Merkez Bankası'nın faiz indirimi ne anlama geliyor?

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, haftalık repo faiz oranını 425 baz puan indirerek,  yüzde 24’ten yüzde 19,25’e çekti. Piyasanın beklediğinden fazla gerçekleşen faiz indirimini, gazetemize özel, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden KHK ile ihraç edilen Dr. Nuri Erkin Başer değerlendirdi.

EKONOMİ 27.07.2019, 14:24 27.07.2019, 14:45
Merkez Bankası'nın faiz indirimi ne anlama geliyor?

YAĞIZ BARUT/ İZ GAZETE- Merkez Bankası’nın 425 baz puanlık indirim yapmasının beklenen bir karar olduğunu dile getiren Başer, faiz kararından sonra dolarda büyük dalgalanmaların olmamasının piyasanın bu beklentiye hazır olduğunu gösterdiğini söyledi.

‘REEL FAİZ CİDDİ ORANDA DÜŞMEDİ’

Enflasyonun düşmesi veya düşme potansiyelini kuvvetlendirmesi sebebiyle böyle bir kararın alınabildiğini belirten Başer, enflasyondaki düşüşte mevsim etkisinin göz ardı edilemeyeceğini ifade etti. Yaz aylarında ülke ekonomisinin bir nebze de olsa zaten düzeldiğini söyleyen Başer, “Bugün enflasyonun düşüş göstermesinin önemli sebeplerinden biri insanların harcama yapamaması. Para yok ki harcasınlar. Harcayamadığı için de fiyatların yukarı çıkması engellendi, durgunluk oluştu. Politika faizlerinin indirilmesi doğal olarak kredi faizlerine yansıyacaktır. Bu düşerse borç çevrimi kolaylaşır ve borç ödeme konusunda az da olsa rahatlama sağlanabilir. Ancak vatandaş hemen alışverişe dönemeyebilir, tüketici alışkanlıkları hemen değişmez ve hemen güven duyulmayabilir. Mevsimin olumlu etkileri de dikkate alındığında sonbahara kadar enflasyonun düşebileceğini görüyoruz. Enflasyon düşerken hala yüzde 25’lerde bir politika faizi olması çok aşırı reel faiz demektir. Bu da ülkenin daha fazla istikrarsızlaşması anlamına gelir. Enflasyon rakamlarına ve yeni faiz kararına baktığımızda reel faizin hemen hemen aynı kaldığını görüyoruz. Eğer reel faiz ciddi oranda düşseydi sıcak paranın ayağı kesilebilirdi ve bu da döviz kurunu sıçratırdı. Ancak kur belli bir süre sıçramayacak. Mevsim etkisi azalınca, enflasyon yeniden artmaya geçince reel faiz o kadar az olacak ki (eğer politika faizi aynı kalırsa), o zaman dolar girişi azalacak, bu da 6 ay gibi bir sürede doların yükselmesi anlamına gelecek. Bunun sonucunda, Türkiye ithal bağımlısı bir ülke olduğundan dolayı hemen ithal fiyatlarına yansıyınca, enflasyon hedeflemesi üzerine kurulmuş olan politika çökebilir.” diye konuştu.

‘TOPLUM ALEYHİNE İNADINA ÇALIŞILMAZ’

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın hem büyük sermaye kuruluşlarının çıkarını hem de oy kaybını engellemek için genel bir refah eğilimini düşündüğünü kaydeden Başer, “Toplum aleyhine, inadına çalışılmaz, öyle zaten iktidarda kalınmaz. Ancak, Türkiye çok borçlu, reel faizler yeterince düşmüyor, sıcak para iklimi bir türlü düzelmiyor, döviz istikrarsızlığı ve ithal bağımlısı olmamız da ülke ekonomisine zarar veriyor. Bu kısır döngüden çıkmak çok zor ve 17 yıldır yıpranmış bir iktidara güven duymak çok zor.” dedi.

DEMOKRASİ OLMADAN REFAH OLMAZ’

21.yüzyılda demokrasi ile refahın paralel olduğu vurgusunu yapan Başer, “20.yüzyılda Güney Kore, Japonya gibi ülkeler neredeyse diktatöryal bir yönetim ile ülke ekonomisini geliştirmiştir. Ama bu artık 21.yüzyılda mümkün değil, demokrasinin olmadığı ekonomiler iyi olamaz, uluslararası işbirlikleri de sağlayamaz. Rusya ve Çin bir istisna, onlarda dünyanın dengi doğal kaynak imkânı var. Elbette uluslararası harekete dikkat ederek siyaset yapıyorlar ama içeride demokrasiyi dikkate almayabiliyorlar. Ancak Türkiye ve başka ülkelerin böyle bir durumu söz konusu olamaz. Türkiye’de doğrudan yatırımlar zaten dardı. Bu uzun zamandır güvensizlikten kaynaklanıyordu. Sadece demokratik dinamikler yüzünden değil, hukuksuz yargılamalar, belirsizlikler, istikrarsızlıklar, liyakatten uzak atamalar, bölgedeki istikrarsızlıklar, dış politikada uzlaşmacı bir anlayış gösterilememesi yatırımcıların ülkeye gelmesini engelliyor veya çekince koyuyor. Yatırımcı yeterince kar edebileceğini düşünse de risk payı yüksek olduğu için gelmek istemiyor. Cumhurbaşkanı veya AKP iktidarı ekonomik olarak kimseyi engellemeyeceğini vaat ettiği halde, onlar için düzenlemeler yaptığı halde bile sermaye güven duymaz olabiliyor. Bu anlamda çok net söylüyorum demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, basın özgürlüğünün, sendikal örgütlenmenin olmadığı bizim gibi ülkelerde uzun vadede ekonomi verilerinde düzelme kaydedilmez” şeklinde konuştu.

KABİNEDE REVİZYON OLUR MU?

Kabinede bir revizyon beklediğini ancak Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın harcanacağını düşünmediğini belirten Başer, “Başka bir bakanlık verilebilir. Bunu yaparak hem uluslararası sermayeye bir mesaj hem de iç siyasete ‘Berat Albayrak’ı harcatmam mesajı vermiş olurlar. Ekonominin başına liyakat sahibi bir isim getirilirse çok olumlu sonuçları da olabilir. Ama kim gelir, ellerinde öyle biri kaldı mı bilemem.”ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
21°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Ümraniye 30 44
9. Tuzlaspor 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?