10.05.2021, 09:09

Devlet yokmuş gibi…

Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir salgın içerisinde yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. “Normal” zamanlarda zaten çoğumuz için baş edilmesi zor olan pek çok sorunun derinleştiği bir yoksunluklar dönemindeyiz. Salgını atlatıp eski normal günlerimize dönmeyi umut etsek de salgın öncesinden gelen sorunlar gündemimizin başında yer alıyor.

Geçtiğimiz ay halkın en çok konuştuğu konular; geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı, işsizlik, ekonomik kriz, işlerin yavaşlaması, Koronavirüs salgını ve salgınla ilgili gelişmeler, aşı gündemi…

Yöneylem Sosyal Araştırma Merkezi Türkiye Siyaset Paneli Araştırması’nın sonuçlarına göre halkın 76,9’u Türkiye’nin durumunun geçen yıla göre daha kötü olduğunu düşünürken yüzde 56,3’ü önümüzdeki bir yılda durumun daha da kötü olacağını düşünüyor.

Bu sonuçlar, salgın tüm dünyada yaşamı derinden etkilese de Türkiye’de yaşananın salgının ötesinde bir toplumsal krizi olduğunu işaret ediyor. Dünyada salgınla ve orta çıkardığı olumsuz etkilerle mücadele için geniş ölçekli önlemler alınırken Türkiye’de devlet olanaklarını elinde tutan iktidar, yaşadığımız toplumsal krizi yönetemez halde.

Halkın gündemindeki konuların hiçbirine yanıt veremeyen iktidar, Portekizli komünist yazar Jose Saramago’nun Körlük kitabındakine çok benzer bir tutumla, sadece günlük polemiklerle durumu geçiştirmeye çalışıyor. Ve yine Körlük’te olduğu gibi, salgınla baş başa bırakılan halk henüz kısık sesle olsa da memnuniyetsizliğini ve tepkisini ifade ediyor.

AKP/Saray iktidarının elindeki tüm devlet olanaklarına rağmen salgınla mücadeledeki “başarısızlığı”, bir yandan toplumsal krizin derinleşmesine sebep olurken diğer yandan da son seçimlerde yerel iktidarı ele geçiren muhalefete tarihi bir fırsat sunuyor.

Muhalefet, normal şartlarda devletten beklenen önlem ve destekleri belediyeler eliyle sunmaya çalışıyor. Halk ise derdinin çaresini, devlet olanaklarını elinde tutan AKP/Saray iktidarından değil muhalefetin belediye başkanlarından bekliyor.

Herkes, devlet yokmuş gibi yaşamaya çalışıyor…

Salgının başında belediyelerin yardım kampanyası paralarına el konulmasından maske krizine, halk ekmeği mücadelesinden çiftçilerin ürünlerinin satın alınıp ihtiyaç sahiplerine sunulmasına kadar pek çok gündelik sorun ve çözüm halkın gözü önünde yaşanıyor. Halk görüyor…

Yine Yöneylem Sosyal Araştırma Merkezi’nin araştırma sonuçlarına göre, AKP-MHP ittifakının oyu yüzde 37,4’e kadar gerilerken, cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın oyu ise yüzde 37’ye düşmüş durumda. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda ise adayların Ekrem İmamoğlu ya da Mansur Yavaş olması durumunda Erdoğan’ın seçimi kaybettiği görülüyor

Araştırmanın “Seçmen tercihleri” kısmında ise panelistlere yöneltilen “Bu pazar milletvekilliği seçimi olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna verilen yanıtlarda AKP’nin oranının yüzde 27,2’ye düştüğü görülürken, küçük ortak MHP’nin oy oranı ise 5,6’ya gerilediği anlaşılıyor. CHP’nin oyu 17,9, İYİ Parti’nin oyu 9,3, HDP’nin oyu ise 7,5 seviyesinde. Kararsızların 15,9’luk oranı dikkat çekerken, oy kullanmayacağını açıklayan seçmenlerin oranı ise yüzde 11 olarak belirlenmiş.

Buna göre, Cumhur İttifakı’nın oy oranı yüzde 37,4’te kalırken, Millet İttifakı’nın oy oranının ise yüzde 33,5 olduğu görülüyor.

Devlet olanaklarının AKP/Saray iktidarının ve aslında AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kişisel tercihlerine göre kullanıldığı Türkiye’de, salgınla derinleşen toplumsal krize müdahale edilemiyor. Devlet halkın sorunlarına körleştikçe, belediyeler/yerel iktidarlar devletin görevlerini üstlenerek sorunları hafifletmeye, kısmi de olsa çözümler üretmeye çalışıyor. Ve anlaşılan o ki şimdiden halkın siyasi tercihlerinde bir değişimi sağlamış durumdalar.

2 yıl önce sadece bir ilçenin belediye başkanı olan veya seçimleri kaybetmiş bir aday olan insanların, ülkeyi 20 yıldır yöneten bir Cumhurbaşkanına karşı bu kadar kısa sürede güçlü alternatifler haline gelmesi, merkezi iktidar ve yerel iktidar arasındaki ilişkiyi yeniden tartıştıracak bir durumu işaret ediyor. Sorun Erdoğan’ın başarısızlığı değil yani, sorun bir tek kişinin aparatı haline gelen devletin halka körleşerek tarihsel varoluş koşullarını da aşındırması.

O zaman bir tespit ve bir soru: Kentleri yönetenler, devletin körleştiği halka hizmet ve çözüm ürettikçe toplumsal kriz yeni bir aşamaya geçiyor, devlet yokmuş gibi yaşamaya çalışacaksak devlet neden var?

***

Her hafta Pazartesi günleri bu köşede kent hakkı, kent yaşamı, yerel yönetimler ve toplum ilişkisi üzerine güncel konuları bütünsel bir yaklaşımla ele almaya çalışacağız. Başlarken hem bir merhaba demek hem de bugün bir ilk fotoğrafını çekmek istedik. Önümüzdeki haftalarda merkezi devlet ile kent iktidarının ilişkisinden kentsel adalete, kent yönetimi tarzlarından kenti asında kimin/nasıl yönettiğine ve yönetmesi gerektiğine kadar farklı konuları güncel gelişmelere uyumlu olarak tartışmaya devam etmek üzere…

Yorumlar (3)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Zülal İPEKPULA 9 ay önce
İZ GAZETE ailesine hoş geldiniz.
Kaleminize sağlık
Sinan İ. 9 ay önce
Hükümetin aniden çıkardığı kanunnameler, genelgeler zaten hantallaşmış olan toplumun önlem almasını zora sokuyor. Geçen seneki kapanmanın "luppo" gibi bir fenomeni vardı, bu senekinde ise pazara çıkarılamadığı için bozulan sebzeler gündemde. Mersinli çiftçinin elinde kalan sebzeyi yerel yönetim sessizce alıp sessizce dağıttı. Her yerel yönetim böyle çalışamıyor maalesef. En azından valiliklerle kurulan iletişim gibi yerel yönetimlerle de iletişim kurulmalı. Sorun çıkaracak şeyler belliyken sorunları hep çıktıktan sonra konuşuyoruz.

Pandeminin tek kriz olarak göze sokulması nedeniyle gerçek krizleri göremez olduk. Olur da pandemi biterse rahat nefes alacak kadar vaktimiz olmayacak, hava hızla kirlenecek mesela. En ücre yerlere kadar kuryeler girmeye başladı. Hava, çevre gürültü kirliliği adına en ufak tartışma yok. Varsa yoksa vaka sayısı, maske cezası vs. Tam çözüldü derken yeni bir ani kararla karşılaşıyoruz. Sürekli stres altında toplum.
Fatih Mehmet Köroğlu 9 ay önce
Başarılar dilerim...
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
banner178
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?