Gizem TABAN/İZGAZETE- İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) ekim ayı olağan ikinci meclis oturumu İzBB Başkanvekili Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Mustafa Özuslu idaresinde gerçekleşti. Toplantıda, geçtiğimiz günlerde bir grup AKP’li siyasetçinin, Çiğli İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nde güvenlik görevlileriyle yaşadığı arbede hakkında tartışmalar yaşandı.

SMA’LI ÇOCUKLAR İÇİN KAMPANYA

Toplantı başlangıcında açıklamalarda bulunan İzBB Başkanvekili Mustafa Özuslu, 13 Ekim’de SMA’lı çocukların tedavilerine destek olmak amacıyla Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek Feridun Düzağaç konseri hakkında meclis üyelerine çağrı yaptı. İzBB olarak ‘SMA Hastası Çocuklara Umut Ol’ adında bir kampanya başlattıklarını belirten Özuslu, “Konsere meclisimizin de destek vermesini istiyoruz. 50 Türk Lirası’na katılımsız bir bilet alarak kampanyaya destek, SMA’lı çocuklara umut olabilirsiniz” dedi.

BUCA CEZAEVİ TARTIŞMASI

Uzun süredir kent gündemini meşgul eden Buca Cezaevi ile ilgili tartışmalar mecliste de devam etti. AKP’li isimler, Buca Cezaevi ile ilgili mevcut imar planında AVM görüldüğünü ve bu planın İzBB’ye ait olduğunu öne sürerken İzBB Başkanı Tunç Soyer ise söz konusu planın yıllar önce Bakanlığın isteğiyle hazırlandığını ifade etmişti. Gelişmelerin ardından Başkan Tunç Soyer, yıkımı tamamlanan Buca Cezaevi’nin bulunduğu alanı rekreasyon alanı yapacaklarını açıkladı. Bunun üzerine söz konusu alanın rekreasyon ve otopark alanı olmasını içeren imar plan değişikliğine ilişkin önerge meclis gündemine geldi. Ancak meclis oturumuna saatler kala kritik bir gelişme yaşandı.  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, alanla ilgili yeni planları askıya çıkardı. Yeni planlarda AVM yer almadı.  AKP Grup Başkanvekili Özgür Hızal, söz konusu alanının yeni planlarının Bakanlık tarafından askıya çıkarıldığını belirterek İzBB’nin şu anda bir imar planı değişikliği yapma yetkisinin bulunmadığını öne sürdü. AKP’li Hızal, bu nedenle önergenin gündeme alınmaması gerektiğini söyledi. Önerge hakkında AKP Grup Başkanvekili Özgür Hızal’ın eleştirilerine yanıt veren CHP Grup Başkan Vekili Murat Aydın, “Hukukun egemen olduğu yerde kimse atı alıp Üsküdar geçemez. Kimse oldu ve bitti ile hak ve hukuku bertaraf edemez. Sayın Başkanvekili sürekli bu salonda parmak sallayıp ‘Suç işliyorsunuz’ diyor, bunu yanlış bulduğumu söylemek istiyorum. Burada pek çok kez önergeyi komisyona gönderdik, komisyon uygun bulmadı. CHP olarak bu önergeyi komisyona göndererek tartışılmasını istedik. Komisyonlarda tartışılsın, meclis gündemine getirilsin” ifadelerini kullandı. Tartışmaların ardından yıkılan Buca Cezaevi alanının rekreasyon alanı ve otopark alanı olmasını içeren önerge oy çokluğuyla komisyonlara gönderildi.

AKP’DEN ‘ENGELLENDİK’ İDDİASI

Toplantının dilek ve temenniler bölümünde söz alan AKP Grup Başkanvekili Özgür Hızal, geçtiğimiz günlerde kendisi ve AKP İl Başkanı Kerem Ali Sürekli’nin de yer aldığı bir grup AKP'li siyasetçinin, Çiğli İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ne izinsiz girmek istemesi üzerine güvenlik görevleriyle yaşanan arbedeye değindi. AKP’li Hızal, söz konusu bölgede basın açıklaması yapmak istediklerini ancak engellendiklerini iddia etti. Hızal ayrıca, basın açıklaması yapmayı planladıkları alanın İzBB’ye ait bir tesis alanı olmadığını ileri sürdü.

‘BİBER GAZI YEMEK NEDİR BİLMEZLER’

AKP’li Hızal’ın İddialarına ve eleştirilerine yanıt veren CHP Grup Başkanvekili Murat Aydın, “İzmir’e ve kendilerine yakışmamıştır. Kendisi de il başkanı da saygın hukukçulardır, yol yordam bilen insanlardır. Onlara bu tavır yakışmamıştır. Bir arbede içerisinde bulunmaları şık değildir. Beyefendiler, bu ülkenin sokaklarında basın açıklaması yapan insanların neler çektiğini bilmedikleri için… ‘Asker gibi ne diziliyorsunuz’ diyenler, yurttaşların sokaklarda basın açıklaması yapmak içim TOMA’larla, güvenlikçilerle, biber gazlarıyla mücadele etmek zorunda bırakıldığını unutuyor. Şimdiye kadar basın açıklamalarını konforlu alanlarda yaptıkları, kendilerinin ‘Zillet’ dediklerinin terörist saydıklarının neler çektiklerini bilmedikleri için 4 tane özel güvenlik görünce bu tepkileri veriyorlar. Nasıl duracaklarmış? Bu ülkedeki yurttaşların, vekillerin, sendika başkanlarının, gezi davasında yargılananların karşısına geçen polis nasıl davranıyormuş bu ülkede? Bu ülkeyi İsveç haline getirdiler de bizim mi haberimiz mi yok? Bu ülkede biber gazı yemek nedir, biliyorlar mı? Bilmezler. TOMA’ların ne olduğunu bilmezler. Çünkü onlar saraylarda yaşıyorlar. Bizler ise sokaklardayız” diye konuştu.

‘ESKİ VEKİLİN DOKUNULMAZLIĞI MI VAR?’

CHP’li Aydın konuya ilişkin açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Giriş yaptıkları yer, Çiğli İleri Biyolojik Arıtma Tesisi… Herkesin girip çıkabileceği yer değildir. O bölgenin özel güvenlik görevlisi vardır, o da Valiliğin izniyledir. ‘Bu yol halka açıkmış, herkes girip çıkıyormuş, onlar engellenmiş…’ Bu tesiste bir milyon metrekare çamur havuzu bulunmaktadır. ‘Biz buraya gireriz, basın açıklamamızı yaparız’ diyorlar. Kaklıç’ta askeri alanı var, oraya da gitsinler açıklama yapsınlar. Orası da güvenlikli koruma altında… İzBB tesisinde inceleme yapmak istediler de onlara ‘hayır’ mı dendi? Özel güvenlik görevlilerini aşarak girdiler. Bu basın açıklamasının daveti bile basın mensuplarına yer belirtilmeden yapılmış. Nerede basın açıklaması yapılacağı saklanmıştır. Tesisin girişi burası, bina burada, arıtma fazları da burada. Bir derdiniz varsa oradaki insanlarla görüşebilirsiniz, sorarsanız bilgi verirler. ‘Hiç güvenlik görevlisi yok, bizim için getirdiler’ dedikleri güvenliklerin kulübesinde klima var. Orada gece de güvenlik var. İspata hacet tok ama yine de söyleyeyim; özel güvenlik görevlilerin kaldığı yerde klima var. ‘Orada güvenlik görevlisi yok, o gün için getirildi’ derseniz ayıp olur. Bu ülkede ana muhalefet partisi lideri, devletin resmi idare binalarına giremedi. Özel bir güvenlik riski taşımayan binalara bu ülkenin seçilmiş milletvekili giremiyor. Kerem Ali Bey, ‘Ben eski milletvekiliyim’ diyor, eski milletvekilinin dokunulmazlığı mı var? Grup başkanvekillerinin, meclis üyelerinin dokunulmazlığı mı var? Bu ülkede özel güvenlik koruma statüsündeki bir tesise bu şekilde giremezsiniz. Gittiniz bir siyasi reaksiyon gösterdiniz. Oradaki güvenlik görevlilerini hakarete varan sözlerle rencide etmek, tartaklamak, zor kullanmak nedir! Hoş geldiniz Türkiye’ye… Bu ülkede insanlar barışçıl açıklamaları için bile polisin sıktığı biber gazına maruz kalıyor.”

‘VALLAHİ DİŞİMİ KIRACAĞIM’

Yaşanan tartışmalarla ilgili bir değerlendirme de Başkan Vekili Özuslu’dan geldi. Özuslu, şöyle konuştu: “Tabii ki AK Parti İl Başkanı sayın Sürekli, Sayın Hızal siyaseten kendileri meseleyi nasıl gördükleri dahilinde basın açıklaması yapabilirler, sıkıntı yok. İktidar mensubu bir partinin üyeleri olarak konforlu bir alanda basın açıklamasını yüzlerce kez yaptılar. Bu şu anlamına gelmez: Bir kere algıladığınız ve bize şimdiye kadar yüklenen çerçeve dahilinde ‘Nezaketli, kibar insan’ kavramlarını bir kenara koyacak bir davranış modeli içine girmeniz anlamına gelmez. Videoları defalarca izledim, iş bitmiş, ayrılıyorlar. Orada gördüm, Sürekli çocukların elini sıkarken, sayın Hızal’ın ‘Yanlış yapıyorsunuz’ diyerek çocukların üzerine gitmiş olmasına gerek yok. Elimizi vicdanımıza koyup eğri koyup doğru konuşacağız. Siyaset yapacak, eleştireceğiz. Eleştiriyoruz da. Türkiye’de bu kadar açık ve net bir meclis daha yapıldığını gösterirseniz vallahi dişimi kıracağım. Siz ‘Kokuyla ilgili bir meseleyi dile getireceğiz’ dediniz, eyvallah. Orada 1 milyon metrekare çamur var, bugün oraya gelmedi. 1 Temmuz’dan itibaren bir gram çamur artık oraya dökülmüyor. Yakında o havuzun üzerinde inşallah hep birlikte piknik yapacağız. Bir irade ortaya konuluyor, buna itibar etmek lazım. Hızal ya da Sürekli, Sayın Soyer’e de İl Başkanımız’a da ulaşabilirler. ‘Gideceğiz’ diye bir bilgi verilseydi Başkanımız onları gezdirirdi.”