Murat Attila, 'Özgür Basın' eki için yazdı: Kurtuluş yok tek başına…

İz Medya Yayınlar Koordinatörü Murat Attila, 'Özgür Basın' eki için yazdı...

GENEL 15.10.2021, 14:26 20.10.2021, 01:49
Murat Attila, 'Özgür Basın' eki için yazdı: Kurtuluş yok tek başına…

Öncelikle teşekkürlerimizi ileterek başlayalım yazımıza…

Türkiye'nin önde gelen, en büyük gazetecilik meslek örgütlerinin neredeyse tamamı İZ Gazete'nin "Özgür Basın" ilavesine destek verdi. Meslek büyüklerimiz, başkanlarımız onca işin gücün arasında zaman ayırıp birbirinden değerli görüşlerini ustalıklarını konuşturarak yazıya aktardılar, Türk basınının içinde bulunduğu durumu tüm çıplaklığı ile gözler önüne serdiler.

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Can Güleryüzlü, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş, Disk Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, Türkiye Spor Yazarları Derneği As Başkanı Nuri İmre'ye çok teşekkür ediyoruz.

Bir teşekkür de TGF ve İGC'nin Onursal Başkanı, CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel'e. Sayın Sertel Türkiye'nin dört bir yerinden 250'nin üzerinde gazetecinin katılacağı bu çalıştay için büyük emek sarf etti. Yazısıyla da ekimize katkıda bulundu.

***

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Marmaris'te, "Anadolu Buluşması" adı altında Yerel Medya Çalıştayı düzenleyeceğini öğrenince yarınlara bugünden not düşebilmek için bu eki hazırlamaya karar verdik. İstedik ki öncelikle Türk basınının bir fotoğrafını hatta röntgenini çekelim. Sözü işin ustalarına bıraktık ve meslek örgütlerimizin başkanları tüm yönleriyle Türk basınının açmazlarını, güçlüklerini, çözüm yollarını kısacası teşhis ve tedaviyi tüm çıplaklığı ile gözler önüne serdi.

Sonra çalıştayın ruhuna uygun olması için İzmir'e, bizim yerelimize döndük. Yıllardır omuz omuza çalıştığımız meslektaşlarımızdan destek istedik.

TV35'ten Mithat Umutoğulları yerel televizyonlar adına yazdı.

Radyo İzmir'den Seçkin Öner "yerel medyanın yürek yemiş yiğitlerini" selamladığı yazısında yerel yönetimlere de göndermeler yaptı.

Gündeme Bakış internet sitesinden Onur Çakır, internet medyasının sıkıntılarını anlattı.

Ege Telgraf'ın duayen editörü Hakan Serbest yerel basının önemini, 9 Eylül Haber Müdürü Sinan Keskin ise muhabirsiz haber merkezlerini kaleme aldı.

Genel Yayın Yönetmeniz Ümit Kartal özgür bir basın ve daha demokratik bir Türkiye için CHP'ye önemli bir çağrıda bulundu yazısında.

***

Bugüne kadar bu kadar çok meslek örgütünün bir araya geldiği ve aynı kaygıları aynı sayfalarda paylaştığı başka bir örnek yok. Türkiye'de basın örgütleri meslek ve özgür basın mücadelesini tek tek, bölünmüş ve parçalanmış bir şekilde vermeye çalışıyor. Bir türlü bir araya gelip, tek yumruk olmayı maalesef başaramadık.

Cemiyetler arasındaki çekişmeler malum. Bu da yetmez gibi federasyon-konfederasyon ayrışması, çok sayıda sendika, ayrı ayrı dernekler, platformlar…

Oysa bu sayfalarda da okuyacağınız gibi hepimizin derdi aynı, sorunlarımız bir, çözüm önerilerimiz birbiriyle uyumlu. Ama unuttuğumuz tek bir şey var bence…

"Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz…"

Umarım bu çalıştay bu ayrışmaların anlamsızlığını bizlere hatırlatır da iş birliğinden doğacak sinerji ile tüm güçlükleri birlikte yenebileceğimizin ayırdına varırız.

EYLEM VE SÖYLEM BİR OLMALI

Elbette bizim de söyleyecek sözümüz var mesleğimiz ve sahada görev yapan basın emekçileri adına. Bunların başında da basın kartı sorunu geliyor. Sorun, vesayet gazeteciliğinde, iktidarın basını boyunduruk altına alma isteğinde yatıyor.

Tüm cemiyetler, sendikalar, meslek örgütleri ve gazeteciler aynı fikirdeyiz: Kimin gazeteci olacağına devlet karar veremez.

Bunun için eylemler düzenleniyor, demeçler veriliyor, açıklamalar yapılıyor. Ama sonra bakıyoruz, özellikle üç büyük cemiyete üye olabilmek için sarı basın kartı şartı dayatılıyor. Kimin gazeteci olacağına devlet karar veremez diyen cemiyetler, devlet basın kartı vermediği için sizi gazeteci kabul etmiyor, çatısı altına almıyor.

Bırakın sendikayı, sigortası bile yapılmadan çalışan yüzlerce meslektaşımız var bugün. Kimi internet medyasında kimi ulusal basında kimi yerel basında. Bu meslektaşlarımıza kim sahip çıkacak? Onların haklarını kim savunacak?

Yine bugün yüzlerce gazeteci yerel yönetimlerde, kamuda basın birimlerinde çalışıyor, basın danışmanlığı yapıyor. Maalesef bir yasaları yok, basın kartlarını iade etmek zorundalar. Bu arkadaşlarımız ne olacak? Onların hakkına-hukukuna kim sahip çıkacak?

Sürekli basın kartı sahibi olamadan emekli olan ve kartını iade eden yüzlerce meslektaşımız var. Onların haklarını kim savunacak? Hangi çatı altına girecekler?

İnternet medyası için yasal bir düzenleme yok. İnternet medyasında çalışan binlerce meslektaşımız var. Basın kartları yok diye onları da yok mu sayacağız?

Yerel radyo ve televizyonlarda çalışanlar? Size bir örnek vereyim, İzmir'in uydu frekanslı tek televizyonu olan TV35'de bir tane cemiyet üyesi yok.

Kadrosunda 17 tane fikir işçisi çalışan İz Gazete'den tek cemiyet üyesi benim. Tüm arkadaşlarımız da basın yasasına tabi çalışıyorlar. Ancak iki sene basın kartı için bekliyorlar, Tüzükte iki yıl da basın kartı taşıma şartı var. O yüzden genç kadrodan kimse cemiyete üye olamıyor.

Herhangi bir neden gösterilmeden basın kartı iptal edilen, sürekli basın kartı verilmeyen, başvurularına cevap verilmeyen onlarca meslektaşımız var. Haklarını nasıl arayacaklar?

Biraz önce dedik ya…

Kurtuluş yok tek başına…

O yüzden cemiyetlerin tüzüklerinin çağın gereklerine ve ülkenin gerçeklerine göre yeniden düzenlenmesinin zamanı geldi, geçiyor bile…

GÖNÜLLÜ KÖLELİK

Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu…

İnternet ve dijitalleşme de geleneksel medyanın ezberini bozdu.

Geleneksel medya can çekişiyor, ayakta kalabilmek adına küresel dijital iletişim ve paylaşım platformlarının; Google, facebook, twitter, instagram, linkedin, youtube ve diğerlerinin kölesiyiz artık.

Dünyanın bütün gazetecileri, hepimiz; bu şirketlerin ücretsiz içerik üreticileriyiz. Üretimimizi geleneksel yöntemlerle (kâğıda basılı olarak) satamıyoruz. Okunabilmesi için içeriğimizi bu platformlarda dolaşıma sokuyoruz. Çünkü haber üretildiğinde tüketilmesi gereken bir ürün. Bayatladığında alıcısı olmaz. Takipçi sayımızı arttırmak için para harcıyoruz. Reklam veriyoruz, takipçi satın alıyoruz.

Peki kim kazanıyor?

Kim kaybediyor?

Okuyucu elindeki akıllı telefonla bedavaya ulaşabildiği bir içeriğe neden para ödesin ki…

Yani, tüketici kazanıyor.

Bir başka kazanan ise gazetecilik adı altında iş yapan sosyal medya fenomenleri.

Artık basın camiasında kurumsal aidiyetler ölüyor.

Şimdi bireysel yıldızların şov zamanı.

Sosyal medyada 20 bin takipçi bulan kendini kurumundan üstün görüyor.

"Takipçi kibirli" tek kişilik medyaların artışı da dijitalleşme ile yaygınlaştı.

Bu kişilerin sosyal medya fenomeni mi gazeteci mi oldukları ise ayrı bir tartışma konusu. Oysa gazetelerin hammaddesi haberdir, yorum değil. Başkalarının ürettiği içerikler üzerinden ahkam kesip yorum yaparak gazetecilik ödülü alanlar bile oldu bu ülkede… Sonuçta onlar da kazananlar arasında.

En çok kazanan ise yukarıda bahsettiğimiz küresel platformlar…

Her yıl milyarlarca doları sadece haber içeriklerinden kazanıyorlar. Ayrıca hangi haberlerin daha çok okunmasını istiyorlarsa yazdıkları algoritmalarla bunu da ayarlayıp manipüle ediyorlar. Amerikan seçimlerinde yaşanan tartışmaları hatırlayın.

Peki kaybeden?

Bu zincirin tek kaybedeni içerik üretenler… Yani bizler.

Her sabah yüzbinlerce gazeteci bu paylaşım platformlarına içerik üretmek için mesaiye başlıyor. Bu yazıları da internet sitemizde yayınlayıp daha çok okunması için sözünü ettiğimiz tüm platformlarda paylaşacağız.

Peki bu dijital kapitalizm canavarıyla nasıl başa çıkacağız?

Üretimimizi, içeriğimizi gerçek değeriyle aracı olmadan tüketicimize yani okuyucumuza nasıl ulaştıracağız? Gelişmeler ışığında bu mümkün değil.

O zaman durumu kabullenip, aracının para kazanmasından gocunmayıp bu pastadan payımızı bir şekilde almanın yolunu bulmamız gerekiyor. Bu ise tek tek kurumların, basın örgütlerinin başa çıkabileceği bir mesele değil.

Onun içindir ki dünyada son zamanlarda sıkça dile getirilen ve yakın zamanda Türkiye'de de tartışılan dijital vergilendirme konusu önemlidir.

Avrupa Birliği 2018 yılından bu yana Google, facebook vb. gibi şirketlerin reklam gelirlerinden yüzde 3 oranında dijital vergi alınması konusunu tartışıyor. Türkiye dijital platformlarda reklam verenlerden KDV almaya başladı. Facebook reklamları 1 Nisan 2019 tarihi itibariyle Türkiye’de resmen vergilendirilmeye başlandı. Artık Türkiye’de Facebook, Instagram, Messenger veya Marketplace üzerinden verilen reklamlardan yüzde 18’lik Katma Değer Vergisi (KDV) kesiliyor. Ama burada vergiyi reklamı veren ödüyor. Yani firmalar yine kazancından devlete vergi vermiyor.

Devlet, bu global devleri vergi vermeye ikna edebilirse elde edilecek gelir Basın İlan Kurumu benzeri ama tamamen özerk ve objektif kriterlere göre davranan bir yapıyla yerel basını destekleyebilir.

Sadece facebook'un 2018 yılında Türkiye'de reklamlardan 2,5 milyar Türk lirası ciro yaptığı biliniyor. (Kaynak: Ekonomist, 3-9 Mart 2019) Diğer global şirketlerin cirolarını da düşününce rakamın büyüklüğü ortaya çıkıyor. Bu şirketlerden alınacak yüzde 3'lük dijital haberleşme vergisiyle yaratılacak kaynak yerel basının ve internet medyasının desteklenmesi için kullanılabilir. Bu para istihdam, sigorta, vergi olarak yine devlete dönecek ve mesleğimiz açısından bizlere yeni ufuklar açacaktır.

YEREL BASIN İÇİN ÖRNEK BİR MODEL

İzmir Gazeteciler Cemiyeti öncülüğünde, 2019 yılının 5 Temmuz gününde İzmir'de yayın yapan 7 yerel gazete #YerelBasınaSesVer manşetiyle yayınlandı. Yeni Yargı Reformu Paketi'nin yasalaşması halinde yerel basının çok zor durumda kalacağını belirterek sosyal medya üzerinden de kampanya başlatıldı ve kamuoyuna çağrıda bulunuldu.

Çağrıya yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer yerel basın için hayati öneme sahip bir öneri ve iş birliği modeli ortaya koydu. Başkan Soyer'in talimatı üzerine yapılan düzenlemeyle İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararları yerel gazetelerde her ay iki tam sayfa ilan olarak yayınlanmaya başladı. Bu sayede yerel basın kuruluşlarına ekonomik destek sağlanırken, şeffaf belediyecilik ve katılımcı demokrasi adına da çok önemli bir adım atıldı. Uygulama 2 yıldır başarıyla devam ediyor.

Umudumuz bu uygulamanın CHP'li tüm belediyeler tarafından hayata geçirilmesi ve yerel basına bir can suyu olarak ülke çapına yayılmasıdır.

EKİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
banner178
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?