Cengiz Aldemir-İZ GAZETE Kadına yönelik suçlarda ceza artışı öngören yasa teklifinin görüşüldüğü meclis genel kurulu’nda konuşan CHP İzmir Milletvekili Avukat Murat Bakan, konuşmasının başında, kadınların sistemin adaletsizliğine, eşitsizliğine isyan ettiğini, dik durarak var oluş mücadelesi verdiklerini ve mücadeleyi yükselttiklerini ifade ederek selamladı.

ŞİDDET YASALARI UYGULAMAKLA ÖNLENİR

Türk Ceza Kanunu'nun birçok kere değiştirildiğini ve sadece yasaları değiştirmekle kadına karşı şiddetin önlenemeyeceğini savunan CHP'li Bakan, "Benim üzerine söz aldığım 4'üncü maddede yapılan değişiklikle Türk Ceza Kanunu'nun 94'üncü maddesinde düzenlenen işkence suçunun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınırını üç yıldan beş yıla çıkarıyoruz. Bununla ilgili bizim Cumhuriyet Halk Partili olarak önerimiz altı yıla çıkması ancak asıl sormamız gereken soru şu: Acaba Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yaparak kadına karşı şiddeti önleyebilecek miyiz? Cevap: Önleyemeyeceğiz. Kadına karşı şiddetin önlenmesi, ancak tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerin ya da mevcut hükümlerin, yasaların etkin bir şekilde uygulanmasıyla mümkün" dedi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ EN BÜYÜK KAZANIMDI

İstanbul Sözleşmesi'nin 11 yıl önce imzaya açıldığını ve ilk imzacısının Türkiye olduğunu anımsatan Bakan, İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçen iktidarı tutarsız olmakla eleştirerek, "11 yıl öncesinden daha gerideyiz. Siz bir yandan kadına karşı şiddetle mücadelede en önemli kazanımınızdan vazgeçeceksiniz, diğer taraftan Ceza Yasası'nda yaptığınız değişiklikle kadına karşı şiddeti önleyeceksiniz; bu mümkün değil, inandırıcı da değil" eleştirisinde bulundu.

YARGITAY'IN YANLIŞ KARARI

Bunun en somut örneğinin Hatice Kaçmaz davası olduğunu söyleyen CHP'li Bakan, Yargıtay kararındaki yanlışa dikkat çekerek, "Hatice Kaçmaz TRT sanatçısı, 4 yaşındaki evladına tek başına bakan bir anne. Katili taksiye bindiğinde diyor ki: "Görülecek bir hesabım var." 19 santimlik bıçağı çorabına saklıyor. Evlenme teklifini kabul etmediği için Hatice Kaçmaz'ı 19 santimlik bıçakla 16 defa bıçaklayarak öldürüyor. Bununla ilgili, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararını okuyorum size... Ne diyor biliyor musunuz? Kadının evlenme teklifini kabul etmesi hâlinde sanığın cinayet işlemeyeceği, reddedilince anlık hiddetle cinayet işlediği, yanına tedbiren aldığı bıçağı duygusal çöküntü ve hiddetin etkisiyle kullandığını vurguluyor ve "Tasarlayarak öldürme değildir." diyor. Eğer Yargıtay Ceza Genel Kurulu "Tasarlayarak öldürdü." deseydi katil 71 yaşına kadar cezaevinde kalacaktı" değerlendirmesinde bulundu

YASALAR ETKİN BİR ŞEKİLDE UYGULANMALI

Kadının meşru müdafaası durumunda Yargıtay'ın yaklaşımındaki çifte standartı Çilem Doğan davasını örnek göstererek eleştiren Bakan, "Sistematik bir şekilde işkence gören, fuhşa zorlanan Çilem Doğan, ölmemek için eşini öldürüyor. Yargıtay on beş yıllık cezasını onaylıyor. Yani Çilem Doğan'a diyor ki: "Sen ölmeliydin." "Sen ölmeliydin." diyor. Türkiye'de esas olan, yasaların değişmesi değil, mevcut yasaların etkin bir şekilde uygulanması. Hiçbir insan yaptığı suçun, işlediği suçun cezasını çekmedikçe ıslah olmaz arkadaşlar; o suçun cezasını çekmeyen suçlu, o suçu yeniden işler" ifadelerini kullandı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ SAHİPLENİLMELİ

Kendisinin de hukuk fakültesinde ceza hukuku hocası olan Bahri Öztürk'ün, "İyi yasalar kötü uygulayıcılar elinde kötü yasa, kötü yasalar iyi uygulayıcılar elinde iyi yasadır." sözlerini paylaşan CHP'li Bakan, esas sorunun yasaları uygulamada olduğunu belirterek iktidara; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun aldığı kararı, içtihat üreten bir yüksek yargı organının aldığı kararı kimse açıklayamaz. İyi, üretken, çalışkan yargıçlarımız var elbette ama mesele yasa yapmakta değil onu uygulamakta. Eğer bu Parlamento, kadın cinayetlerini engellemek için hep birlikte bir şey yapmak istiyorsa önce, bizim onayladığımız İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkmamız lazım. Eğer kadın cinayetlerini engellemek için bir şey yapmak istiyorsa iktidar, önce kadın dayanışma merkezlerini, sığınma evlerini, "alo şiddet" hattını, bununla ilgili özel, buradan çıkacak bütçeyi bizden talep etmeli" çağrısında bulundu.

YASALAR DEĞİL ZİHNİYET DEĞİŞMELİ

İktidarın, laik devletle beraber cumhuriyetin kazanımlarından feyz alması gerektiğini vurgulayan Avukat Bakan, konuşmasını kadın Şair Gülten Akın'ın dizelerini paylaşarak şöyle konuştu: Bakın "Yasaları değiştirmek işe yaramaz, zihniyetin değişmesi lazım." dedi. Nurhayat Altaca burada konuşurken. Ben zihniyetin de değişmesi işe yaramaz tek başına, iktidarın değişmesi lazım diyorum Nurhayat'a ek olarak Gülten Akın'ın kadın olanın türküsü var, onunla sözlerimi sona erdirmek istiyorum. Yine, kadınlara selam olsun.

"Selam olsun bizden önce geçene

Selam olsun dosta, hasa, çile çekene

Selam olsun dayanana, düşene

Yüreğim yürektir, bakma gözüm yaşına." diyorum."