29.05.2020, 10:38

Dilemma

Sanat çevreleri birbirlerinin yaptığı işleri eleştirirken sıkça şunu söyler: İyi bir tiyatro oyununu oyuncu yaratır, iyi bir sinema filmini yönetmen, iyi bir televizyon işini ise reklamcı. Bunu neden yazdım peki? Ali Babacan’ın yayınladığı video bana bunu düşündürdü çünkü. Siyasi içerikten ve inandırıcılıktan yoksun, ideolojisi olmayan bir PR işi olduğu için.

Özetle diyor ki filmde, AKP’nin başarılı işlerini ben yaptım. Beceremedikleri şeyler yüzünden de ayrıldım. İyi eğitimli esnaf, Orta Anadolulu bir ailenin çocuğuyum, sizi AKP’den kurtarırım. Karşılığı ne peki? AKP seçmeninde çıt yok, bizim mahalle ayakta alkışlıyor. Geçmişte Ufuk Uras’a, Doğu Perinçek’e, Temel Karamollaoğlu’na gösterilen gülümseme ve sempati şimdi ise Babacan’a açık çek olarak sunuluyor orta sınıf şehirli, seküler seçmen tarafından.

18 yıllık AKP iktidarının 14 yılında bakanlık yapmış biri hiç bir özeleştiri yapmadan, üstelik de geçmiş dönemlerdeki başarıları anlatarak buradan pay çıkarmaya çalışıyor. Babacan’ın DİLEMMASI budur. Eleştirmeye çalıştığı şeyi başarı gibi algılıyor ve algılatıyor. Kaldı ki onlara oy verecek olası AKP seçmeninin kültüründe özeleştiri diye bir şey yok. Olsa olsa nedamet getirmek diye bir tabir var ki “ben ettim sen etme” şeklinde özetlenebilecek bir durum bu. Babacan bu nedamet getirme işini partisinin kurucusu Mustafa Yeneroğlu’na veriyor. O da der ki: Çocuklarımın yüzüne bakamıyordum o nedenle AKP’den ayrıldım. Özetle, eleştirmiyor aksine kutsuyorlar. Tüm bu başarısızlıklarda ne kadar payları olduğunu söylemeyip, ülkeyi düştüğü bu demokrasi darboğazından kurtarmayı vadediyorlar. Heyhat. Sağ seçmen buna ne kadar prim verir göreceğiz. Ama bizim mahallenin romantik gençleri şimdiden ayakta alkış tutmaya başladı bile.

DEVA’nın dilemmasından sonra gelelim Cumhur İttifakı’nın dilemmasına yani İKİLEM’ine. MHP, bu sistemin tıkanıklıklarını aşmak için AKP’ye destek olacağını müjdelerken, bu ucube sistemin yaratılışı esnasında ne kadar koltuk değneği olduğunu hiç gündeme getirmeden, sorunun Davutoğlu ve Babacan’ın seçime girmesini engelleme noktasına indirgiyor. Benzer bir şeyi, kendi içinden çıkan İyi Parti’ye yapmaya çalışmış, bu süreçte bütün oyunu blok halinde Akşener’e kaptırmıştı oysa. AKP’den gelen kurtarıcı oy kayması olmasa siyaset mezarlığını boylamıştı oysa çoktan. AKP, şimdi buna uyanmış olmalı ki kendi içinden çıkanları eleştirirken, onlara siyasi suikast işini MHP’nin taşeronluğuna bırakıyor. Akıllıca.

CHP’nin ikilemi ise bu partilere yol açıyor olması. Sistemin onların seçime girmesini engellemesini ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler için strateji ortaya koymak yerine, geçmişte İyi Parti’ye gösterdiği ‘yan yol’ formülünü bu iki yeni partiye de göstereceğini ima ediyor. Strateji koysa ortaya, demokrasi adına bunu yaptığını anlatsa, kendine yakışanı yapmış olur. Ama bunun yerine ‘ödünç milletvekilliği’ kendi seçmeninde de hoş bir algı yaratmayacak bu defa. Kaldı ki, Babacan ve Davutoğlu’nun olası seçmeninin, onlara ‘hain, işbirlikçi’ demesinin önünü açar bana kalırsa. AKP’yi geriletmek isteyen CHP’nin, oradaki düşüşü engelleyen bir hamlesi olacaktır bu durum ki büyük bir ikilemdir bana kalırsa.

Son olarak ittifakın ikileminden bahsedip kapatalım bu haftaki köşeyi. Cumhur İttifakı, bugünden itibaren gelecek 3 yıl içindeki en yüksek oy oranına sahiptir şu an. Derinleşecek olan post pandemi ekonomik kriz dalgaları, derinleşecek olan siyasi rekabet çatışmaları, olası bir biçimde Davutoğlu ve Babacan’ın siyaseten ve hukuken AKP ve MHP’de yaratacağı doğrudan etkiyi düşündüğümüzde; zaten azalmakta olan oylarına CHP’li belediyelerin kriz dönemindeki olağanüstü başarısı da eklenince, hükümet, hemen seçime gitmeyi istiyor olabilir. Ama kendi yarattıkları bu ucube sistemde bugün bile seçim yapsalar kaybedeceklerini biliyor. O nedenle önce sistemi kendi lehine çevirip, baskın bir seçime öyle gitmeyi deneyecektir. Vakit nakit çünkü artık onlar için. Nakit ise oy pusulası.

CHP’yi, bütün partileri kendi dilemmalarıyla baş başa bırakıp, kendisi için derhal kendi omurgalı stratejisini oluşturmaya ve duyurmaya çağırıyorum. Sosyal belediyecilikte gösterdiği başarıyı iktidarda da gösterecek olmanın teminatını verip yürümek bunları silip süpürmek için yeterli olacak.

Özgüven CHP’yi iktidar yapacak.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
32°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?