Salgın sürecinde İzmir tarımı nasıl etkilendi? ZMO İzmir İkinci Başkanı Banu Onan yanıtladı!

İz Tv’de yayınlanan Tugay Can ile Gün Doğdu programına katılan ZMO İzmir İkinci Başkanı Banu Onan, tarım iş kolunda çalışan emekçilerin salgına yönelik kırsalda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi ve üreticinin kooperatifleşmenin çatısı altında toplanmasının önemini anlattı

EKONOMİ 27.10.2020, 16:03
Salgın sürecinde İzmir tarımı nasıl etkilendi? ZMO İzmir İkinci Başkanı Banu Onan yanıtladı!

İz Tv’de yayınlanan Tugay Can ile Gün Doğdu programına Ziraat Mühendisleri Odası İkinci Başkanı Banu Onan Gıda konuk oldu. Onan, tarım iş kolunda çalışan emekçilerin salgın sürecinde yaşadığı sorunları, devletin tarım politikalarında izlediği yol konusunda değerlendirmede bulundu. Onan, Türkiye’de tarımla ilgili sorunların uzun yıllardan beri devam ettiğini söleyerek, “Tarımda var olan sıkıntılar pandemi sürecinde daha da arttı. Ülke olarak pandeminin ilk aşamasını atlatamadık. Ancak farklı boyutlarını yaşıyoruz. Süreci diğer Avrupa ülkelerine göre az darbe alarak geçirdik. Bunlar arasında birinci etken ülkemize virüsün geç gelmesi, ikincisi kışlık tarım ürünlerinin ekilmiş olmasıdır. Salgın döneminde gönüllüler üzerinden tarım yapılması da kolay değildi. Tarım vasıfsız bir iş kolu değildir. Ayrıca gönüllülerimizi alarak direkt hasata da sokamayız. Özellikle bu kişiler ihraç ürünlerinde hasatta yaptıkları hatada ürüne zarar verebilirler. Eğitimli olmadıkları için kendilerine zarar verebilirler. Bu konuda tarım işçi ve emekçilerinin alanda olmaları lazım. İkinci dalganın kırsala yayılmaması süreci kolay atlatmamıza sebep oldu. Önlemlerin yeterli düzeyde alınamaması, ikinci dalgada beklediğimiz sıkıntıyı birinci dalganın devamında yaşayacağız” dedi.

‘KAĞITTA KALMASIN’

Tarım iş kolunda çalışan emekçilerin salgına yönelik kırsalda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Onan, “Bu dönem de toplum olarak maske ve eldiven kullanmayı öğrendik. Kişisel hijyenimize daha da önem verdik. Bu konuda çıkan genelgelerin kağıt üzerinde kalmaması gerekiyor. Üreticinin ekonomik olarak beli büküldü. Bu yüzden üreticiye ekstra masrafl ar yükleyemeyiz. Örneğin, tarım emekçisinin işçiyi götüreceği bir minibüse 20 kişi değil, 10 kişi binecek kararı veriyorsanız, bunun için ekonomik desteği vermek durumundasınız. Üreticinin gübre girdileri dahi yüzde 100 oranında zamlandı. Bu konuda devletin ve belediyelerin destek olması gerekiyor” diye konuştu. ‘Üreticilerin kooperatifçilik çatısı altında toplanması gerekiyor’ diyen Onan kooperatifl eşmenin önemini anlattı.

‘KIRSALA GÖÇ’

Salgın sürecini tarım açısından sağlık, ekonomik ve sosyolojik boyutlarda da değerlendiren Onan, “Toplum olarak salgınla karşılaştığımızda gıda stoklama ve güvene alma ihtiyacı ortaya çıktı. Aynı zamanda kırsala doğru bir göç başladı. Bunu istiyoruz. Ancak pandemiyle yanlış doğrultuda gitti. Kendilerini küçük araziler satın alarak kendilerini kurtarmak adına bir şeyler ektiler. Oldukça olumlu ancak ekonomik anlamda mutlak tarım arazilerinin heba edilmemesi gerekiyor. Tarım, bir iki ay yapılacak bir sektör değildir. Emek ister. Üreticiye bu noktada mesajım birleşerek, kooperatifleşmektir” dedi.

Onan, ‘Salgın sürecinde İzmir tarımı nasıl etkilendi?’ sorusunu, “İzmir özelinde büyük sıkıntı yaşanmadı. Ürünün tarlada kalması virüs kaynaklı değil, ekonomik kaynaklı oldu. Domatesler düşük maliyette olduğu için tarlada kaldı. İzmir’de iş sağlığı güvenliği ve kovid açısından sıkıntı yaşanmadı. Belediyeler güzel hizmetlerde verdi” şeklinde cevapladı.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
17°
açık
Anket Tümü
Covid-19 önlemleri kapsamında hayata geçen açık alanlarda sigara içme yasağı hakkında fikriniz nedir?