Bir tepki de İzmir Barosu TBB Genel Kurul Delegeleri'nden: 'Biat etmeyeceğiz'

AKP’nin hazırladığı ve İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde birden fazla baro kurulmasına olanak sağlayan yasanın Meclis’e gelmesinin ardından tepkiler sürerken bir açıklama da  İzmir Barosu TBB Genel Kurul Delegeleri'nden geldi.

GENEL 01.07.2020, 20:47
Bir tepki de İzmir Barosu TBB Genel Kurul Delegeleri'nden: 'Biat etmeyeceğiz'

İZ GAZETE -AKP'nin Meclis'e getirdiği yeni baro düzenlemesine karşı ülkenin dört bir köşesinde eylemler sürerken İzmir Barosu TBB Genel Kurul Delegeleri'nden yazılı bir açıklama geldi. Açıklamada, "Savunma hakkı  için, baroların parçalanıp bölünmemesi için, demokrasi ve hukuk devleti için, direneceğiz, biat etmeyeceğiz" denildi. 

Yapılan açıklamada, "Baroların tarihi; yürütmenin yargı üzerindeki tahakkümüne, hukuk devletinin tüm ilke ve kurumlarıyla oluşturulmasına engel olan eylem ve işlemlerine karşı barolarımızın verdiği mücadele ile biçimlenmiş onurlu bir tarihtir. Yürütme, son olarak Anayasa m.2 de  ifadesini bulan “İnsan haklarına dayalı,  demokratik, laik, sosyal hukuk devletini” ve "hukukun üstünlüğünü" savunan barolarımızı bu kez tamamen yok etmek, dernekleştirip işlevsizleştirmek için  “çoklu baro” adı altında baroları bölüp etkisiz hale getirmeyi ve demokrasiye aykırı bir şekilde delege seçim sistemini değiştirmek üstüne  kurulu bir yasa teklifini  TBMM’ ye görüşülmek üzere vermiştir. Yürütme bu yasa teklifi ile hiçbir ülkede olmayan çoklu baro uygulaması ve temsilde adalete aykırı bir sistem önermektedir. Özellikle kayıtlı avukat sayısı fazla olan Ankara, İstanbul ve İzmir Barolarını etkisizleştirmeye yönelik bu girişim, Türkiye’deki tüm baroların haklı tepkisine neden olmuş ve bu tepkiyi ortaya koymak için 19 Haziran’da Türkiye’nin birçok ilindeki Baro Başkanları bulundukları illlerden Ankara’ya doğru bir yürüyüş başlatmışlardır. Ankara yürüyüşü polisin engellemesine ve baro başkanlarımızın 27 saatlik yasa dışı gözaltı uygulamasına karşın gerçekleştirilmiştir. Yürütme, tüm baroların kitlesel tepki ve eylemlerine karşı ne pahasına olursa olsun bu yasayı çıkarmak istemekte, ülkemizi daha karanlık bir geleceğe sürüklemektedir" ifadeleri kullanıldı.

'HUKUK DEVLETİNİN SON KIRINTILARINI DA ORTADAN KALDIRMAK...'

Açıklamada ayrıca, "Delege sistemini de değiştiren yasa teklifi ile her baroya tanınan 3 delege hakkından sonra az avukat sayısı olan Barolara yaklaşık 25, 50, 100, 200 avukata bir delege düşerken, İstanbul, Ankara, İzmir, gibi çok sayıda Avukatın bulunduğu Barolarda 5.000 avukat için bir delege hakkı verildiğinden bu barolarda toplamda yaklaşık olarak 3.000 avukata 1 delege düşecektir. Bu durum avukatların Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunda temsili konusunda anti demokratik ve adaletsiz bir sonuç ortaya çıkaracaktır. Dolayısıyla delege seçim sitemini de değiştirmeyi hedefleyen yasa teklifi, barolardan ve avukatlardan uzaklaşarak siyasal iktidara yaklaşan ‘Avukatlar ve Barolar’ nezdinde meşruiyetini yitiren Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun mevcut konumunu da koruma saikiyle hazırlanmıştır. Yürütmenin bu yasa teklifi yalnız barolara karşı değil, esas olarak halka karşıdır. Siyasal iktidarın hukuksuz ve keyfi işlemlerine karşı,  Av.K. 76. ve 95. maddeleri ile barolara verilen görev ve yetki baroların elinden alınmak istenmektedir.  Dolayısıyla bu yasa teklifi ile baroların çalışmalarını etkisizleştirmeyi hedefleyen siyasal iktidar; çocuk istismarına, kadın cinayetlerine, her türden ayrımcılığa, çevre katliamlarına neredeyse yeşil ışık yakmakta, halkın Anayasanın 36. maddesinde yer alan, hak arama özgürlüğünü ve savunma hakkını ortadan kaldırmak istemektedir. Çoklu baro ve delege seçim sistemini değiştirmeye yönelik yasa teklifini getirenler, kuvvetler ayrılığını, yargı bağımsızlık ve tarafsızlığını yok ettiler, şimdi de hukukun üstünlüğünü, insan temel hak ve özgürlüklerini yok etmeye, hukuk devletinin son kırıntılarını da ortadan kaldırmaya çalışmaktadırlar" denildi.

'DİRENECEĞİZ, BİAT ETMEYECEĞİZ'

Baroların, dernek, herhangi bir sivil toplum veya sadece meslek örgütü olmadığı vurgulanan açıklamada, " Barolarımızın avukatların meslek örgütü olma özelliği ikincildir. Asıl olan SAV-SAVUNMA-KARAR üçlüsünden oluşan yargının bir kurumu olmaları, yargıda "SAVUNMANIN ÖRGÜTÜ" niteliğini taşımalarıdır. Yasa teklifi ile yargının son kalan bu bağımsız kurumunun da bölünüp parçalanması etkisizleştirilmesi istenmektedir. Bizler İzmir Barosu TBB Delegeleri olarak baromuzun ve diğer tüm baroların yanında yürütmenin bu demokrasi karşıtı ve hukuk devleti ilke ve kurumlarıyla tamamen zıt girişimlerine karşı tek vücut olarak HAYIR diyoruz. Bu yasa teklifini getirenler ve TBMM 'de iktidar partisi ve onun ortağının oyları ile yasalaşmasını sağlayanlar tarihin karanlığına  gömülecekler, bizler ise tarihin aydınlık sayfalarında , geleceğe umut olmaya devam edeceğiz. Savunma hakkı  için, baroların parçalanıp bölünmemesi için, demokrasi ve hukuk devleti için, direneceğiz, biat etmeyeceğiz" denildi. 

Açıklamaya imza atan avukatlar alt tarafta yer alıyor:

Av.Doğan Evrim

Av.Ahmet Yılmaz

Av.Erol Özcan

Av.İsmet Köymen

Av.Hüseyin Özgür

Av.Meriç Kaptan

Av.Özcan Çine

Av.Mehmet Kantarcıoğlu

Av.Ayşen Erdoğan

Av.Filiz Kunt

Av.Ümit İzmirli

Av.Kemal Eskier

Av.Sefa Yılmaz

Av.İsmail Hanoğlu

Av.Yücelay Sal

Av.Bilal Koralay

Av.Mehmet Erdek

Av.Arif Ali Cangı

Av.Nursen Aksu

Av.Halil Çağlar Akbulut

Av.Erdal Yağçeken

Av.Türkan Karakoç

Av.Yakup Gül

Av.Ümit Görgülü Sevil

Av.Hatice Aslan Atabay

Av.Serkan Cengiz

Av.Erkan Göbekçin

Av.Veysel Gül

Av.Çağla Deniz Felamur

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
33°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?