Efemçukuru Altın Madeni kapasite artırımı davasının reddi Danıştay tarafından bozuldu

İzmir'in içme suyu havzasında işletilen Efemçukuru Altın Madeni'nin kapasite artışına karşı açılan davanın reddedilmesi Danıştay tarafından bozuldu.

ÇEVRE 17.08.2018, 11:27
Efemçukuru Altın Madeni kapasite artırımı davasının reddi Danıştay tarafından bozuldu

İzmir'in içme suyunun ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı ve yaklaşık 200 bin kişinin içme suyu ihtiyacını karşılamak için projelendirilen Çamlı Barajı'nın mutlak koruma alanı içerisinde yer alan Efemçukuru Altın Madeni'nin kapasite artırımı davasının reddi Danıştay tarafından bozuldu.

Temyiz isteminde bulunan Ege Çevre ve Kültür Platformu Derneği (EGEÇEP), İzmir Tabip Odası, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, Ahmet Karaçam ve Arif Ali Cangı tarafından karar, sevinçle karşılandı.

Çevre hakları aktivisti Avukat Arif Cangı kararı bianet'e "Efemçukuru Altın Madeni'nin kapasite artırımı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptali davasını bu kez lehimize bozma kararı aldık. Bozma kararı aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasını içeriyor olsa da, analiz yapılması talebimizin kabul edilmiş olması son derece önemli. Diğer yandan bu bozma kararı ile Efemçukuru Altın Madenine ilişkin iç hukuktaki dava süreci kapanmamış oldu. Bu bir fırsattır. İzmirliler davaya sahip çıkarlarsa su havzasını kirleten bu madeni kapattırırız" şeklinde değerlendirdi.

Olayın seyri şu şekilde gelişti:

Efemçukuru Altın Madeni 1 Haziran 2011 tarihinden bu yana Tüprag Metal Madencilik Şirketi tarafından işletiliyor. Şirket Kanadalı madencilik firması olan Eldorado Gold Corporation'ın Türkiye uzantısı.

Kanadalı şirket Efemçukuru Madeni'nin yanı sıra Avrupa'nın en büyük altın madeni yatağı olan Uşak Kızıldağ Altın Madeni'ni de işletiyor.

ŞİRKET KAPASİTE ARTIRIMINA GİTMEK İSTEDİ

İzmir'in su havzası için büyük bir tehlike yaratan Efemçukuru Altın Madeni için şirket kapasite artırımına gitmek istedi.

Normal şartlarda madende 10 yıllık süre için 250 metre derinliğe kadar inerek 2,5 milyon ton cevher işleme planlanırken şirket, işletme süresini 17 yıla çıkaran, 500 metre derinliğe kadar inen ve toplam da 8,5 ton cevher işletmeyi öngören yeni bir proje hazırlandı.

Projeyle birlikte mevcut koşullarda oluşacak 2,2 milyon ton kuru atık 7,6 milyon tona çıkacak ve 14,57 hektar alana depolanacak, 600 bin ton olan pasa 3,2 milyon tona çıkacak ve 13,76 hektar alana depolanacaktı.

BAKANLIK ÇED OLUMLU KARARI VERDİ

Şirketin kapasite artırma projesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 31 Aralık 2012 tarihinde ÇED olumlu kararı verdi.

Karar sonrası EGEÇEP, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, İzmir Tabip Odası, Ahmet Karaçam ve Arif Ali Cangı karara karşı birlikte dava açtı.

Açılan davada yargılamada mahallinde keşif yapıldı. Keşif sırasında bilirkişiler tarafından pasadan, flotasyon atığından (cevher hazırlamada kullanılan bir zenginleştirme yöntemi), yan kayaç ve ekonomik olmayan kayaçlardan, gözlem kuyularından örnekler alındı.

Örnekler İzmir Yüksel Teknoloji Enstitüsü laboratuvarında analiz edildi.

Analiz sonucunda elementlerin olması gereken seviyeleri aştığı anlaşıldı ve 107 sayfalık bir bilirkişi raporu hazırlandı.

İZMİR 1. İDARE MAHKEMESİ ÇED OLUMLU KARARINI İPTAL ETTİ

İzmir 1.İdare Mahkemesi düzenlenen bilirkişi heyeti raporu sonrasında 16 Nisan 2015 tarihli bir kararla Efemçukuru Altın Madeni kapasite artırımı ÇED olumlu raporunun iptaline karar verdi.

Bu karar daha sonra analizlerin yapıldığı İzmir İleri teknoloji Enstitüsü Laboratuvarının akredite olmadığı ve bilirkişilerin İzmir üniversitelerinden olduğu gerekçesiyle Danıştay tarafından bozuldu.

Danıştayın bozma kararı doğrultusunda 01.06.2017 tarihinde maden işletmesi sahasına keşfe gidildi.

Keşfin başlangıcında, mahkemenin bilirkişilere açıklayıcı bildirim yapmaması ve bilirkişilerin hazırlıksız gelmelerinden dolayı pasadan, kuru atıklardan, yüzeysel ve yeraltı sularından örnekler alınıp tahlil yapılmasının mümkün olamayacağı anlaşıldı.

YENİDEN KEŞİF VE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ TALEP EDİLDİ

Davacılar tarafından bu eksikliğin giderilmesi için, bilirkişiler tarafından verilecek ön rapor doğrultusunda, mahkemenin vereceği yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi kararı alması talep edildi.

Keşif boyunca bu konuda taraflar arasında, bilirkişiler ile davacılar arasında çok yoğun tartışmalar yaşandı, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve davalı yanında katılan Tüprag firmasının vekilleri örnek alınmasına çok sert karşı çıktılar.

Bu şekilde gereken incelemeler yapılmadan analiz için örnek alınmadan keşif tamamlandı. Eksik yapılan keşiften 4 ay sonra bilirkişi raporu geldi.

BİLİRKİŞİ BİLİMSEL OLMAYAN BELGELERİ RAPOR OLARAK SUNDU

Danıştayın yeterli bulmadığı 107 sayfalık bilirkişi raporuna karşı, sadece ÇED Raporu ve davalı tarafın sunduğu dilekçelere dayanan, bilimsel inceleme ve değerlendirme içermeyen 7 sayfalık bir belge, rapor olarak sunuldu.

Rapora yapılan itirazlara rağmen İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin 25 Ekim 2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildi.

Daha sonra davacı EGEÇEP, İzmir Tabip Odası, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Ahmet Karaçam ve Arif Ali Cangı alınan bu kararı temyiz etti.

DANIŞTAY KARARI BOZDU

Temyiz incelemesi yapan Danıştay 14. Dairesi kararı çevre savunucuları lehine bozdu.

Danıştay 14. Dairesi bozma kararında özetle şu ifadelere yer verdi:

"Raporun, sadece mevcuttaki işletme faaliyetlerinin değerlendirilmesi suretiyle oluşturulduğu kararına varılmıştır.

"Raporda, dava konusu proje kapsamında öngörülen kapasite artışının çevresel etkilerine yer verilmemiştir.

"Keşif esnasında davacılar tarafından pasadan, kuru atıklardan, yüzeysel ve yeraltı sularından örnekler alınıp tahlil yapılması istenilmiş ama bozma kararından önce hazırlanan bilirkişi raporunda analizin numune alınmadan hazırlandığı ve bu haliyle raporun uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.

"Bu durumda, bilirkişilerden, dava konusu proje kapsamında, işletme faaliyet alanının ve üretim hacminin artırılmasının planlandığı da göz önünde bulundurularak proje alanından çoklu su, toprak, kayaç ve pasa örneklemelerinin mühürlenerek alınmasına karar verilmiştir.

"Örneklerin akredite laboratuvarlarca incelenmesi sonucunda elde edilecek analiz raporlarının da değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınarak, uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

CANGI: "YENİDEN BİLİRKİŞİ RAPORU DÜZENLENECEK"

Karar her ne kadar çevre savunucuları lehine sonuçlansada Cangı kararı, "Geldiğimiz süreçte; yeniden keşif yapılacak, maden sahasından sudan, topraktan, kayaçtan ve pasadan örnekler alınacak ve analiz yapılarak yeniden bilirkişi raporu düzenlenecek.

"Aynı bilirkişilerden ek rapor alınacak olması bizim açımızdan bir güvensizlik oluşturmaktadır fakat itirazlarımızı yargılama aşamasında mahkemeye sunacağız" şeklinde değerlendirdi.

Danıştay'ın bu kararı ile İzmir'in yaşamsal bir sorunu olan altın madeni işletmesinin kapatılmasına ilişkin mücadelede yeniden bir yol açıldığını belirten Cangı, "Bunun için davaya tüm İzmirlilerin sahip çıkması gerekmektedir" dedi.

İzmir'e sahip çıkmak, İzmir'in suyuna sahip çıkmak, su havzalarını korumaktır diye konuşan Cangı "Geri dönüşü olmayacak zararların önlenmesi için Efemçukuru Altın Madeni derhal kapatılmalıdır, konunun takipçisi olacağımızı herkese ilan ediyoruz" dedi (HA)

Yorumlar (1)
Yıldırım 1 yıl önce
Devlet buraları koruması gerekmiyormu?
banner96
banner177
az bulutlu
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?