Menderes'in verimli tarım arazileri hobi bahçelerine kurban mı gidecek?

Menderes ilçesinde verimli tarım arazileri hobi bahçesi adı altında bölünerek satılıyor.

ÇEVRE 07.08.2019, 10:37
Menderes'in verimli tarım arazileri hobi bahçelerine kurban mı gidecek?

Seracılıkta Türkiye'nin önemli üretim havzalarından biri olan İzmir'in Menderes ilçesindeki verimli tarım arazileri, hobi bahçeleri tehdidi altında. 200 ile 500 metrekare arasında parsellere bölünen ve kurulan kooperatiflere üye olanlara, noter aracılığıyla hisse satışı yapılan tarım alanlarının üzerine inşa edilen yapılara Menderesliler tepkili.

Birgün'den Berkay Sağol'un özel haberine göre, hobi bahçelerinin yanlış bir mantıkla uyarlandığını vurgulayan üretici Akın Türe, "En güzel tarım arazileri, en güzel ormanlar, en güzel meralar ve son kalan yerler 200-300 metrekare alanlarla pay ediliyor, buralara beton inşaatlar yapılıyor. Bu alanlar tarım alanların ve meyveciliğin dışına çıkarılıyor. Hiçbir ruhsatları yok. Bu hobi bahçeleri yapıldığından beri bizim elektriğimizin de voltajı düşmeye başladı. Bütün insanların ev aletleri bozulmaya başladı” ifadelerini kullandı.

“250 TON MANDALİNA ÜRETİLİYORDU ŞİMDİ YOK”

Ülkenin en değerli alanları olan meyve bahçelerinin üretim dışı kaldığını söyleyen Türe, “Örneğin hemen yanımızdaki kooperatifte geçtiğimiz yıl 250 ton mandalina üretilirken, buraya bir anda 80 tane ev yapıldı ve tarım arazisinin dışına çıktı. Bu yıl o bahçeden 1 ton mandalina çıkmadı. Yani en ufak bir yerdeki bir bahçe tarım alanı dışına çıktı. Bu evleri yapmak için ağaçların yarısını kestiler. Bunların hobi bahçesi olabilmesi için iyi tarım yapılması lazım ve ilaç kullanmaması lazım. Bunlar burada akıllarına geldiği şekilde inşaat yaptılar hem evleri, hem de arabaları için ağaç kestiler. Bu yapılan hobi bahçesi adıyla yasanın arkasından dolanarak elde kalan en son tarım arazilerinin imara açılmasıdır. Bu yazlıkların 60'lı ve 70'li yıllarda yapıldığı talandan daha büyük bir talan ve tarım arazileri heba ediliyor. Çünkü onlar kumsal arazilerdi. Şimdi buradaki bozulacak olan araziler ülkenin elde kalan en değerli meraları ve tarım arazileri. Meyve bahçeleri ve orman arazileri elden gidiyor” diye konuştu.

“KOOPERATİFÇİLİĞİN İÇİNİ BOŞALTIYORLAR”

Bölgede hobi bahçeleri adı altında bir değişimin başladığını ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası İzmir eski Şube Başkanı Ferdan Çiftçi de, “Tarım alanlarının araç dışı kullanımının, amaç dışı kullanımının yeni adı hobi bahçeciliği. Tarım alanlarında yasaya göre normalde yapılaşma mümkün değilken ama burada kooperatif mantığıyla binalar dikiliyor. Bu aynı zamanda kooperatifçiliğe de yapılmış bir kötülüktür. Çünkü kooperatif adı altında hobi bahçeciliği denilen ve bu alanları tarım dışı kullanıma açan, orayı çürüten bir yanı var. Bu uygulama kooperatifçiliğinde içini boşaltan ve dayanışmayı çürüten bir yanı var. Burada hukukunda bir arkasından dolanma var. Normalde kendi alanınızın yüzde 5 kadar bir alana, tarım ile ilgili bir iş yaptığınız durumda ev yapmanıza izin verilir. Yani kafanıza göre ev yapamazsınız. Hobi bahçeleri şu anda Gayrimenkul Kooperatifleri adı altında bir mantıkla yapılıyor. O alanlarda arazi satın alan herkes yasal olarak üretici konumunda orada bulunuyor. Yani her biri orada sadece kooperatif üyesi olarak kullanım hakkı satın alıyorlar” diye konuştu.

Herkesin amacının ileriye dönük olarak o bölgeye konut yapmak olduğunu söyleyen Çiftçi, “Mesela Foça'da bir kooperatif var, "Zeytinli Hobi Bahçeleri Konut Yapı Kooperatifi" tam adı bu. Yani isimle tam olarak tescilli. Ben burada geleyim, üreteyim, sağlıklı ürün yiyeyim derdi yok. Üyelerin en azından bir kısmının derdi bu olabilir ancak büyük oranda baktığımızda asıl yapılmak istenen orada ileriye dönük bir rant elde etmek. Asıl olarak onun kaygısı var. Binlerce dekar alan bu uygulamalarla tarım dışına çıkıyor. Özellikle zeytin ve narenciyenin yoğun olarak bulunduğu alanlar elden çıkıyor. Üretici zaten üretimden kopmuş durumda ve zorlanıyor. Buralar rant alanı haline gelecek ve herkes hobi bahçesi yapabilir miyim? diye düşünecek. En sonunda şehri oraya taşımak gibi bir sonucu ortaya çıkaracaktır. En sonunda geleceği yer budur. Kent tarımı, kent bahçeciliği dediğimiz kavramların ortaya çıkması gerekir. Daha çok üretimden kopmuş alanlar seçilip o alanlar üretime kazandırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“KULLANILMAYAN ARAZİLER KENT BAHÇESİ OLMALI”

Kent bahçesinin gerçek amacının dışına çıkarıldığını söyleyen Ege Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü eski öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya ise, “Biz daha çok kent bahçesi terimini kullanmak istiyoruz. Kent bahçesi kentlinin emek gücüyle değerlendirilemeyen arazileri değerlendirmek anlamına geliyor. Örneğin Londra'da ve Havana'da çok ciddi bir biçimde bu araziler değerlendiriliyor. Mesela Londra'da bir bina yıkılıyor ve çıkan molozları güzelce temizliyorlar. Daha sonra oraya toprak taşıyorlar ve orada sebze yetiştiriyorlar. Londra'da geçinemeyen insanlar orada gidiyorlar belediyeden bir bahçe alıyorlar ve sebze yetiştirerek aile bütçelerine katkı sağlıyorlar. Bu bahçelerin kentin içinde veya kentin civarında olması gerekiyor” diye konuştu.

Bu bahçelerin ciddi üretim yapılan arazileri bozduğunu söyleyen Prof. Dr. Özkaya, “Mesela İzmir'de Bostanlı'da birçok yer var oralar gayet güzel bir şekilde kent bahçesi olabilir. Belediye planlı bir şekilde birazda marjinal arazilerde bazı alanlar ayırabilir. Ama bu bahçelere ev yapılması istenmez en fazla ufak bir çardak yapılmasına izin verilir. Ama şu anda buradaki kent bahçelerinde tarım arazilerini yok ederek bu işe başlanıyor. Halbuki biz kullanılmayan bir arazinin kent bahçesi olmasını savunuyoruz. Bu tarım arazileri şu anda betonlaşmış oluyor ve verimi gidiyor. Temelde kent bahçesine karşı değiliz ama bu şekilde kullanılan bahçelere karşıyız. Marjinal alanlar olmalı ya da tarım yapılan kötü alanlar olabilir. Ancak kesinlikle ev, konut yapılmamalı. Ayrıca kent bahçelerinin düzgün uygulanması sonucunda besinlerin tamamı şehir içinden temin edilebilir. Bu da gıdaların yolcuğunu engeller ve daha sağlıklı, taze yiyecekler yenmesini sağlar” dedi.

“ÇOĞU KİŞİ ÜRETİMDEN VAZGEÇECEK”

Toplumda çok ciddi bir şekilde sağlıklı gıdaya erişim talebinin olduğunu söyleyen Üzüm-Sen Genel Başkanı Adnan Çobanoğlu da, “Mevcut gıda üretimi insan sağlığını direkt olarak olumsuz yönde etkileyen bir duruma sahip. Bu korku insanları bu tür bir arayışa yöneltiyor. Bu arayışı da kapitalistler kullanmaya dönük bir girişime yöneldiler. Yani gıda politikalarını, üretim tarzını değiştirtme yerine bu ihtiyacı kullanarak yeni pazar arayışına ve tarım arazilerinin tasfiyesine neden oldular. Hobi bahçelerinde tarımsal üretime girenlerin çoğu bu işi bırakacak. Niyeti sağlıklı üretim olsa bile onun zorluğu yüzünden bırakacak. Tarladan çıkmadan sağlıklı ürün üretemezsin. Bu olmadığı noktada bir süre sonra üretmeye bırakacak. Tarladaki ürünü hastalanmaya başladığında iki gün içerisinde müdahale etmezse o ürün gider. Haftada bir gelecek ürün bozulmuş olacak. Yani asıl olarak Hobi bahçesinden önce neden buna ihtiyaç duyulduğuyla ilgili soru sorulması lazım” dedi.

Yorumlar (0)
banner96
banner178
33°
açık
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
Günün Karikatürü Tümü