'İzmirli'nin geleceği tehlikeye atılıyor'

Melih Yalçın: "Bakanlığın 'Ne bilime, ne halka sormam. Ben yaparım' zihniyetinin bu ülkeye, bu kente zarar verdiğini tekrar dile getiriyoruz."

BELEDİYE 09.02.2017, 15:17 09.02.2017, 17:04
'İzmirli'nin geleceği tehlikeye atılıyor'

Türkiye Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu, 2012 yılında riskli alan ilan edilen Karabağlar'da 540 hektarlık alanın 101.4 hektarlık kısmına ait dördüncü kez onaylanan imar planlarıyla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na tepki gösterdi. Bu alanlarda kentsel dönüşüm için yapılan planların hukuktan ve bilimsellikten uzak rant projeleri olduğunu öne süren meslek odaları, projelerin geri çekilmesi çağrısı yaptı.

İzmir Mimarlık Merkezi'nde düzenlenen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı riskli alan ilan edilen bölge için yaptı imar planlarına karşı mücadele eden bölge sakinlerinin kurduğu Karabağlar Mahalleler Birliği, Karabağlar Kentsel Dönüşüm Platformu temsilcilerinin de katıldığı toplantıda TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sözcüsü Melih Yalçın açıklama yaptı. Yalçın, Karabağlar İlçesi, Cennetçeşme, Salih Omurtak, Bahriye Üçok, Limontepe, Ali Fuat Erdem, Umut, Gazi, Özgür, Yüzbaşı Şerafettin ve Devrim Mahalleleri'ni kapsayan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 31 Aralık 2012'da riskli alan ilan edilen 540 hektarlık riskli alanın, yaklaşık 101.4 hektarlık kısmına ait 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının son iki yıl içerisinde dördüncü kez onaylandığını söyledi. Onaylanmış olan imar planının bulunduğu 101 hektarlık alan, yıllarca üst ölçekli çevre düzeni planı kararlarında heyelan alanı olarak belirlenmiş olan bölgeyi kapsadığına dikkat çeken Yalçın "Deprem kuşağı içerisinde yer alan İzmir'de yaşanabilecek olası bir deprem ihtimalinde dava konusu plan ile imara açılan heyelan alanlarında yaşayacak vatandaşların can ve mal güveliği için de ciddi sıkıntıların oluşacağı aşikârdır" dedi.

"İZMİRLİ'NİN GELECEĞİ TEHLİKEYE ATILIYOR"
""Dünya ölçeğinde bakıldığında, kentsel dönüşüm projelerinin, sadece konut iyileştirilmesi düzeyinde düşünülmemesi gerektiğini belirten Yalçın, önemli olanın kamu yararı gözetilerek, yaşam kalitesinin her yönden yükseltilmesi amacıyla katılımcı ve bütüncül planlama anlayışıyla dönüşüm modellerinin tasarlanması ve uygulanması olduğunu söyledi. Karabağlar'da ise Bakanlık tarafından onaylanan imar planlarına karşı her seferinde hem bölgede yaşayan halk hem de bilim insanları itirazlarını, tepkilerini dile getirdikleri halde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu itirazlara kulak tıkadığına dikkat çeken Melih Yalçın "Katılımcılıktan uzak, bölgede yaşayan halkın taleplerini dinlemeden, bilim insanlarının uyarılarını duymazdan gelerek, 540 hektarlık bir alanın sadece bir bölümüne acele kamulaştırma yaparak, imar planını bilimden, hukuktan, eşitlikten, kamu yararından uzak hiçbir nesnel gerekçeye dayanmadan her yıl en az iki kez yeniden onaylamaktadır. Bakanlık bu tavrının nedenini kamuya açıklama gereği dahi duymadan kapalı kapılar ardında yapılan imar planları ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de desteğini alarak İzmir'in ve İzmirli'nin geleceğini tehlikeye atmaktan kaçınmamaktadır" dedi.

"İZMİR'DEN RANT PROJELERİNİ GERİ ÇEK"
Yalçın, riskli alan sınırı içerisinde yaşayan insanların dört yıldır belirsiz bir bekleyişle huzursuz edildiğini ve geleceklerine dair ciddi kaygılar bulunduğunu söyledi. Ağaçlandırılması gereken bir alanın yapılaşmaya açıldığını belirten Yalçın "Kentsel dönüşümün asıl meselesiymiş gibi, imar planında akaryakıt istasyonu, ticari ve turizm alanları belirlenmiştir ancak gerçekten risk teşkil ettiği beyan edilen alanda yaşayan halkın ise barınma ihtiyaçlarının nerede, nasıl, hangi yöntemle, hangi model ile karşılanacağı ise hâlâ belirsizlik taşımaktadır. Onaylanan ilk planlardan itibaren Şehir Plancıları Odası ve Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubeleri bu planların bilimsellikten ve hukuktan yoksun olduğunu kamuoyuna bildirdu. İtirazlarını yaptı. Burada, hem bilim insanları hem de bölgede yaşayan halk olarak, Bakanlığın 'Ne bilime, ne halka sormam. Ben yaparım" zihniyetinin bu ülkeye, bu kente zarar verdiğini tekrar dile getiriyoruz. Artık rant için kentlerimizi, evlerimizi, doğamızı yağlamaktan vazgeçmelerini istiyoruz. Biz meslek odaları ve sivil toplum örgütleri olarak, bölgede yaşayan halk, bilim insanları olarak hukuka, bilime olan inancımızı hiç kaybetmedik. Bilimin, hukukun elbet kazanacağını biliyoruz. Rant amacı ile kamu kaynaklarının yok edilmesine, bölge halkının geleceğinin belirsizliğe itilmesine karşı olan mücadelemizi sürdüreceğiz. Bakanlığa bir kez daha 'İzmir'den rant projelerini geri çek" diye sesleniyoruz" dedi.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
25°
parçalı az bulutlu
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?