Bir baro başkanı neden parkta uyur?

Meclis Genel Kurulu’nda “çoklu baro” tasarısında 13 madde kabul edildi. Tasarının geri çekilmesini isteyen ve bu yasa teklifine karşı en başından beri mücadele eden baro başkanları ve avukatlar, Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde bulunan Kuğulu Park’ta sabahladı. İzmir Barosu Yönetim Kurulu üyeleri Özgür Yılmazer, Perihan Çağrışım Kayadelen ve CHP İzmir Milletvekilleri Murat Bakan ve Sevda Erdan Kılıç ise o görüntüleri İz Gazete için yorumladı.

GENEL 10.07.2020, 16:18 10.07.2020, 18:04
Bir baro başkanı neden parkta uyur?

DUYGU KAYA/ İZ GAZETE- Meclis Genel Kurulu’nda “çoklu baro” tasarısında 13 madde kabul edildi. Tasarının geri çekilmesini isteyen ve bu yasa teklifine karşı en başından beri mücadele eden baro başkanları ve avukatlar, Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde bulunan Kuğulu Park’ta sabahladı.

İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel dahil olmak üzere diğer baro başkanlarının kaydırakların, bankların üstünde uyuması, Türkiye’de yankı uyandırdı. Bu çarpıcı fotoğraflara yönelik İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Özgür Yılmazer, İzmir Barosu Yönetim Kurulu üyesi Perihan Çağrışım Kayadelen ve CHP İzmir Milletvekilleri Murat Bakan ile Sevda Erdan Kılıç İz Gazete’ye özel açıklamalarda bulundu.

‘AVUKATLARIN SESİ KISILIRSA VATANDAŞLARIN SOLUĞU KESİLİR’

İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Özgür Yılmazer, “Bu görüntüler aslında çok çarpıcı görüntüler. Baro Başkanları sıcak yataklarında uyuyabilecekken, meslek için, avukatlar için, Barolar için insanüstü bir mücadele veriyorlar. Bu mücadelenin de çok zorlu koşulları oldu. Ankara'ya ilk yürüdüğümüzde hukuka aykırı hatta insanlıkdışı muamelerle  karşılaştık. Akabinde mücadeleleri devam etti, hem Meclis'te hem barolarında. Dün akşam da çocuk parkında kaydırakta uyumaya çalıştılar. Bunu yurttaşlar için yapıyorlar. Çünkü Barolar yurttaşların sesi. Şunu hep söylüyoruz, avukatların sesi kısılırsa vatandaşların soluğu kesilir. Bu yüzden başkanlar bunun mücadelesini veriyor ve bu zorluklara o yüzden katlanıyorlar” diye konuştu.

‘HALKIN CİDDİ BİR DESTEĞİ VAR’

Bu mücadelenin sebeplerinden birini, halkın dikkatini çekmek ve bu mücadelenin neden verildiğini onlara anlatabilmek olarak ifade eden Yılmazer, “Önemli bir duyarlılık oluştu. Yapılmak istenenin ne olduğunu, bu mücadelenin sadece avukatlar ve Barolar için olmadığını anlamaya başladılar, aklınıza gelebilecek bütün haklar için mücadele ettiğimizin farkındalar. Kamuoyunun oluşması biraz zaman alıyor ve büyük mücadele gerektiriyor ama o mücadele çoktandır veriliyor ve önemli de bir yol kat edildi. Bir başarı sağlandı. Halkın da ciddi bir desteği var. Ve bunun için de reaksiyon alıyoruz” dedi.

‘ÖNEMLİ OLAN DOĞRU BİLDİĞİN YOLDA, DOĞRU DAVRANIŞLARI SERGİLEMEK’

İzmir Barosu Yönetim Kurulu üyesi Perihan Çağrışım Kayadelen,  Baroların yaklaşık bir aydır Meclis’e dertlerini anlatmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Başkanların parkta uyumasının sebebi, inandıkları değerlerden asla geri adım atmamak. Ondan önce Ankara girişinde taşta uyumușlardı, bugün de banklarda, kaydıraklarda. Önemli olan doğru bildiğin yolda doğru davranışları sergilemek. Bir noktadan sonra nerede uyuduğunun ya da insani ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığının önemi kalmıyor. Burada verilen mücadele bir onur mücadelesi, avukatların onurunu korumak için mücadele ediyorlar. Ayrıca başkanlarımız bunun avukatlık sorunlarıyla bir alakası olmadığını, tamamen iktidarın baroları kendisine bağlamak için bir düzenleme olduğunu Meclis’e anlatmaya çalışıyor” dedi.

‘TÜRKİYE’DEKİ EN BÜYÜK SORUN CEZASIZLIK’

Kuğulu Park'ta  yasa taslağını protesto eden baro başkanları ve avukatlar polis engeliyle karşılaşmasıyla polis ile baro başkanları arasında arbede yaşandı. Kayadelen, bu konuya yönelik de tepkisini göstererek, "Eğer devletin memuru, yaptığı bir hareketin sonucunda ceza almayacağını düşünüyorsa fütursuzca davranma hakkını kendinde her zaman hisseder. Çünkü Türkiye'deki en büyük sorun cezasızlık ve Kolluğun davranışlarının sonucunda herhangi bir yaptırıma uğramayacağını bilmesi. Bakın başka ülkede olsa, herkes ayağa kalmış ve o insanlara teker teker soruşturma açılmış olurdu. Buradaki Baro Başkanları yere düşürülüyor, hem de çelik kuvvet tarafından. Onlara herhangi bir soruşturma getirilmeyeceği garantisinin verildiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

CHP'Lİ VEKİLLER YORUMSUZ KALMADI

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, "Öncesinde, Baro Başkanlarının ülkemizin başkentine girmesine izin verilmedi, 27 saat boyunca zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılayamadan Ankara girişinde bekletildiler hatta bazı baro başkanları fiziki müdahaleye maruz kaldı, devamında görüşülen yasa teklifinin direkt muhatabı olmalarına rağmen Meclis’e girmelerine, komisyon görüşmelerini izlemelerine izin verilmedi. Baroların bölünmesi teklifine karşı düzenlenecek olan “Büyük Savunma Mitingi'nin” iptal edilmesi nedeniyle Ankara Adliyesi’nin önünden başlayacak protesto yürüyüşü de engellendi. Dün, baro başkanlarının Kuğulu Park`ta kaydırakta uyuduğu görüntüler, bahsettiğimiz içler açısı olayların devamıdır" dedi.

'İKTİDAR İSTİYOR Kİ SAVUNMA DİZ ÇÖKSÜN'

Bakan, yapılmak istenen değişiklikle, savunmayı temsil eden avukatlar taraf haline getirildiğini ifade ederek, "Savunma hepimizin gözü önünde bölünmekte, güçsüzleştirilmekte, siyasileştirilerek, tarafsızlığı elinden alınmaktadır. Bu değişiklik devletin temel parçası olan yargının en önemli ayağına “savunmaya” vurulan darbedir. Bu teklif yasalaşırsa, yargının savunması siyasallaşacak, hukuk devleti kavramı ağır bir yara alacak, vatandaşların hak ve özgürlükleri güvencesiz kalacaktır. 

Baro Başkanlarına karşı yapılan haksızlığa karşı meslektaşlarımızın yanındayız. Bir yandan Genel Kurul`da mücadele veriyoruz, dönüşümlü olarak da Baro başkanlarımıza destek vermek için yanlarına gidiyoruz, seslerini duyurmaya çalışıyoruz. İktidar istiyor ki barolar sussun, savunma diz çöksün. Bu yasa teklifine karşı duruş vatan savunmasıdır, geleceğimizdir, savunma hakkımızdır, halkımızın nefesinin kesilmemesidir, bunun mücadelesini veriyoruz" dedi.

'BEYHUDE BİR ÇABA İÇERİSİNDELER'

Bakan ayrıca, "Parti yönetimimiz, AKP ve MHP ittifakının çoğunluğuyla teklifin yasalaşması durumunda Resmi Gazete’de yayınlanır yayınlanmaz, yürürlüğü durdurma istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını açıkladı. Mücadelemiz her alanda devam edecektir. Halkımız ülkemizin içinde bulunduğu tabloyu görüyor, zaten son yapılan anketler AKP’nin ve iktidar ortağı MHP`nin oylarının büyük hızla eridiğini ortaya koyuyor. Bu tablo nedeniyle özgür basını, baroları, meslek örgütlerini susturarak iktidarlarının devamını sağlayabileceklerini düşünüyorlar, ama beyhude bir çaba içerisindeler.  “Zulmün artsın ki çabuk zeval bulasın” denir ya içinde bulunduğumuz durum aynen budur" diye konuştu.

'BİRÇOK AÇIDAN SAKINCALAR OLUŞTURMAKTA'

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç ise, " Öncelikle pişirilip önümüze konan bu yasa değişikliği teklifi hazırlanırken barolara sorulmadı, avukatlara sorulmadı. Halihazırda ne barolar ne de yandaşları dışındaki avukatlar bu değişikliklerin olmasını istemiyor. Savunma, yargının vazgeçilmez ögesidir ve adaletli bir yargılamanın varlığı ancak avukatların etkin katılımı ile sağlanabilir.   Ancak AKP-MHP iktidar ortaklığı baroları bölerek kendi yandaş barolarıyla savunmayı etkisizleştirmek istiyorlar. Avukatların ve baroların, kısaca savunmanın etkisizleştirilmesi demek; çocuk istismarları, kadın cinayetleri, doğa katliamları, işkence ve kötü muamele mağdurlarının yalnızlaştırılması anlamına gelir ki bu da önü alınamaz toplumsal felaketlere yol açar" ifadelerini kullandı.

'KENDİLERİ GİBİ DÜŞÜNMEYEN HERKESTEN KORKUYORLAR'

Kılıç, teklifin hala  Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldüğünü ifade ederek, "Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte bu yasa değişikliği teklifinin doğuracağı sakıncaları Meclis’te dile getiriyoruz. Baro başkanlarımız ve meslektaşlarım da halen Ankara Kuğulu Park’ta eylemlerine devam etmekteler ve bizde onlara destek amaçlı zaman zaman yanlarında oluyoruz. Halkımız AKP iktidarının tüm engellemelerine, tüm zorbalığına rağmen her şeyin farkında. Bunu AKP iktidarı ve partili Cumhurbaşkanı da iyi biliyor. Tüm zorbalıkları, engellemeleri de zaten halktan kopuşlarını gösteren anket sonuçlarıdır. Halkımız gerçekleri öğrenmesin diye doğru haberi yapan, kendi gibi düşünmeyen kanalları kapatıp, gazetecileri hapse atarak sindirmek, susturmak istiyorlar. Bunları ilk kez yaşamıyoruz. Bunları daha önceki iktidar ortakları, hocaları olan FETÖ’den öğrendiler. Beyaz önlüklerden korkuyorlar, köyüne sahip çıkan şalvarlardan korkuyorlar, sarı yeleklerden korkuyorlar, avukat cübbelerinden korkuyorlar, kendi gibi düşünmeyen herkesten korkuyorlar, seslerine kesmek istiyorlar. Ama korkunun ecele faydası yok. İlk seçimde iktidarları sona erecek" diye konuştu.

Yorumlar (1)
ali 3 hafta önce
vatandaşlarıda baroların bölünmemesi için çagırmaları gerekir.
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
23°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?