Bornova’da tarımı ilk çağa döndüren proje: Doğal Tarım Çiftliği

Bu çiftlikte sulama sadece yağmur suyu ile, gübre, ilaç, kazma, kürek yok. Sadece insan eli var. Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Ulaş Polat’ın ‘tembel tarım’ diye tarif ettiği doğal tarım çiftliğinin bilinmeyenleri bu söyleşide...

BELEDİYE 07.11.2019, 12:16
Bornova’da tarımı ilk çağa döndüren proje: Doğal Tarım Çiftliği

PINAR TEKE / İZ GAZETE - Gazetemizin aylık olarak çıkarttığı ilçe eklerinden ilki olan ‘İz Bornova’ için, Türkiye’de bir ilke imza atılan Doğal Tarım Çiftliği projesini, Bornova Belediyesi Belediye Başkan Yardımcısı Avukat İbrahim Ulaş Polat ile konuştuk. Polat, tarımın önemini vurgularken, Doğal Tarım Çiftliği’nde her şeyin organik olmasına ve tamamen insan gücüyle olacağına dikkat çekti. Bu projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu ve dünya çapında çok ses getirdiğini de söyleyen Polat, Doğal Tarım Çiftliği’ne herkesi beklediklerini söylerken özellikle çocukların ve gençlerin gelmelerinin temennisinde bulundu.

Doğal tarım nedir? Bize önce ondan bahseder misiniz?

Aslında bizim yapmaya çalıştığımız Doğal Tarım bilinen anlamın biraz dışında, daha çok dünyada geçerli ismi müdahalesiz tarım. Yani Doğal Tarım arazisi geçmişte işlenmiş ve zaten hor kullanılmış. Bu tarım arazilerini de alıp doğal formuna kavuşturma fikri ortaya çıkmış. Bu yeni bir şey değil. Dünya da çok az örneği var. Biz dünyadaki örneklerinden aldık. Bir idea aslında doğal tarım. Çok verimli bir üretim kısa vadede olmasa da biz toprağı doğal formuna kavuşturup farkındalık yaratmak istiyoruz aslında. Bir farkındalık projesi de diyebiliriz doğal tarıma. Hiç müdahale olmadan hiç insan eli daha doğrusu insan eli dışında herhangi bir araç gereç, makine, kazma dahi değmeden yapılacak bir tarımdan bahsediyoruz. Tamamen insan gücü. Doğa dışı hiçbir müdahale yok. Sulanması tamamen yağmur suyuyla. Sulama için bile makine kullanılmayan bir tarım. Yani ilk çağa döndürüyoruz tarımı.

AMAÇ FARKINDALIK

Peki Doğal Tarım Çiftliği kurma fikri nasıl gelişti? Kuruluş hikâyesini anlatır mısınız?

Aslında tesadüfen gelişti Doğal Tarım Çiftliği kurma. Aklımızda böyle bir şey yoktu, benim böyle bir şeyden haberim bile yoktu. Biz göreve geldiğimizde tarımla ilgili yapmak istediğimiz çok şey vardı. Özellikle tarım, doğa ve ekoloji ile ilgili. Bu konuda araştırmalara başladık ve tesadüfen bir gıda topluluğuyla, gıda inisiyatifi ile tanıştık. Bunlarla tanıştıktan sonra gelişti ki bu gıda toplulukları, gıda inisiyatifleri aslında politik gruplar. Yeni politikanın üzerine kuruluyor ve çok geniş networkleri var dünya çapında networkleri var. Elimizde belediyeye ait araziler vardı. Bornova’nın da görece daha kıymetli yerleri köyün sınırları. 12 köyümüz var bizim. Bu arazilerin birinde bir şeyler yapma fikri oldu. ‘Farkındalığı yaratalım ekolojiye bir katkımız olsun. İnsanlara bir şeyleri gösterelim’ diye. Fikir onlardan geldi daha sonra dünyadaki uygulamalarını araştırdık ve çok ses getirdi. Araştırmaya başlamamız bile çok büyük heyecan getirdi. Türkiye’nin her yerinden teklifler geldi, baktığımızda bize en uygun projenin bu olduğuna birlikte karar verdik. Belediye burada bir itici güç ama karar verici değil. Belediye de bir inisiyatifin parçası oldu doğal tarımda.

‘ÇABAMIZ KALICILIK’

Dünyada ve ülkemizde doğal gıdalarla ilgili bilgilere ulaşma konusunda artan bir ilgi var. Gelişmeleri nasıl değerlendirirsiniz?

Bu bilginin bir kısmı popüler değimiyle moda, bir akım gibi gelişti. Dolayısıyla bu akım geçici bir akım ama çok ciddi ilgilenen insanlar var. Özellikle kent hayatından kentin keşmekeşinden sıkılanlar. Bilgiye ulaşım, gerek temiz bilgi gerek kirli bilgi çok kolay artık. Bu gıda toplulukları işte tohum takas şenlikleri vs. bunların networkünden kaynaklanan bir akım başladı şu anda. Ulaşılabilir duruma geliyor yavaş yavaş. Şu anda ulaşılabilir olanlar işte market raflarında gördüklerimiz. Aslında tam anlamıyla doğal tarım değil. Uygulamada doğal bir uygulama değil. Ama çok gelişecek bir alan gibi görünüyor. Dünyada da şu anda trend. Ülkemizde de biz bu trendin kaybolmaması için uğraşıyoruz. Yani kalıcı bir şey olsun bütün çabamız bu.

TÜRKİYE’DE İLK BİZİZ

Doğal Tarım Çiftliği’ni hem İzmir hem de Türkiye açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Şöyle Türkiye’de ilk zaten bizim Doğal Tarım Çiftliği’miz. Bizden önce Dersim Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu aslında katılmak istedi buna. Fakat yapamadı. Daha doğrusu yapamamış. Biz başladıktan sonra bu bilgiyi aldık. Heyecan getirdi aslında, bir kaynama var. İlk toplantımıza İstanbul’dan akademisyenler katıldı. Almanya’dan bir stajyerimiz var şu anda. Bir Alman Üniversitesinde tarım okuyan bir akademisyen doktora tezi için 6 ay çiftliğimizi inceleme için izin istedi. O bize katıldı. Birçok ülkeden gelmek isteyenler, röportaj yapmak isteyen gazeteciler var. Çiftliğin tam anlamıyla görsel olarak da hazır olmasını bekliyoruz aslında. Fakat büyük bir heyecan getirdi. Dediğim gibi bizim amacımız farkındalık yaratmak. Çok hor kullanılan Bornova’nın köy arazilerinde başladık bunu. Öncelikle köylere bir farkındalık yarattık, kente gelmek istiyoruz. Yavaş yavaş o farkındalık oluşmaya başladı sanıyorum.

Doğal Tarım Çiftliği’nde ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz ya da yapılacak? Bu çalışmaların amacı nedir? Nasıl gelir sağlıyorsunuz ya da sağlayacaksınız?

Ne gibi çalışmalar yapıyoruz, öncelikle toprak ıslahıyla başladık aslında. Toprak ıslahı da bizim bulduğumuz arazi geçmişte unutulan bir araziymiş. Arazi de yaka mahallesi’nde. Köy içerisinde ormanın arasında kalmış bir yer. Kolay bulunabilecek bir yer değil. Motokros Eğitim Pisti olarak vatandaşlar kullanmış. Çok kötüydü durumu. Öncelikle toprağı düzelttik. Yağmur suyunu toplamak için kanallar açtık, güvenliğini aldık. Şu anda bir çalışma var. Gönüllüler çalışıyor. Herhangi bir ücret almadan. Tamamen gönüllülük usulüne dayanılıyor. Toprağı tabii ıslah etmek için bir şeyler katmamız lazım. Türkiye’nin birçok yerinden birçok kolektifinden tohum gelmeye başladı kargoyla ve çok şaşırıyorum ben, hiç irtibat kurmadığımız yerler. Sabah mesaj geliyor ‘tohumunuzu kargoya verdik, şu tohumlar var içerisinde’ diye.

Bunlar mutlu edici şeyler.

Çok mutlu edici şeyler. Demek ki aslında işlenebilecek bir insan tabanı var aslında bu konuyla ilgili. İşte ilk tohum etkinliğimizi yapacağız. Türkiye’nin birçok yerinden ilk tohum etkinliğinin haberini bekleyenler var, katılmak isteyenler var. Şu anda ıslah çalışması devam ediyor. Etrafının güvenlik çalışması ama gönüllülerimiz her gün orada. Bugün de gitsek orada en az on gönüllü görebiliriz.

Peki bu çalışmanın amacı nedir?

Bu çalışmanın amacı tamamen farkındalık. Yani buradan ekstra bir gelir beklemiyoruz. Bir gelir olacak aslında, ama bir siyasetçi için aslında kolay bir çalışma değil çünkü bu doğal tarım çiftliğinin kendini bulması bir gelire dönüşebilmesi 4 ya da 8 sene. Biz 5 yıl için seçildik. Dolayısıyla bir siyasi yatırım görmüyoruz. Geleceğe yatırım yapmak istiyoruz. Orada bir doğal gıda ormanı yaratıp bunun olabileceğini ileriki kuşaklara da göstermek istiyoruz. Tamamen farkındalık için ekolojiye katkı için yapılmış bir şey. Siyasi hiçbir beklentimiz yok burada.

Bu çiftliğin avantajları neler olacak? En büyük avantajı nedir mesela?

Aslında çok yönlü düşünüyoruz bu çiftliği ve çiftlik gibi tarım çalışmalarını. sadece bir çiftlik, işte doğayla ilgili farkındalık tabi ki çok büyük beklenen hedef. Aynı zamanda köylerde tarımın bitmesiyle tersine göç özellikle Bornova’da çok yaşanıyor. Köylü arazisini arsasını satıp Bornova merkeze çarpık kentleşmenin parçası olmak üzere geliyor. Şehirdeki de köye gidip köy yaşamına uyum sağlayabileceğini düşünüyor ama o da orayı bozuyor. iki tarafta bozuluyor ve biz bu tersine göçü durdurabiliriz diye düşünüyoruz. Çünkü bu doğal tarım çiftlikleri tarımın dışında bir de Ekoturizm’ in bir parçası. Eğer köy buradan kalkınabileceğini, köylü buradan geçinebileceğini hissederse bunu da durdurabileceğimizi düşünüyoruz. Aslında benim kent açısından kentlilik açısından beklediğim en büyük fayda bu.

Bu projede örnek aldığınız bir model var mı?

Bu projede örnek aldığımız, hemen hemen örnek aldığımız bir model var. Bu doğal tarımın dünyada öncüsü, bunu başlatan bir Japon Fkuoka. Fkuoka, Japonya’da bu işe başladıktan sonra bir yunan öğrenci Phanos isimli bir öğrencisi yirmi beş yıl yanında bu tarımı öğreniyor. İkincisi de Yunanistan’da Edessa Kentinde Phanos’un kurduğu çiftlik aslında en gelişen bir çiftlik bu. Phanos’un çiftliği de yirmi beş yıllık bir çiftlik ve Edessa ilçesinin hemen hemen her gıda ihtiyacı Phanos’un çiftliğinden karşılanıyor. Bizim de Kasım’da ilk tohum atma etkinliğimiz olacak. Sizleri de muhakkak bekleriz. Üçüncüsü de bu dünyada yapılacak olan bu anlamda yapılacak olan çiftlik. Sadece Türkiye değil dünyada da çok öncülerden.

Birlikte çalıştığınız kurum ya da kuruluşlar var mı, varsa bunlar hangileridir?

Burada başında da bahsettiğim gibi gıda kolektifleri var. Bunların içerisinde en öne çıkan gıda kolektifi aslında bu konuda bizim önümüzü açan da Homeros Gıda Topluluğu, İzmir’de GEMA Vakfı, Üniversite Ziraat Bölümü emekli akademisyenlerimiz var, köyde çalışanlar onlar. İlçe Tarım Müdürlüğü’nden de bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim katkısı var. Onlar da heyecanla sonucu bekliyorlar.

Buraya kimler gelebilecek ya da herkes gelebilecek mi?

Herkes gelebilecek. Herkese açık. Temennimiz çocukların ve gençlerin daha çok gelip katılması. Doğal Tarımı tanıyıp görmesi. Doğanın gücünü çocuklara gösterebilmek ama herkese açık.

PAZARLAMASI ÖNEMLİ

Doğal Tarım Çiftliği girdi ve çıktıları maliyet yönünden karşılaştırır mısınız?

Aslında girdi ve çıktıları şu anda karşılaştırmak mümkün değil. Çünkü bir girdisi yok şu anda. Tamamen gönüllülük esasına dayanılarak yapıldığı için. Fakat reel bir hesap yaparsak bir girdi hesaplamaya kalkarsak ilk 3 yıl zarar etme ihtimali yüksek bunun. Fakat ilk 3 yıldan sonra tabi bu doğal tarımın pazarlanması da önemli. Büyük ihtimalle on beş dönümden, bir çiftçi için konuşuyorum profesyonel bir çiftçi için. Klasik tarımla yüz dönümden elde edeceği geliri on beş dönüm Doğal Tarım Çiftliği’nden çok rahat elde edebileceğini düşünüyoruz tabi bunun getiri sadece orada yetişen ürünler ve o ürünlerin satışı değil, dediğim gibi çok önemli Ekoturizm alanlarına dönüşüyor bunlar. Onun geliri de bütün çevresine.

KULLANILACAK TEK GÜBRE SEÇİLMİŞ KEÇİ GÜBRESİ

Doğal Tarım Çiftliği’nde biyolojik ilaç kullanılacak mı?

Hiç ilaç kullanılmayacak. Sıfır ilaç, sıfır gübre. Kullandığımız tek gübre keçi gübresi hatta keçi gübresini de seçiyoruz biz. Doğal beslenen keçinin gübresini seçiyoruz, sanayi yemiyle beslenen keçi gübresi dahi kullanmıyoruz. Bu sonuna kadar da böyle olacak hatta belirli bir aşamadan sonra gübrelemeyi de bırakıyoruz. Gübrelemeyi şu anda çok hor kullanılmış toprağın kendine gelebilmesi için ilk etapta keçi gübresi attık. Ondan sonra dediğim gibi insan eli dışında hiçbir şey değmeyeceği bir tarım bu. Gübre, ilaç, çapa, kazma, kürek bunların hiçbiri olmayacak. Hatta ben yeni bir isim buldum ona ’’Tembel Tarım’’. Tam bize de uygun.

Yorumlar (3)
moraller bozuk 1 yıl önce
2 yıl kendi çiftligimde kaldım 82 bin tl borçlandım sadece koyunlarıma,hayvanlarımla ilgilendim.sonra geldim evi ipotek edip 5 yıl borç ödedim akp,nin cebine para koydum
Ünsal Çebi 1 yıl önce
Köyden kente, kentten köye yıllarca sürüklendik. Köylü de kentli de çevresine yabancılaştı, yoruldu. Bu bir umut meşalesi. Umarım sönmesine, söndürülmesine izin vermeyiz.
Uğurr 1 yıl önce
Valla süper bir proje bende gönüllü olmak isterdim.
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
13°
açık
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?