası anlaşmalara uyulmalıdır.

Tüm mültecilere uluslararası koruma sağlanmalı, bu insanların hakları temelinde gitmek istedikleri takdirde çeşitli ülkeler ile işbirliği sağlanarak gitmelerine olanak sağlanmalıdır.

Ege Çevre ve Kültür Platformu olarak, sığınmacılara yönelik her türlü ayrımcı politikalara son verilmesi konusunda yetkililere bir kez daha sesleniyoruz; "Kültürel farklılıklarımız zenginliğimiz, mülteciler kardeşlerimizdir."

Saygılarımızla,

EGEÇEP Yürütme Kurulu

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
13°
açık
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?