02.12.2019, 10:26

Bir çarpı bir çıra

Gaziemir’de biri ya da birileri bir duvara çarpı koyup, “defol Alevi” diye yazdı. Bir evin duvarına yazılan bu kaba, çirkin sözün binlerce evin duvarında izi çıktı. Aleviler için tekil olay yoktur, münferit yoktur, vaka-ı adliye yoktur. Bunu yüzlerce yılın hafıza kayıtlarından bilirler.

Gaziemir’den Maraş’a, Gazi Mahallesi’nden Ortaklar’a kadar uzanan hafıza defterinde bir kıvılcımla başlayan şeyin bir yangınla dönüştüğünü bilirler.

Mesele şudur; Aleviler ancak öldürüldüklerinde ya da tehdit edildiklerinde anımsanan kolektif varlıklarını nasıl olup da kolektif haklara ve buradan hareketle kendi üzerlerinde tasarruf yetkesine dönüştüreceklerdir.

Alevi inancı ve kültürü kırdan koparıldığından bu yana yakıcı bir köksüzleşme ile yüz yüze... Kırın iktisadi ve sosyal hayatı içinde kendi mahkemeleri, kurallar bütünü, onay ve ret mekanizmaları olan Alevi toplumu kentin iktisadi ve sosyal bütünü içinde bir türlü bir merkez üretmemiş halde.

Bir insan topluluğu sistematik biçimde öldürülüyorsa, kimliği-varoluşu ayrımcılığa tabi tutuluyor, yaşamın her alanında ikincilleştiriliyorsa, yerinden etme, asimilasyon ve sosyal baskıyla kendini inkara zorlanıyorsa… Buna karşı o topluluk ne yapmalıdır?

Aleviler yoksanmış bir toplumudur. Tüm yoksanmış toplumlar gibi bu gerçeği kabullenmedikçe daha da derinleşen bir yarılmayı, hiçleşmeyi yaşamakta, yolunu kaybetmekte, yolculuğu anlamsızlaşmaktadır.

Bu minvalde Aleviliğin inanç bütünü açısından ya da kimlik olarak aşılmasından söz ediliyor. Mümkündür ama Alevilik ancak Aleviler tarafından ve Alevi olunarak aşılabilir. Yaşanan yarılmanın inançsal ebadı, sosyal ebadının çok altında kalmış, Alevilerin kolektif inkâr-imha ve yerinden edilmesi coğrafyanın tüm toplumsal dinamiklerini hareket ettiren bir çığa dönüşmüştür.

Aslında en çok da Aleviler kendi kolektif varlıklarından ve bu varlıklarının yarattığı tesirden korkuyorlar. Aleviler bu toprakları zehirleyen dinsel faşizme karşı biriktirdikleri panzehrin tesirinden ‘dehşete’ düşüyorlar. Çünkü o kelamın içinde saklanan sırrın, aşkınlığın, maneviyatın insanlığın sonsuz kere alçaltılmasına dayanan siyasal İslamcılığa verilecek en berrak yanıt olduğunu biliyorlar.

Aleviler, İslam’ın daha henüz coğrafyasına sirayet etmeden başlayan kanlı iktidar paylaşımını sessizce izlediler. İslam’ın önderi Muhammed’in damadının hançerlenmesini, torunlarının boğazlanmasını seyrettiler. Kan ve altın iktidarları kurarak atlası nasıl savaşa boğduklarını gördüler.

Aleviler, Roma’dan saklanmış İsevilerin, hayatta kaldıkları her günün ücretini ödeyen Musevilerin, kırlarından edilmiş Paganların, yenilmiş Ön Asya tanrılarının bildikleri bir dille baş başa kaldılar. O denli derinlikliydi ki bu dilin bilinci, kendilerini bir tercihli ‘cehalete’ sakladılar. Derviş oldular, köylüklerin sessizliğine oydular bu dili.

Alevilerin korkusu buradan bilinmelidir. Onlar bildikleri şeyden korkuyorlar aslında. Bilmek durumunda kaldıkları o kelamı, sürekli kapılara, sayılara, nefeslere karıştırarak kararınca anlatıyorlar.

Alevilerin Bildikleri Nedir?

Aleviler geniş bir coğrafyada, farklı uluslardan ve kültürlerden oluşan çeşitli bir toplamı ifade ediyor. Fakat bu yazının konusu olan Anadolu Aleviliği başlı başına Alevilikler içinde özgün ve gelişmiş bir düşünce-duygu-eylem biçemine sahip. Özgünlüğünü öncelinden aldığı kodları, İslam içindeki göreli ilerici konumlanmalarla melezleştirme becerisine dayanıyor. Bu haliyle Alevilik İslam içinde olduğu durumlarda bir ‘reform’ odağı, İslam dışı olduğu durumlarda ise İslam’ın bugün eriştiği manevi düzlemin çok üzerine çıkabilecek ontolojisiyle onun bir alternatifi durumunda.

Alevilerin bildikleri diyalektik, doğacı ve komünalist bir mistizimdir. Bu mistisizm toplumun toplumsal maddi koşullarını kabul eden, dünyanın içinde bir manevi düzlem kuran ve bunu doğa ve öyküye yaslanarak inşa eden ‘heretizm’dir.

Aleviler, Anadolu heretikleridir. Anadolu’nun çitlenmesine (mülke bölünmesine), sömürgeleşmesine ve yağmalanmasına direnç gösteren hakların politik-etik motivasyonudur. Ve bu durum günceldir. Çitlenmiş, sömürgeleşmiş ve yağmalanmış Anadolu şimdi de yıkılmaktadır. Yıkılan coğrafyanın köklerini yine Aleviler sıkıca tutmaktadır.

Alevilerin bu denli öfkeye mahzar oluşları, böylesine derin ve ipe sapa gelmez nefret suçlarına maruz kalmaları da yine bu iç içe yapıdan ötürüdür. Salt dinsel bir ayrım değildir bu. Aleviliğe duyulan nefretin kökeni sınıfsaldır. Egemen sınıf ve zümrelerin egemen fikir hale gelmesidir. Tahakkümün ezilenlerce yayıldığı bir terbiye etme sistematiğidir Alevilere yönelik ayrımcılık ve düşmanlık. Aleviler terbiye edilmez ise sadece egemenlerinin ‘dini’ değil, mülkiyetlerini koruyan ‘devletleri’ de tehdit altına girecektir.

Alevi Önderliği Nedir?

Bahsini edeceğimiz önderlik yapısının önceki yüz yıla ait izlekleri bir yana ondan karşılık bulan karakteristik, kendini kadim bir anlamla ifade eden, politika yapmayan onu aşan, toprağa sahip olmayan ona ait olan tavırdır. Alevilerin önderliğinin bir toprak talebi yoktur bu yüzden, ait olduğu toprakta ‘insan sıfatında’ yaşamak telaşıdır. Yaşatmayan ise onu toprağında zehirlemeye çalışan, mülkiyetçi-devletçi-erkek İslam‘ıdır.

Böyle bir öndeliğin oluşması gerçekçi midir? Bunu bilmeyiz ama oluşmadığı durumda yaşananlar gerçektir. Miting meydanlarında öldürülmüş Alevi çocuklarını yuhalatan iktidar sahibinin, Antakya’da balkonunda Suriye’de ateşe verilmiş akraba köylerini seyreden Alevi’ye ilettiği not oldukça gerçektir. Zorunlu din dersleri gerçektir. Küçümsenen Cemevleri gerçektir. İş yerinde Zülfikar saklayan kadınlar gerçektir. Ana akım TV kanallarında edilen hakaretler, kulaktan kulağa fısıldanan o çirkinlik gerçektir.

Alevilerin sırrının bir hakikat haline gelmesi ise öncelikle olduğu her şeyin yanında bir Alevi olmak halinde saklıdır. Teolojinin-ontolojinin bir hayat inşa etmesidir. Özerkleşmesidir kendini inşa edeceği alanlarda. Dilini arındırması, maneviyatını doyurmasıdır. Tüm bunlar olurken, tüm bunlara engel olan şeylerin tümüne karşı amansız bir güçle direnç göstermesidir.

Alevilerin oldukları tüm kimlikler yanında (sınıf, cinsiyet, ulus, meslek, politik aidiyet) Alevi olma hakkının tanınmasıdır.

İlk çıra Alevilerin özgürlüğüdür.

Yorumlar (1)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Yusuf Yılmaz 2 yıl önce
Eşitlik olmadan özgürlük olmaz bilinciyle, en genel anlamıyla ezilen, dışlanan, horlanan bütün toplumsal kesimlerin özgürlüğü işçi sınıfının iktidar mücadelesinden geçtiğini söylememiz gerektiğini düşünüyorum. Sevgilerimle..
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 10 24
2. Hatayspor 10 20
3. Beşiktaş 10 20
4. Alanyaspor 10 20
5. Fenerbahçe 10 19
6. Karagümrük 10 18
7. Konyaspor 10 17
8. Galatasaray 10 17
9. Altay 10 15
10. Adana Demirspor 10 13
11. Başakşehir 10 12
12. Gaziantep FK 10 12
13. Öznur Kablo Yeni Malatya 10 12
14. Sivasspor 10 11
15. Kayserispor 10 11
16. Giresunspor 10 9
17. Antalyaspor 10 9
18. Göztepe 10 8
19. Kasımpaşa 10 6
20. Rizespor 10 4
Takımlar O P
1. Ümraniye 10 24
2. Ankaragücü 10 24
3. Eyüpspor 10 20
4. Erzurumspor 10 19
5. Bandırmaspor 10 18
6. Kocaelispor 9 16
7. Tuzlaspor 9 14
8. Gençlerbirliği 9 14
9. Samsunspor 9 12
10. Boluspor 9 11
11. Bursaspor 9 11
12. Menemenspor 10 11
13. İstanbulspor 9 10
14. Denizlispor 9 10
15. Altınordu 10 10
16. Adanaspor 10 9
17. Manisa FK 10 9
18. Ankara Keçiörengücü 9 7
19. Balıkesirspor 9 6
Takımlar O P
1. Chelsea 9 22
2. Liverpool 9 21
3. Man City 9 20
4. West Ham 9 17
5. Brighton 9 15
6. Tottenham 9 15
7. M. United 9 14
8. Everton 9 14
9. Leicester City 9 14
10. Arsenal 9 14
11. Wolverhampton 9 13
12. Brentford 9 12
13. Aston Villa 9 10
14. Watford 9 10
15. Crystal Palace 9 9
16. Southampton 9 8
17. Leeds United 9 7
18. Burnley 9 4
19. Newcastle 9 4
20. Norwich City 9 2
Takımlar O P
1. Real Madrid 10 21
2. Sevilla 10 21
3. Real Betis 11 21
4. Real Sociedad 10 21
5. Rayo Vallecano 11 19
6. Osasuna 11 19
7. Atletico Madrid 9 18
8. Athletic Bilbao 10 17
9. Barcelona 10 15
10. Espanyol 11 14
11. Valencia 11 13
12. Mallorca 11 13
13. Villarreal 10 12
14. Celta de Vigo 10 10
15. Elche 11 10
16. Deportivo Alaves 10 9
17. Cádiz 11 8
18. Granada 9 7
19. Levante 10 5
20. Getafe 10 2
banner178
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?