Avrupa Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kurulu yönetiminde de görev alan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenk Demirdöver, AA muhabirine, Türk doktorların estetik cerrahi konusunda dünyanın en önemli uzmanları arasında yer aldığını söyledi.

Türk uzmanlarının daha iyi yetişmesi için etkinlikler düzenlediklerini dile getiren Demirdöver, bu kapsamda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde 169 kişinin katılımıyla asistan temel eğitim okulu programı gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Demirdöver, iyi yetişen Türk doktorlarına yurt dışından da büyük talep olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin bulunduğu coğrafyaya sık uçuş bulunması ve yakınlık nedeniyle Avrupa'dan çok hastamız geliyor. Amerika'nın doğu ve batı yakasından da çok sayıda hastamız bulunuyor. Aralarında ünlüler de var. Gelmelerinin en önemli sebebi Türkiye'deki plastik cerrahinin bu kadar yetkin olduğunun tüm dünya tarafından biliniyor olması. İnanılmaz fiyat avantajları da var. Kur farklarından dolayı Türkiye'de ameliyat olmak onlar açısından çok daha cazip oluyor. Ameliyat sonrası iyileşme sürecinde tatil yapıyorlar, 15 gün sonra kontrollerini yapıp evlerine uğurluyoruz."

"TELAFİSİ OLMAYAN SONUÇLAR"

Estetik girişimlere Türk kadın ve erkeklerin de yoğun ilgi gösterdiğini, iç ve dış talebin yüksek olması nedeniyle branş uzmanlığı farklı olan çok sayıda doktorun da kendisini estetik cerrahi uzmanı gibi tanıtarak bu alana girdiğini söyleyen Demirdöver, şunları kaydetti:

"Bu konuda herhangi bir eğitim almadıkları, bir etkinlikleri olmadığı halde bu ameliyatları gerçekleştirmek için kendilerini, sahte kimliklerle, olmayan unvanlarla tanıtıyorlar. Doktor bile olmayan ya da herhangi bir tıbbi eğitim almamış kişiler de sahte kimliklerle ya da bir doktorun adını kullanarak bu işlemleri yapabiliyor. Tabii ki bunun sonucunda çok önemli komplikasyonlarla karşılaşıyoruz. Bazen bu komplikasyonları düzeltmek ne yazık ki mümkün olmuyor."

Estetik müdahalelerde sahtecilik sonucu mağdur olan çok sayıda hasta olduğunu, açılan birçok davada dernek olarak hastaların yanında yer aldıklarını dile getiren Demirdöver, sağlık açısından ise telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşılaşabildiklerini anlattı.

"KÖRLÜĞE VARAN CİDDİ KAYIPLARLA KARŞILAŞILIYOR"

Hastaların başvurduğu kişinin plastik rekonsrüktif ve estetik cerrahi uzmanı olup olmadığını kontrol etmesini gerektiğini anlatan Demirdöver, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün dolgulara ve botoksa çok kolay erişilebiliyor. Bu konuda eğitimi olmayan kişiler ya da sahte eğitim alanlar var. Yeri belli olmayan, sadece ücreti yatırıldıktan sonra yerlerinin açıklandığı ve yüksek ücretler talep edilen kurslar var. Ama bu kurslar genellikle yetkinliği olmayan kişilere veriliyor ve çok büyük problemlerle karşılaşabiliyoruz. Botoks deyip geçmemek lazım, yanlış yere uyguladığınız takdirde göz kapağı düşüklüğü söz konusu olabilir. Bunlara çok sık rastlıyoruz ve bunların hemen telafisi ne yazık ki mümkün değil. Dolgu dediğimiz şey eğer yetkin kişi tarafından uygulanmazsa çok ciddi sonuçlara yol açabiliyor, körlüğe varan ciddi kayıplarla karşılaşılıyor. Bunun birçok örneğini de görüyoruz."