MİHRİCAN CANDEMİR/ SELİNAY MUTLU/ İZ GAZETE- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası ve EGEÇEP olmak üzere Çeşme Projesi'ne karşı davacı kurumlar projeye ilişkin verilen 'yürütmeyi durdurma' kararını İzmir Mimarlık Merkezi'nde yaptıkları bir açıklamayla değerlendirdi. Yapılan açıklamayı İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz okurken; Yılmaz, tahsis edilecek kamu arazisine müdahale edeceklerini belirtti, Çeşme Projesi’nin acilen durdurulması gerektiğini söyledi.

İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’nin sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin 12.02.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararı hakkında konuşan İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, Çeşme Yarımadası’nda mevcut devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların tümünü, 47 Km kıyı alanını, yarımadanın kuzey ve güneyinde 4.000 hektarı bulan deniz alanlarını ve bu alanlardaki beş adet adayı, 4,293 hektar orman alanını, 600 hektar mera alanı, içme suyu koruma havzalarının tamamını, bölgedeki doğal koruma alanlarının yüzde 70 ini, nitelikli tarım alanları ile zeytinlik alanları, kültürel ve arkeolojik miras alanlarını, yarımadada yerleşim alanları dışında kalan alanların tamamını içeren 16.000 Hektarlık (22400 futbol sahası büyüklüğünde) devasa kamu arazisini kapsamakta olduğunu söyledi.

'ÖZEL BİR YETKİ ALANI OLUŞTURULACAK'

İrtifak bedelinin kamuya yerine yatırımcıya sunulacağını belirten Yılmaz, “Bu devasa kamu arazisi ve deniz alanları yatırımcılara irtifak hakkı tesisi suretiyle tahsis edilerek bu alanın tümünde ve adaları da içeren deniz alanlarında halkımızın girişine kapalı imtiyazlı bir azınlığın kullanımına özgülenmiş, girişi denetimli, bağımsız özel bir yetki alanı oluşturulacaktır. Kamu arazisinin ve deniz alanlarının irtifak hakkı sahibine devri karşılığı alınacak bedel kamu harcamaları için kullanılamayacak sadece alanın altyapı yatırımlarına harcanabilecektir” şeklinde konuştu.

‘HUKUK İLKESİNE İHLAL’

12.02.2020 tarihinde 16 bin hektar alanda ilan edilen Çeşme Turizm Bölgesi’nin bir benzeri 2006 yılında çok daha küçük 10 bin hektarlık bir alanı kapsayacak şekilde ilan edildiğini söyleyen Yılmaz, “Bu işlem Danıştay 6. Dairesi’nin 2006/4056 E.- 2008/8262 K. sayılı kararı ile hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş ise de Bakanlık yargı kararlarını umursamadan çok daha büyük alan için hukuka aykırılığı yargı kararı ile belirlenmiş işlemi tekrar yürürlüğe koymuştur. Bu yanıyla 12.02.2020 tarihli Resmî Gazete’de ilan edilen işlem hukuk devleti ilkesinin de ihlali niteliğindedir” diye konuştu. Ayrıca kurumların ve çok sayıda duyarlı yurttaşın yaşam alanlarına, nadir ve korunması gereken habitat alanlarına müdahale içeren ve hukuka aykırılığı daha önce yargı kararı belirlenmiş olduğunu belirten Yılmaz, “İşleme karşı Danıştay 6. Dairesi nezdinde dava açılmış, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde de işlemin kamu yararına uygun olmadığı belirlenmiş ise de Danıştay 6. Dairesi gerekçesiz olarak yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar vermiştir. Ancak itirazımız üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun kararı ile Danıştay 6. Dairesinin kararı kaldırılarak 12.02.2020 tarihli Resmî Gazete’de ilan edilen İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’nin sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir” diye konuştu. 

‘TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında deniz alanlarını da kapsayan bu denli büyük bir alanın gereklilikleri açıklanmadan turizm bölgesi ilan edilmesi hukuka aykırı bulunduğunu ifade eden Yılmaz, "Bu karar ile; davalı Kültür ve Turizm Bakanlığına da tebliğ edilmiş olup İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 27. Maddesi gereğince Bakanlıkça Çeşme Turizm Bölgesi projesi kapsamında artık hiçbir işlem ve tasarrufta bulunulamayacaktır. Yürütmenin durdurulması kararına rağmen yapılacak her işlem kamu görevlilerinin cezai ve mali sorumluluğunu gerektirecektir. Kurumlarımız kararın gereklerine uyulmasını titizlikle takip ederek ihlal edenler hakkında gerekli hukuki işlemleri başlatıp takip edecektir” şeklinde konuştu.

‘İZMİRLİLERE ARMAĞAN OLSUN’

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun hukuka aykırı bulduğu işlem hakkında Danıştay 6. Dairesi tarafından aynı yönde nihai karar verilmesi beklenmekte olduğunu söyleyen Yılmaz, “Korunması gereken doğal alanları kamunun elinden alıp bir azınlığın kullanımına terk edecek bu işlemin hukuka aykırı bulunarak durdurulmuş olması ile kamusal sorumluluklarımızın gereklerini yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Halkımıza ve tüm İzmirlilere armağan olsun” diye konuştu.

‘İŞLEMLER DURDURULMALI’

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan, dava avukatı Av. Ömer Turgut Erlat, bakanlığın yürütmenin durdurulması kararına istinaden bütün işlemleri durdurmakla yükümlü olduğunu söyledi.

Erlat, “Aksi takdirde bu işlemleri yapan kamu görevlileri suç işler. Bu işlemlerden doğan zararlar kamu zararları devletin ve kamu görevlilerin sorumluluğu altındadır. İşlemler tamamen durdurulmak zorundadır. Aksi takdirde, anayasaya göre görevi kötüye kullanmak ve ihmal ile suç işlemiş olurlar. Ayrıca hukuk devleti gereğince yargı kararlarına uyulması zorunludur. O bölgenin, turizm bölgesinde yapılaşmayı açabilmek için sit alanları koruma kategorileri düşürüldü. Bu koruma kategorilerinin düşürülme işlemlerinin geriye alınması gerektiğini söylüyoruz. Mera ve orman tahsis kararlarının iptal edilmesi lazım. Umarım bundan sonra kamu görevlileri bu hususları dikkate alır” şeklinde konuştu.

Çeşme Yarımadası tarihin derinliklerinden bugüne kadar bitkileriyle, insanlarıyla çok zengin bir doğa parçası olduğunu söyleyen Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, “Şu anda kamunun malı olan, kamunun yararına kullanılması gereken bu alanın bazı özel şirketlerin devrine öngören bazı kararların kanunla önlenmesi aşamasındayız. Bunun son derece önemli olduğunu düşünüyoruz ve bu koruma sürecinde emek veren bütün odalara, sivil toplum kuruluşlarına ve gecesini gündüzüne katan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu. 

‘ÇEŞME RANT PROJESİ’NE KARŞIYIZ’

Son olarak konuşan TMMOB İl Dönem Sekreteri Aykut Akdemir, mücadelenin devam edeceğini belirterek, yaşanılan bu süreci Gezi Davası üzerinden değerlendirdiklerini söyledi.

Akdemir, “Gezi Davası’nda tutsak edilen dostlarımız için nöbetimizin 220. günündeyiz. İstanbul’da Gezi Parkı kamu yararı amacıyla işlevini sürdürüyor. Doğal olarak Gezi kazanmıştır. Çeşme Turizm Projesi’nde yatırımcı adı altında alanların tümüyle ranta ve talana açık edildiği bir süreç var ve biz buna itiraz ettik. Bugün geldiğimiz aşamadan tekrar sesleniyoruz; Gezi’de tutsak edilen meslektaşlarımız akıl, bilim ve kamu yararı üzerinden mesleklerini yaptıkları için tutsaklar. Biz de bilim ve aklın, halkın talepleri doğrultusunda çalıştığımız için Çeşme Rant Projesi’ne karşıyız. Hazırladığımız raporlar doğrultusunda, önemli kararlardan bir tanesi olan ‘Yürütmeyi Durdurma Kararı’ alındı.. Çeşme Turizm Bölgesi’ndeki talanın durdurulması ve kamuya açık alanların kamu kullanılması için mücadele edeceğimizi duyuruyoruz. Biz yetkililere söylüyoruz. Proje adına yapılacak her işlem kamu zararına neden olacaktır. Tekrar bütün kamu görevlilerini uyarıyoruz. Bu bir aşamadır. Bu davada İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu sürece dahil olmuştu. Gelinen bu aşamada biz öncelikli olarak TMMOB, Tabip Odası, Baro ve mücadeleyi yürüten tüm örgütler olarak yeniden talep ediyoruz. Biz yarımadayı bir bütün olarak görüyoruz. Karaburun, Çeşme, Urla ve Selçuk belediyesi… Bu rant ve talan projesine hep birlikte mücadeleye etmeye davet ediyoruz. Bu belediye başkanlarına projeye karşı beyanda bulunmaları yönünde çağrı yapıyoruz” şeklinde konuştu.