Para politikası nasıl yapılır, nasıl yapılmaz?

Bu hafta açıklanan iki kararla ABD Merkez Bankası politika faizini sabit tuttu; TCMB ise politika faizini yüzde 18'e indirdi. Prof. Dr. Selva Demiralp, kararı BBC Türkçe için değerlendirdi: 'Dün alınan karar ne TCMB hedefleri ile tutarlı, ne iletişimi etkili, ne de piyasalara güven verebilen bir karardı.'

EKONOMİ 24.09.2021, 08:21
Para politikası nasıl yapılır, nasıl yapılmaz?

Para politikasında temel prensipler vardır:

  1. Koyulan hedeflerle tutarlı hareket edilmelidir. O hedeflere ulaşmak için nasıl bir yol haritası izleneceği, hangi kıstaslara bakılacağı açıklanmalıdır.
  2. Açıklanan politikalara güven duyulmalı, merkez bankasının becerisinden şüphe duyulmamalıdır. Merkez bankasına güven duyulup verdiği hedefe ulaşılacağına inanılırsa enflasyon beklentileri çıpalanır.
  3. İletişim şeffaf olmalıdır. Merkez bankası neyi neden yaptığını net bir dille anlatabilmeli ve piyasaları ikna edebilmelidir.

Eğer merkez bankası bu prensiplere uygun hareket ederse o zaman daha karar açıklanmadan piyasalar merkez bankasının ne yönde karar alacağını tahmin edip o yönde fiyatlamalara başlarlar. Açıklanan karar bunun teyidi olur. Gereksiz oynaklık yaşanmadan ve faizlere fazla müdahale etmeden fiyat istikrarı sağlanır.

Bu hafta, önce FED ardından TCMB kararları geldi. Şüphesiz her ülkenin şartları para politikası uygulamalarında nüanslar gerektirebilir. Ancak temel prensiplere sadık kalınmalıdır.

Merkez bankaları ekonominin içinde bulunduğu şartları değerlendirmede, hedeflere ulaşmak için gerekli olan adımları tespit etmede hata yapabilir. Ancak bunlar daha anlaşılabilir ve affedilebilir hatalardır. Büyük hatalar ise yukarıda bahsettiğim temel prensiplerin ihlal edilmesidir. Bu tür hataların bedeli güven kaybı, aşırı piyasa oynaklığı, büyük faiz değişiklikleri, krizler ve istihdam kayıpları ile ödenir.

Şimdi bu hafta gelen iki merkez bankasının kararını bu çerçeveden değerlendirelim.

ABD Merkez Bankası Kararı

Mayıs 2013'te, tahvil alım programının sonlandırılacağı inyalini veren FED, sonradan "taper tantrum" diye anılan iletişim kazasını yaşamıştı. Verilen mesajın orta vadeli bir yol haritası olduğunun anlaşılamaması piyasalarda panik yaratmış, temel prensipte yaşanan aksamanın bedeli büyük olmuştu.

Pandemi döneminde, geçmiş hatasından ders almış bir FED çıktı karşımıza. Temmuz ayından bu yana tahvil alımlarını azaltacağına piyasaları hazırlayan FED, Çarşamba günü artık somut bir şekilde vaktin çok yaklaştığını söylerken piyasalarda sekiz yıl önce kopan fırtınadan eser yoktu.

FED'in para musluklarını yavaş yavaş kapatacağı haberi alıştıra alıştıra ve piyasa dostu mesajlarla desteklendiği için aşırı oynaklık yaratmadan kabul edildi.

Dünkü toplantıda FED "tapering" kararına ilave olarak artan enflasyona rağmen neden faiz artırımlarında acele etmediğini piyasalara açıklamakla yükümlüydü. Bunu da net bir şekilde izah ettiler. 2021 için enflasyon tahminlerini yukarı revize ederken büyüme tahmini aşağı revize edildi.

Bu şu demek: Enflasyon talep değil arz kaynaklı. Pandeminin yarattığı arz kaynaklı etkilerin geçici olduğuna inanıyoruz. Onun için acele bir faiz artışına gidip ekonomiyi boğmak istemiyoruz.

FED'in çizdiği makro resim piyasalar tarafından tutarlı bulunuyor ve satın alınıyor. Enflasyon beklentileri yüzde 2'lik hedefe büyük ölçüde çıpalı. Hatta dünkü karar sonrasında bir parça daha azaldı. Zaten FED'in elini rahatlatan da bu güven. Çünkü FED'i eleştirenlerin de sıklıkla dile getirdikleri gibi bir kere merkez bankasına güven kaybolur ve beklentiler çıpadan çıkarsa fiyat istikrarı sağlamak acı reçete gerektirir.

Bu da sonu stagflasyona kadar varan bir korku tünelinin kapısını açabilir.

TCMB kararı

TCMB
Getty Images

Sözün tam bu noktasında içeriye dönelim. Dün TCMB de bir karar açıkladı. Ancak FED'in aksine TCMB kararında öngörüden eser yoktu. Geçmişteki hatalardan ders alındığına dair bir işaret yoktu.

Kararın öngörülemez olmasının sebebi iletişiminin yapılmamış olması değildi aslında. Zira çok değil birkaç hafta önce başkan Kavcıoğlu TCMB'nin odağının çekirdek enflasyona kayacağını söylerken bir faiz indirimi beklentisi de oluşturmuştu . Ancak enflasyonun yüzde 20'ye dayandığı, dış borcun yüksek, döviz rezervlerinin negatif ve de FED'in bir gün önce sıkı para politikası verdiği bir ortamda faiz indirimi için alan bulunmuyordu.

İşte bu nedenle, tüm siyasi baskıya rağmen faiz indirimine ihtimal verilmedi.

Makroekonomik şartları bizden çok daha elverişli ve enflasyon konusunda bizden çok daha uygun konumda olan ülkeler bile FED kararını daha sıkı para politikası ile karşılarken TCMB'nin faiz indirimine gitmesi yabancı medyada da hayretle karşılandı.

Dün alınan karar ne TCMB hedefleri ile tutarlı, ne iletişimi etkili, ne de piyasalara güven verebilen bir karardı. Bu şekilde, para politikasının üç temel prensibini de ihlal eden ve Türkiye ekonomisinin dirayetini test eden bir karar olarak tarihe geçti.

TCMB'nin görevi üzerindeki baskıya karşılık hükümeti bu kararın yanlışlığına ikna etmekti.

Faiz indiriminin piyasa dengelerini bozacağı, piyasa faizlerini indirmek şöyle dursun daha çok artışa sebep olacağı, gerek kur gerekse faiz baskıları ile ekonomi üzerinde daha daraltıcı bir etki yapacağı, enflasyonu büsbütün raydan çıkararak yoksullukta büyük artış yaratacağı, büyük bir kur şokuna zemin hazırlayacağı hükümete anlatılmalıydı.

Bu olmadı. Onun yerine çok riskli ve hatalı bir kararla faizler indi.

Bundan sonra ne olur?

TCMB'nin kararını takiben kur ve piyasa faizleri artışa geçti. Bu şaşırtıcı değil beklenen bir tepki. Nasıl ki kredibilite sahibi bir FED piyasa beklentilerini çıpalayıp, faiz artırmadan bile beklentilerin artmasını engelliyorsa bizde de tam tersi oluyor.

Kredibilitesi ve beklentiler üzerinde bir kontrolü olmayan bir merkez bankası, üzerine bir de faiz indirip "merak etmeyin talep çok baskılanmıştı da o yüzden faiz indirdim" deyince kimse inanmıyor.

FED için bile "enflasyon kontrolünü kaybederse stagflasyon tehlikesi yaratır" uyarıları yapılan bu günlerde, TCMB'nin faizi daha da indirmesi gelecekte yaşanacak stagflasyon riskini kat kat artırıyor. Kur ve enflasyonun çığırından çıkacağı endişesi ile TL talebi düşüyor. Bu durum kurda ve faizde sıçrama yaratıyor.

TCMB'nin uzunca bir süredir siyasi baskı ile hareket etmekte olduğunu gözlemiyoruz. Ancak giderek TCMB başkanlarının görev süreleri kısalırken baskı altında alınan hatalı kararların boyutları da artıyor.

TCMB dün tedirgin bir şekilde başlattığı faiz indirim döngüsünü patlama noktasına gelinceye karar devam ettirmeye çalışacaktır. Ancak geçmişten farklı olarak bu sefer patlama noktasına çok daha hızlı erişileceğinden endişe ediyorum.

Yine geçmişten farklı olarak son derece kırılgan bir noktada bulunan ekonomimizde faiz indiriminin geçici bir genişleme bile yaratamayacağını, bilakis artacak kur ve enflasyonla büyümenin aşağı çekileceğini düşünüyorum.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 10 24
2. Hatayspor 10 20
3. Beşiktaş 10 20
4. Alanyaspor 10 20
5. Fenerbahçe 10 19
6. Karagümrük 10 18
7. Konyaspor 10 17
8. Galatasaray 10 17
9. Altay 10 15
10. Adana Demirspor 10 13
11. Başakşehir 10 12
12. Gaziantep FK 10 12
13. Öznur Kablo Yeni Malatya 10 12
14. Sivasspor 10 11
15. Kayserispor 10 11
16. Giresunspor 10 9
17. Antalyaspor 10 9
18. Göztepe 10 8
19. Kasımpaşa 10 6
20. Rizespor 10 4
Takımlar O P
1. Ümraniye 10 24
2. Ankaragücü 10 24
3. Eyüpspor 10 20
4. Erzurumspor 10 19
5. Bandırmaspor 10 18
6. Kocaelispor 9 16
7. Tuzlaspor 9 14
8. Gençlerbirliği 9 14
9. Samsunspor 9 12
10. Boluspor 9 11
11. Bursaspor 9 11
12. Menemenspor 10 11
13. İstanbulspor 9 10
14. Denizlispor 9 10
15. Altınordu 10 10
16. Adanaspor 10 9
17. Manisa FK 10 9
18. Ankara Keçiörengücü 9 7
19. Balıkesirspor 9 6
Takımlar O P
1. Chelsea 9 22
2. Liverpool 9 21
3. Man City 9 20
4. West Ham 9 17
5. Brighton 9 15
6. Tottenham 9 15
7. M. United 9 14
8. Everton 9 14
9. Leicester City 9 14
10. Arsenal 9 14
11. Wolverhampton 9 13
12. Brentford 9 12
13. Aston Villa 9 10
14. Watford 9 10
15. Crystal Palace 9 9
16. Southampton 9 8
17. Leeds United 9 7
18. Burnley 9 4
19. Newcastle 9 4
20. Norwich City 9 2
Takımlar O P
1. Real Madrid 10 21
2. Sevilla 10 21
3. Real Betis 11 21
4. Real Sociedad 10 21
5. Rayo Vallecano 11 19
6. Osasuna 11 19
7. Atletico Madrid 9 18
8. Athletic Bilbao 10 17
9. Barcelona 10 15
10. Espanyol 11 14
11. Valencia 11 13
12. Mallorca 11 13
13. Villarreal 10 12
14. Celta de Vigo 10 10
15. Elche 11 10
16. Deportivo Alaves 10 9
17. Cádiz 11 8
18. Granada 9 7
19. Levante 10 5
20. Getafe 10 2
banner178
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?