İzmirliler halk sağlığını tehdit eden hava kirliliği ölçüm verilerine 2 yıldır ulaşamıyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün “görünmez katil” olarak tanımladığı hava kirliliği İzmir’de halk sağlığını tehdit ediyor.

ÇEVRE 25.01.2019, 13:03 25.01.2019, 13:13
İzmirliler halk sağlığını tehdit eden hava kirliliği ölçüm verilerine 2 yıldır ulaşamıyor

İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bir yazı gönderen İzmir Tabip Odası, Aliağa, Menemen, Yeni Foça ve Bozköy’deki hava kirliliği seviyesinin açıklanmasını talep ediyor. Yazıda şu ifadelere yer veriliyor:

Termik santrallerin ve ağır sanayinin yoğun olduğu İzmir’e bağlı Aliağa, Menemen, Yeni Foça ve Bozköy bölgelerindeki hava ölçüm istasyonlarının verileri Haziran 2016 döneminden bu yana, Hava Kalitesi İzleme İstasyonları’nın bilgilerinin paylaşıldığı siteye yüklenmemektedir. Bakanlık bünyesinde yayın yapan havaizleme.gov.tr sitesinde 2016 yılının sonundaki verilere göre 249 hava izleme istasyonu bulunmaktadır. Aliağa, Menemen, Yeni Foça ve Bozköy’deki istasyonlarının verileri ise üzerlerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonu yazmasına rağmen paylaşılmamaktadır. Konuyla ilgili bakanlığa ulaşan çevreciler ve yaşam savunucularına verilen yanıt ise, ‘Yeni yazılım yükledik. Henüz test ölçümleri yapılıyor’ yönünde olmuştur.

“ALİAĞA'DA, KANSERDEN ÖLÜM SIKLIĞI DİĞER  YERLEŞİM BÖLGELERİNE GÖRE DAHA YÜKSEK”

Yeşil Gazete'den Merve Damcı'nın haberine göre,18 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu’nun geçen yıl yaptığı basın açıklamasında, Aliağa’daki hava kirliliği seviyesinin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nun sınır kabul ettiği en yüksek düzeyden üç kat fazla olduğu belirtilmiştir. Geçen yıl 8-9-10 Mayıs tarihlerinde Aliağa kent merkezinde yapılan 2581 ölçüm sonucuna göre, PM 2,5 düzeyi metreküpte 26,2 mikrogram seviyesinde çıkmıştır. DSÖ’nün PM 2,5 sınır değerine göre ise bu düzeyin metreküpte 10 mikrogramı aşmaması gerekmektedir. Termik santral ve sanayi bölgesi yakınında hava ölçüm istasyonu kurulmasına rağmen sonuçlarının açıklanmaması, değerlerin sınırın çok üzerinde olduğu için açıklanmadığı şüphesini doğurmaktadır. İstasyonun kurulduğu yerlerden biri olan Aliağa’da, kanserden ölüm sıklığının diğer yerleşim bölgelerine göre daha yüksek olduğu gözlenmektedir.”

Temiz Hava Hakkı Platformu üyelerinden Prof. Dr. Ali Osman Karababa, Yeşil Gazete’ye yaptığı değerlendirmede en az 2 yıldır verilerin paylaşılmadığını söylüyor.

“Ulaşabildiğimiz rutin bilgilerin içinde bakanlığın sitesinde onları bulamıyoruz. Veriler hala sisteme atılmadı. Horozgediği bölgesi hava kirliliği açısından çok riskli ve kirli bir bölge. Veriler de çok olumsuz çıkıyor. O yüzden genellikle verilerin hepsini paylaşmıyorlar. O verilerin sisteme yüklenmesi için çabalıyoruz.”

Karababa, ülkemizde hava kirliliğinden kaynaklanan hastalıklarla ilgili verilerin paylaşılamamasının da ciddi bir sorun olduğunu sözlerine ekliyor.

“Bizim ülkemizde hava kirliliğinden kaynaklı hastaneye yapılan başvurular çevresel faktörlerle ilişkilendirilmediği için kimsenin bu konuda elinde bir veri yok. Acil servise astım ya da Koah kriziyle ilgili ne kadar başvuru olduğu hakkında bir bilgi yok. Bu bilgileri sağlık sisteminin vermesi gerekiyor ama o veriler paylaşılmıyor.Ayrancılar’da yaşıyorum. Hakim rüzgarlarla Aliağa’daki kirlilik taşınıyor. Bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir veri. Elimizde simülasyon modelleri yok. Bu kirlenme nereye kadar yayılıyor onu bilmiyoruz ama İzmir’e geldiği kesin. Çevre mühendislerinin söylemlerine göre Aliağa’ya normalde hiçbir kirletici ek kaynakların kurulmaması gerekirken termik santral yapıldı. Yeni bir tanesinin çalışmaları,kapasitesi artırım çalışmaları var. ÇED iptallerini gerçekleştirdik ama 2009/7 sayılı Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Yönetmeliği Uygulama Genelgesi’nden yararlanarak yeni ÇED raporunu dördüncü defa aldılar. Bakanlık “ÇED olumlu” raporunu hemen verdi. Termik santral çalışıyor. Onlar için işler yolunda.”

Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı hava kalitesiyle ilgili rapora göre hava kirliliği özellikle orta gelir sahibi ülkelerde, en çok kadınları, çocukları ve yaşlıları etkiliyor. Raporda yılda en az yedi milyon kişinin, Türkiye’de de her yıl 32 binden fazla kişinin hayatını hava kirliliği ve buna bağlı hastalıklardan kaybettiği belirtiliyor. Örgüt, felç vakalarının yüzde 25’inin, akciğer kanseri vakalarının yüzde 30’unun ve kronik ciğer rahatsızlıklarının yüzde 43’ünün hava kirliliğine bağlı olarak ortaya çıktığını söylüyor.  

Bilim insanları açık havayı etkileyen kaynakların; verimsiz ulaşım teknolojileri, ısınma, çöp yakımı, termik santraller ve fabrikalar olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, İl Sağlık Müdürlükleri gibi ilgili kurumlar tarafından hastaneye yapılan başvuruların incelenmesi ve hava kirliliğinden kaynaklı hastalıklara ve ölümlere dair istatistiksel verilerin yayımlanması gerektiğini söylüyor. Ayrıca yoğun hava kirliliği yaşanan bölgelerde halkın uyarılması gerektiğine de dikkat çekiliyor.

Yorumlar (0)
banner96
banner178
11°
sisli
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
Günün Karikatürü Tümü