17.05.2022, 09:04

Dikkat! Barınma krizi sosyal patlamaya dönüşüyor

Sarsıntıya giren ekonomide yaşanan “barınma krizi”, “sosyal patlama”ya dönüşme sinyalleri veriyor.

Barınma sorunu; iktidar-muhalefet mücadelesinin ötesine geçerek bir “güvenlik” problemine evriliyor.

Yüksek konut fiyatları ve fahiş kiralar, özellikle büyükşehirlerde, ev sahibi olmayı uzak bir hayale, kirada oturmayı da adeta “kabus”a dönüştürüyor.

Ev sahibi aşırı fiyat artışlarını ve pahallılığı öne sürerek kiraları “kontrolsüz” bir şekilde artırmak istiyor, kiracı da aylık gelirinin, maaşının “açlık sınırı”nın da altında olduğunu gerekçe göstererek bu isteğe karşı çıkıp direniyor.

Bu aşamada, ev sahipleri; avukatları da, “tehdit” unsuru olarak kullanıp bu kez, kiracıları “taciz” ediyor.

Gelinen en “tehlikeli” aşama da ev sahibi-kiracı kavgasının geldiği aşamadır.

Ev sahibi kiracıyı darp ediyor, kiracı da, “evimi boşalt” diyen ev sahibini silahla yaralıyor.

Yaşanan bu süreç; kira sorunu olmaktan çıkarak demokrasiyi, toplumsal barışı, huzuru, dayanışmayı ve aile bütünlüğünü zedeleyen bir boyut kazanıyor, ülke gündeminin ilk sırasına oturuyor.

İstanbul, Ankara ve İzmir’de kentin çeperlerindeki “niteliksiz” bir konutun kirası; asgari ücretin üstünde şekilleniyor.

Yıllık enflasyonun resmi rakamlara göre yüzde 70’i, ENAG’ın belirlemelerinin de bunun iki katını gösterdiği, üretici enflasyonunun ve maliyet artışının yüzde 100’ün üzerinde olduğu bir ekonomik tabloya kirada oturmanın, konut sahibi olmanın ufukta görünmediği bir tablonun da eklenmesi; sürdürülebilir değildir, “alarm” veriyor, ivedi önlem alınmasını zorunlu hale getiriyor.

Öte yandan; her 3 gençten birinin işsiz olduğu çalışanların da aylık gelirinin “asgari ücret” düzeyinde seyrettiği, “asgari ücret”in de “ortalama ücret” özelliğini aldığı bir ekonomik ortam; açlık, yoksulluk ve barınma problemi üretir.

Türkiye genelinde, 8 milyon kiracı var. Bunun yaklaşık 6,5 milyonu eski kiracı.

BARINMA İNSAN HAKLARI SORUNU

Anayasamız; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti” olarak tanımlıyor.

Sağlıklı bir konutta oturmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek en temel insan haklarındandır.

Denilebilir ki; barınma ve beslenme insan haklarının özünü oluşturuyor.

Barınma ve beslenme ihtiyacını karşılamak ve yurttaşlarına güvenli yaşamın koşullarını hazırlamak; sosyal devletin vazgeçilmez, ötelenemez görevidir.

Milli hukukumuz da, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler de; barınma ve beslenme ihtiyacını temel insan hakları olarak önceliyor.

YENİ KONUT PAKETİ BARINMA KRİZİNİ ÇÖZER Mİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 3 yeni konut paketinin “barınma krizi”ni çözüp çözemeyeceği tartışma konusu. Öncelikle; “barınma krize”ne çözüm getirmek için maliyet artışını önlemek, enflasyonu düşürmek, konut arzını artırmak ve vatandaşın gelirini, satın alma gücünü yükseltmek, fahiş kira artışını engellemek gerekir.

Oysa; açıklanan 3 ayrı konut paketinin, maliyeti indirmeye, konut ve kira fiyatlarını dengelemeye katkı vermek bir yana, büyük konut şirketlerine finansman desteği sağlamayı öncelediği görülüyor.

Öte yandan; ilk defa konut alacaklara verilecek yüzde 0.99 faizli, 10 yıl ödemeli 2 milyon TL’lik krediyle konut almak, 10 yıl süreyle ayda 28.000 TL kredi geri ödemesi yapmak; çalışanlar, dar ve sabit gelirliler açısından mümkün değildir.

Dolayısıyla; bu paket, orta gelir grubuna hitap etmekten uzaktır.

Ayrıca; kentsel dönüşümle ilgili paket, yenilik taşımadığı gibi hak sahipleri ile yüklenici firma arasındaki ilişkileri denetlemek üzere TOKİ ve Emlak Konut’un görevlendirilmesi de anlaşılamamaktadır.

Bu arada; yüzde 40’ı tamamlanmış geri kalanı da tamamlanacak olan yarım kalmış konutların bitirilmesi için finansman desteği sağlanması; bir yıl süreyle fiyat artışı yapılmayacağının taahhüt edilmesinin konut arzını yeterli ölçüde artıramayacağı değerlendirilmektedir.

Umalım ki; konut paketi “derde deva” olsun.

ULUSAL KONUT SEFERBERLİĞİ, KİRA YARDIMI, YASAL DÜZENLEME

Fahiş kira artışları ve konut ihtiyacı; devlete konut seferberliği görevini adeta dayatıyor.

Bu seferberliğin ilk adımları da; seferberliğin odağına uzun vadeli, düşük faizli, belli bir süre ödemesiz konut kredisini, imarlı-alt yapılı ucuz arsa üretimini, konut kooperatiflerinin özendirilip desteklenmesini yerleştiriyor.

Bu arada; konut maliyetinin son 8-9 ayda yüzde 200’e ulaşan bir düzeyde artması, vatandaşın alım gücünün her geçen gün biraz daha azalması, konut üretiminin nüfus artış hızının gerisinde kalması, üretilen konutların da dövizle yabancılara satılması; “barınma krizi”nin temel unsurlarıdır.

Tüm bu koşullar; emeklinin, çalışanın, dar ve sabit gelirlinin ev sahibi olmasını, hatta kirada oturmasını bile olanaksız hale getiriyor.

Konut ve kira sorununun “güvenlik” sorununa dönüşmesi ve “sosyal patlama” sinyalleri; göz ardı edilemeyecek bir boyuta ulaşmıştır.

Enflasyonist baskıları azaltmak, yeni bir konut politikası belirlemek, ev sahibi olmayı kolaylaştırmak, emeklilere kira yardımında bulunmak ve tüm bunları kapsayacak konut ve kira yasası çıkarmak; öncelikle ihtiyaç haline geldi.

Unutmayalım ki; çağdaş sosyal devlet, demokrasiyi tehdide dönüşen “barınma krizi” karşısında kendisine “seyirci” bir konum belirleyemez, tam tersine; düzenleyici bir pozisyonu vakit geçirmeden benimser.

Öte yandan; deprem sonrasında oturduğu konutu riskli yapı ilan edilerek evini boşaltmak zorunda kalan vatandaşlar çok mağdur durumda. Bu mağduriyeti gidermek de devletin öncelikli önlem alması gereken toplumsal bir sorundur.

Sonuç olarak: Ertelenen problem; yeni problem doğurur. Stratejik konut politikası ve kapsayıcı ulusal konut seferberliği; öncelikli gündemi oluşturuyor.

Bugün, erken değil; yarın geç olur.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?