'Tekstil sektörü pandemi sınavından başarı ile çıktı!'

İz Televizyonu’nda yayınlanan ‘Özgür Coşkun ile Sektör’ programının konuğu Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkan Yardımcısı/ Narkonteks Tekstil A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay oldu.

EKONOMİ 23.12.2020, 17:39 23.12.2020, 17:44
'Tekstil sektörü pandemi sınavından başarı ile çıktı!'

Narbay, pandemi döneminde tekstil sektörünü değerlendirerek, “Çok ciddi değişimleri hayatımızda karşıladık hem sektör hem ülke olarak. Tekstil büyük bir sektör. Birden fazla dinamiği var sektörün. Bugüne kadar 300 milyon dolarla ihracat sınırını geçen tek sektör. Dolayısıyla evet bu kriz birçok sektörü, ülkeyi, vatandaşı olumsuz yönde etkiledi ama sektör bu sınavdan başarı ile çıktı diyebiliriz. Bu yılı da çok büyük bir kayıpla atlattığımız söylenemez en azından ihracat kısmı için” ifadelerini kullandı.

Sektörün ilk çeyrekte yüzde 6.3 daralma ile başladığını, Mart ayı sayılmaz ise aslında sektörün bir büyüme içinde olduğunu kaydeden Narbay, “Şu anda yüzde 5.4 ile iki ay çalışılmamasına rağmen Kasım sonunu görmüş olması, sektörün çok ciddi bir başarı elde ettiği anlamında” dedi. Narbay, rakamlarla büyümeyi, fırsatları, krizi anlattı ve medikal tekstil ile sektörün iyiye gittiğini söyledi. Narbay, daha sonra kapasite kullanma alanlarının ne kadar olduğunu anlattı.

YÜZDE BÜYÜME ÖN GÖRÜSÜ

“Eğer aşıda olumlu senaryo gerçekleşirse dünya ticaretinin yüzde 4 büyümesini ön görüyoruz” diyen Narbay, “Zor dönemi başarılı ile atlattık, firmalar yeni normale alışıyorlar. İhracat pazarlarımız ikinci dalga nedeniyle biraz duruldu ama biz 2021’in başarılı bir yıl olacağını, intikam alışverişinin hızlı bir talebe dönüşebileceğini umuyoruz. Dünya hazır giyim ihracatı pandemi öncesinde 473 milyar dolar bir rakamla kapanmıştı, 2020’yi 100 milyar dolar bir kayıpla kapatacağını ön görüyoruz. 2019 seviyesine ancak 2022’de göreceğiz. 2021 toparlanma yılı olacak. Mutluluk verici rakam ise Türkiye’nin hazır giyim ihracatında aldığı pay yüzde 3.75’di fakat pandemi döneminde dünya ticaretinden daha az küçüldük. Eğer payı koruyabilirsek daha da büyüyebiliriz” şeklinde konuştu.

‘KÖTÜNÜN İYİSİ’

Hazır Giyim Endüstrisi karlılık endeksini de paylaşan Narbay, “Şu anda para kazanmıyor endüstri tabi bir küçülmek yaşadık ama doğal olarak herkes ayakta kalmaya çalışıyor. Rakamlar kötünün iyisi şu anda. İlk çeyrekte perakende harcamalarında yüzde 8 büyüme görmüştük fakat tüm yıla baktığınızda yüzde 14’lük bir daralma söz konusu. Satış zamanında yüzde 20’nin üzerinde bir kayıp var.  Dikkat çekici olan bir şey internet alışverişlerinin artması. Toplam kredi kartlarının içinde yüzde 25 oranında ilk defa internet alışverişi ile tanışması oldu. Bu da kovidin yarattığı değişikliklerden bir tanesi.  Parekende tarafında kısıtlamalar tekrar geldi, en önemli günler yani hafta sonunda satış yapılamıyor, diğer günlerde halk korkudan alışverişe çıkamıyor. Alışveriş merkezlerinin gelir giderleri tekrar gözden geçirilmeli. Parekendecinin ayakta kalabilmesi sağlanmalı. Cadde mağazacılığında ise maalesef kiracılar mülk sahipleri ile karşı karşıya gelmiş durumda. Burada da mutlak suretle bir düzenlemeye gidilmeli ve devlet tarafından bir destek düzenlenmesi gerekir. Esnaf destek paketi yeterli olmadı. Esnafımızın daha fazla korunması gerekir. Geçen yıl 27 milyon toplam çalışan varken bu yıl 25 milyon toplam çalışan var. Oldukça ciddi işsizlik rakamı var bunun daha da artmaması için parekende sektörünün desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

‘PANDEMİNİN ÖĞRETTİKLERİ VAR’

Bakanlığa yapılması gereken beklentiler ile ilgili rapor sunduklarını, bu durumun bütçe ile alakalı da olduğunu belirten Torgay Narbay, pandemi ile 10 sene geriye değil ileriye gidildiğini söyledi. Narbay, “Hayatımıza şu an online toplantılar girdi mesela. Ben diyorum biz bunu daha önce niye yapmamışız, pandemi bize bunları öğretti. İhtiyacımız olmayan şeyleri satın almamayı öğretti. Bundan sonra Avrupa girecek her mal için karbon vergisi almaya başlayacak. Dolayısıyla firmaların buna hazırlanması gerekiyor. Eğer yeşil firmalar yaratamazsak bu firmaların Avrupa’ya mal ihracat etmeleri çok kolay olmayacak” ifadelerini kullandı.

HEM FIRSAT HEM TEHDİT’

İnternetten satışların da hem bir fırsat hem bir tehdit olduğunu söyleyen Narbay, “Büyük zincirler için tehdit ama Türkiye gibi esnek üretim yapan bir ülke için fırsat. Çünkü yeni satış kanalları oluşuyor. Dolayısıyla daha çok rekabet, rekabetçi maliyetler ile hızlı esnekliğin ön planda olacağı bir dönem başlayacak. Firmaların altyapı olarak bunlara hazırlanmaları gerekiyor. Bunun için satış pazarlama bölümlerinin de dijitalleşmesi gerekecek” diye konuştu. Narbay, firmaların yeni oluşacak müşteri kitlesine de alışması gerektiğini sözlerine ekledi.

Sektör olarak 2021’in belirsizlikleri taşıdıklarını düşündüklerini kaydeden Narbay, 2020 yılının bütün dataların bozulduğu bir yıl olduğunu hatırlattı. Narbay, “Uzun vadede plan yapılması mümkün değil. Bu da özellikle Avrupa’daki alıcıların daha ihtiyatlı olmasına neden olur. Bu da Türkiye’nin yıldızını parlatıyor. Sektörel açıdan baktığımızda Türkiye önemli bir fırsatın eşiğinde diyebiliriz” diyerek gelecekten umutlu olduklarına işaret etti.

‘PANDEMİYİ FIRSATA ÇEVİRDİK’

Narkonteks ile ilgili de konuşan Narbay, bu krizlere daha önceden hazırlanıldığını tüm satış kanallarında da var olduklarını söyledi. 20’nin üzerinde ülkeye satış yaptıklarını ve kişisel koruyucu malzemeler de üretmeye başladıklarını, medikal tekstil ürünleri oluşturduklarını dolayısıyla ‘pandemiyi fırsata çeviren firmalardan biri’ olduklarını da sözlerine ekledi.  Bu durumun birkaç boyutlu strateji ile olduğunu belirten Narbay, “Kadın, erkek ve çocuklar için üretim yapıyoruz. Ürün gamı olarak iç çamaşırı yapıyoruz. Ev ve yatak kıyafetleri, aktif kıyafetler, termal kıyafetler, plaj kıyafetleri yapıyoruz. Hemen her alan için bir ürün üretiyoruz. Hiltown, Mavibahçe, Westpark, Selway’de varız” dedi.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner218
Günün Karikatürü Tümü
banner96
29°
açık
banner177
banner178
Anket Tümü
Koronavirüs aşısı olmayanların sinema, tiyatro, spor müsabakaları, konser vs yerlere girişi kısıtlanmalı mı?