“Sendika anayasal haktır engellenemez. Direnen tütün işçileri kazanacak, işçi sınıfı kazanacak” pankartı açan EMEP üyeleri, “Tütün işçisi yalnız değildir”, “İş emek özgürlük” sloganları eşliğinde fabrikanın güney kapısına yürüyüş düzenledi.

Fabrika önünde işçilerle bulaşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “İşçilerin günde 5-10 dolara çalıştığı sömürü cenneti haline getireceğiz diyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Tütün işçilerinin mücadelesi sadece bu fabrikanın değil, Türkiye işçi sınıfının mücadelesidir” diye konuştu.

İşçiler sık sık, “Sendika haktır engellenemez”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları attı.

“İŞÇİLERİN SENDİKAL ÖRGÜTLENMESİNİ BÖLMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Akdeniz, “İşçi ekmeği, özgürlüğü, çocuklarının geleceği için sendikaya üye olur. Toplu iş sözleşmesi için hele enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir ülkede alın terinin güvencesi için üye olur. Peki işverenler ne yapar? Onlar da taşeronlaştırmayı örgütlüyor. İşçilerin sendikal örgütlenmesini bölüyor” diyerek taşerona izin vermeyeceklerini söyledi.

ETF’de örgütlenen işçilerin kapının önüne koyulduğunu hatırlatan Akdeniz, “Bunlar yerliyiz ve milliyiz diyorlar ama uluslararası sermayeye hizmet ediyorlar. İşçilerin emeklerini ezdiriyorlar. Nerede kaldı sizin milliliğiniz?” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ UCUZ EMEK HALİNE GETİRMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Bakan Nebati’nin açıklamasını hatırlatan Akdeniz, “Bu, sendikalara savaş açacağız demektir. Sendikalarda örgütlenen işçilere fütursuzca savaş açacağız, sosyal hakları yok soracağız demektir. Vahşi kapitalizme geri döneceğiz demektir. Batı kapitalizmin, tekellerin, şirketlerin kârına kâr katmak için Türkiye’yi Bangladeş, Hindistan gibi işçilerin günde 5-10 dolara çalıştığı sömürü cenneti haline getireceğiz demektir. Buna izin vermeyeceğiz. İşçilerin mücadelesi sadece bu fabrikanın değil, Türkiye işçi sınıfının mücadelesidir” diye konuştu.

TAŞERONUYLA KADROSUYLA BİRLEŞEREK KAZANACAĞIZ”
İşverenlerin işçileri işsizlikle, açlıkla terbiye etmeye ve birliklerini bozmaya çalıştıklarını söyleyen Akdeniz, “Biz bu oyunlara gelmeyeceğiz. Taşeronuyla kadrosuyla birleşerek kazanacağız” dedi.

Sansür yasasına da değinen Akdeniz, “Sansür yasası sadece gazetecileri, gazeteleri ilgilendiren bir yasa tasarısı değildir. Esas olarak işçi sınıfının sesini boğmak için getirilmiştir. İşçi sendikalarına, konfederasyonlarına sesleniyorum, uyuyor musunuz? Bu sansür yasası, direnişler daha ne bekliyorsunuz meydanlara inmek, dayanışmayı büyütmek için” dedi.

“BİZ İŞÇİLERİN, EMEKÇİLERİN İTTİFAKINI KURALIM”
Düzen muhalefetine de seslenen Akdeniz, sadece sandığı bekleten sokağa çağrı yapmayan siyasi partileri eleştirerek, “Hadi biz bekleyelim iktidar duruyor mu zam üstüne zam yapıyor, çocuklarımızı okutamıyoruz. Patronlar duruyor mu zorunlu mesailer ile 8 saat çalışarak eve ekmek götürmek mümkün değil. 12 saat çalışmak neredeyse kural haline geldi. Elbette birleşeceğiz. Masanın altıymış üstüymüş onların ittifakı patronların, bankaların, holdinglerin ittifakıdır. Gelin biz işçilerin, emekçilerin ittifakını kuralım. Emek mücadelesinin de merkezine oturalım” diye konuştu.

DAYANIŞMAYI BÜYÜTME ÇAĞRISI
Dayanışmanın önemine vurgu yapan Akdeniz, “Siz burada bir meşale yaktınız, sizlerin kazanması için tüm parti örgütleri adına söylüyorum bütün gücümüzle sizlerin yanındayız. Hak-İş’e de ve tüm emek ve meslek örgütlerine sesleniyorum. Burası sahipsiz kalmayacak. Belediyelere de sesleniyorum. Bugün işçinin yanında olmayacaksınız ne zaman olacaksınız? İmkanlar kaynaklar sizde. Bu dayanışmayla 170 günde olsa dimdik dururuz kazanırız” dedi.

İşçiler adına söz alan Gıda-İş Ege Bölge Temsilcisi Ufuktan Öden ise, “Dayanışma için teşekkür ederiz. Ve mücadele hem Türkiye’de hem dünyanın her yerlerinde tüm işçi kardeşlerimizin ortak mücadelesidir. Ne kadar birleşirsek o kadar güçlenecek ne kadar güçlenirsek kazanacağız” dedi.