CENGİZ ALDEMİR/ANKARA Meclis genel kurulu'nda konuşan CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, konuşmasına ölümünün 83. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü minnet, hasret ve şükran duygularını dile getirerek başladı.

'BİR ORDUYU DONATACAK SİLAH KAYIP'

İYİ Parti'nin kayıp silahların araştırması ile ilgili grup önerisini kendisi ve bir çok milletvekilinin meclis gündemine birçok kere getirildiğini ve gelmeye devam ettiğini söyleyen CHP'li Bakan, " Bu kayıp silah meselesi bir orduyu donatabilecek miktarda silahtan bahsediyoruz. Emniyet Genel Müdürlüğünün 2017 yılı faaliyet raporunda 106 bin kayıp silahtan bahsediliyor. Önceki yıllara bakıyoruz, 2013 yılında kayıp silah sayısı 76 bin, 2014 yılında bir anda kayıp silah sayısı 14 bine düşüyor, Yani 60 bin silah ortadan kayboluyor. 2013 yılı Gezi Parkı direnişinin olduğu dönem. Sanki 60 bin silah birilerine verilmiş de geri toplanmış gibi bir şüphe kafamızda uyanıyor.

2014'te 14 bin silah; 2015'ten 2017'ye, iki yıl içinde 90 bin artıyor. Emniyet Genel Müdürlüğünün faaliyet raporunda 2016 yılına işaret ediliyor ve darbe girişiminin olduğu dönemde, büyük ölçüde, 90 bin silahlık bir artış görünüyor. Ordu mevcutları 80 binden başlar, düşünün silah sayısını, 1 orduyu artı 1 tugayı donatabilecek miktarda silahtan bahsediyoruz" dedi.

'YÜRÜTME VE YARGI GEREĞİNİ YAPMIYOR'

"Bu silahlar nerede?" Silahlar, SADAT'a verilmiş olabilir mi? devletin, yürütmenin yapması gereken nedir? sorularının kafalarda dolaştığını söyleyen CHP'li Bakan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun hukukla ilgili tartışmalı açıklamalarına dikkat çekerek, "Emniyet Genel Müdürlüğü bununla ilgili bir soruşturma başlatır, yargı, savcılık bununla ilgili soruşturma başlatır. Emniyet Genel Müdürlüğünün içinde "Biz yıkalım, hukuk sonradan gelsin." diyen Soylu'nun Bakanlığında bir soruşturma başlatılmadı. Peki, yargı bununla ilgili bir adım attı mı? Hani "Hukuk yapar, siz onu takip edersiniz." diyor ya Sayın Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, onun Bakanlığında cumhuriyet başsavcıları bununla ilgili bir soruşturma başlattı mı? Bununla ilgili bir soruşturma da yok. Biz bu kürsüden konuşuyoruz, aydınlar yazıyor, çiziyor, basın yazıyor, televizyonlar bunu haber yapıyor ama bununla ilgili ne yürütmede ne yargıda en ufak bir hareket yok" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

'GEREĞİNİ MECLİS YAPMALI'

Yürütme ve yargının gereğini yapmadığını belirten Bakan, milletvekillerine, "Bir silahla siyasi cinayet işlenir, faili meçhul olur, katliam olur, darbe olur, darbe girişimi olur. Bırakın tüm bunları, bir tek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının burnu kanasa bunun sorumluluğu yasama organı olarak bizim olur. Eğer biz bu Meclis araştırmasını onaylamazsak. Bakın, bu iş yılan hikâyesine döndü. Eğer yürütme ve yargı gereğini yapmıyorsa bizim yasama organı olarak gereğini yapmamız lazım. Denetim görevimiz gereği artık bu işi bir konu olmaktan çıkarıp bununla ilgili bir Meclis araştırması açmamız lazım" çağrısında bulundu.

'ÖNERGEYE RED VEREN VEBAL TAŞIYACAK'

Meclis araştırmasına CHP olarak olumlu oy vereceklerini ifade eden Bakan, olumsuz ve red oy verenlerin ise bu işin vebalini taşıyacaklarını sözlerine ekledi.